Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Müşrikler Yine Andlarını Bozarlar Da Dininize Salbırırlarsa, Önderlerini Hemen Öldürün - Kuranahkami - 75. Sa

 

MÜŞRİKLER YİNE ANDLARINI BOZARLAR DA DİNİNİZE SALBIRIRLARSA,

ÖNDERLERİNİ HEMEN ÖLDÜRÜN

 

«Müşrikler ahidlerinden sonra sözlerinde durmayıp andla-nnı bozarlar da dininize dil uzatıp saldırırlarsa, küfrün önderle­rini hemen öldürün. Çünkü onlar aslında andları olmıyan adam­lardır. Bu suretle vazgeçmeleri umulur.[1]

Bu âyet-i kerîme her ne kadar Kureyş müşrikleri hakkında inmişse de, hem onlara, hem de onların îtikad ve tutumunda olan bütün müşriklere şâmildir. Çünkü itibar, lâfzın umumuna-dır, sebebin hususuna değil...

Ayetin delâlet yönünden asıl hedefi, savaşlarda yaralı ve esirlere, gönderilen elçilere işkence eden, kulak, burun kesen, parmak koparan şuursuz müşriklerin meslekini tutmanın İslamın ruhuna uymadığım, ilâhî merhamete aykırı bulunduğunu, beşer haysiyetiyle bağdaşmadığını, daha insanî ve âdilâne bir yol tutmanın gerektiğini anlatmaktadır. Zira her mes'elede merhamet ve adalet metodu ile hareket etmek insanî olduğun­dan, kalblerin yumuşamasına sebep olur. Elde edilen esirleri öldürmek, işkence yapmak, gelen elçilere gayr-i insanî hareket­lerde bulunmak, İslâmm cihanşümul kardeşlik prensipleriyle bağdaşamaz; bunun aksine gönüllerde sönmiyecek bir kin ve in­tikam alevini doğurur. Az kan dökmek, çok insan elde etmek başlıca prensipleri arasında yer alır. Bu bakımdan Allah «küf­rün önderlerini öldürün» buyuruyor. Çünkü böyle yapmakda ikinci bir fayda daha vardır: Küfür ve tuğyanın kısa zamanda zararsız hâle getirilmesidir.

Bâzı âlimler bu âyetle, dîne saldıran herkesin öldürülme­sinin vâcib olduğuna delil getirmişlerdir. Çünkü dine dil uzata­nın, dine saldıranın küfrüne hükmedilir. Ancak bu işi rastgele fertler değil, İslâm hukukuyla amel eden yetkili organlar uygu­lar..

İbn-i Münzir diyor ki: «İlim ehlinin hemen hepsi, Hazret-i Peygamber'e (S.A.V.) dil uzatıp O'nu sövüp sayanın katledilme­si üzerinde icma' etmişlerdir. İmâm Mâlik, Leys; İmâm Ahmed bin Hanbel ve İsbâk da böyle hükmedenler arasında bulunuyor. İmâm-ı Şafiî'nin de mezhebi budur. İbni Humam da böyle fet­va vermiştir.

Rivayet edildiğine göre, Hazret-i Al i(R.A.)nin bulunduğu bir mecliste adamın biri şöyle diyor: «Kâ'b bin Eşref gadren öl­dürüldü.» [2] Bunun üzerine Hazret-i Ali (R.A.) bu adamın boynunun vurulmasını emretti, [3]

İmâm Ebû Hanîfe (R.A.) bu âyete dayanarak, kâfirin ye­mininin şeriat nazarında bir değer ve hüküm taşımadığım söy­lemiştir.

İmâm-ı Şafiî ise bunun aksine, müşrikin yaptığı yeminin bir değer taşıdığını, çünkü Allah «yeminlerini bozarlarsa» mealin­deki şart cümlesiyle onların yeminlerinin «yemin» sayıldığına işaret ediyor, demiştir [4]

Fakat buna cevap verenlere göre, bu yemin müşriklerin iti­kadına göre yemin olmuş oluyor.

Zimmî ise, dine saldırır, sövüp sayarsa, mevcud ahidlerini, vermiş oldukları sözlerini bozmuş olur. Bu, Mâliki mezhebine göredir. Zimmî Müslümanlarla savaşır veya savaşanların saffm-da yer alırsa, onun malı ve evlâdı ganimet olarak almır. Fakat Muhammed bin Mesleme'ye göre onun evîâdına dokunulmaz.

Dâre Kutnî'nin İbni Abbas (R.A.)dan yaptığı rivayete göre: «A'mâ bir adam vardı. Ümm-i veled olan bir cariyeyle evlenmiş­ti. A'mânm bu cariyeden pırlanta gibi iki oğlu dünyaya geldi. Fakat kadm her fırsat buldukça Hazret-i Peygamber'e dil uza­tıyor, ağır kelimelerle sövüyordu. Bütün ikazlara rağmen bu huyundan vazgeçmiyen kadm yine bir akşam sövmeye başlıyor. A'mâ artık dayanamıyor ve eline geçirdiği bir sivri demir çu­buğunu kadmm karnına sokup Öldürüyor. Sabah olunca gelip durumu Hazret-i Peygamber'e bildiriyor. Hazret-i Peygamber (S.A.V.): «Şâhid olun ki o kadının kam hederdir!.» buyuruyor..

Buna benzer fakat tatbikatta tamamen aksine bir hâdise Muaviye devrinde cereyan ediyor, şöyle ki: Hazret4 Ali'nin ve a'mânm yanında söylenen sözlere benzer bir söz Muaviye'nin meclisinde söylenmiş, fakat Muaviye buna ses çıkarmamış.. Bu­nun üzerine orada hazır bulunan Muhammed bin Mesleme ayağa kalkarak: «Bu söz sizin meclisinizde söylenir de ses çıkarmazsı­nız ha!. Allah'a andolsun ki bundan böyle seninle beraber aynı çatı altında durmıyacağım. Ve eğer şu adamı tenha bir yerde yakalarsam, andolsun ki onu öldüreceğini.» [5] diyor. [6]


 

[1] Tevbe sûresi, âyet:   12.

[2] Kâ'b bin Eşref, Mekke'ye gidip Bedir'de Ölen müşrikler için mersiyeler yazan, onları Hz. Peygamber'e karşı kışkırtan ve oradan da Medine'ye dönerek Müslümanların kızlarına karşı gazeller yazan, onların ırz ve namusuyla oynama­ya başlayan azgın bir Yahudîdir. Bu azgınlığının cezasını başıyla ödemiştir.

[3] Alûsî Tefsiri, C.  10,  S. 58

[4] Fazla bilgi için bak: Alûsî tefsiri C. 10,  S. 59.

[5] İbu-i Kesir - Kurtubî

[6] Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı Ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 2/248-251.