Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Sure-I Kadr - Kuran - Konlayli Vehbimehmet Tefsiri - 97. Sayfa

SURE-I KADR.. 2


SURE-I KADR

 

Mekke-i Mükerreme'de nazil, olalı sûrelerdendir. Beş âyeti ca­midir,

[Muhakkak Biz Azimüşşân Kur'am âlî bir gecede indirdik.]

Yani; cehalet karanlıklarından insanı kurtaracak yollarını bil­diren Kur'am biz leyie-i kadirde inzal ettik.

Kur'anm azameti şanına ve fahamet-i şerefine ve şohret-i şayi­asına işaret için Kur'anm inzalini Vacip Tealâ zatına hasrettiği gibi zikri geçmediği halde gaib zamiri irad buyurmuştur. Zira; merci-i muayyen iktiza eden zamir-i gaibi, zikri geçmeyen Kur'-andan kinaye kılmak Kur'anm herkes indinde kadr ü şerefi ve şöh­reti olduğuna işarettir. Kezalik geceler içinden kadri âlî ve şan ü şeref sahibi bir gecede inzal olunması da Kur'anm azametine de­lâlet eder.

Fahri Râzi, Beyzâvî ve Ebussuud Efendi'niii beyanları veçhile Kur'an Levh-i Mahfuz'dan kürre-i arzı ihata eden birinci semaya Ramazan'ın leyle~i kadrinde inzal olunmuştur. Leyie-i ka­dir; Ramazan gecelerinden biridir. Zira diğer âyette Ramazan'-da ve bu âyette leyle-i kadirde inzal olunduğunu beyan etmek; leyie-i kadrin Ramazan'da olmasına delâlet eder. Çünkü; Rama-zan'da olmasa âyetler beyninde tenakuz olmak lâzım gelir, tena­kuz ise batıldır. Leyle-i kadir kıyamete kadar bu ümmet üzerinde bakidir. lAsr-ı saadete mahsus olduğuna dair rivayet mecruhtur. Her mükellef her geceyi leyle-i kadir olmak ihtimaline binaen ihya etsin için Cenab-ı Hak Leyle-i Kadr'i gizlemiştir ve ekser-i rivaye­te nazaran Leyle-i Kadir Ramazan'ın 20'sinden sonra ve bilhassa 27'nci gecesi olmak ihtimali ğalipse.de kat'i bir delil yoktur.[1]

 

Vacip Tealâ Kur'anm inzal olunduğu leyle-ı Kadr in azametli beyan etmek üzere buyuruyor.

[Ya Ekrem-er Rusül! Ne şey bildirdi sana, îeyîe-i kadir ha : şeydir?]

Yani; leyle-i kadrin azametini ve o gece olan hayrat ü hasena­tın derecatmı sana hangi şey bildirdi? Zira; o gecenin uîüvv-ü kad­rini idrak etmek ukûl-ü beşerden hariçtir. Binaenaleyh; o gecenin meziyetini kullarının idrak edebileceği derecede Cenab-ı Hak bu sûrede üç cihetle beyan buyurdu.[2]

 

Vâcip Tealâ üc cihetten birincisini beyan etmek üzere buyuruyor.

[Leyle-i Kadir bin aydan hayırlıdır.]

Yani; Kur'an nazil olan gece kendisinde leyle-i kadir buluı mayan bin aydan hayırlıdır.

Fahri Râzi'nin beyanı veçhile bu gecenin fazilet ve meziyeti ind-i İlâhî'de mevcut olunca bin ayda bulunmayan faziletin o ge­cede mevcut olması uzak değildir. Çünkü: kabahat ve ibadetin za­mana, mekâna ve sair esbaba nispetle sevap ve azapta asarının İhtilâfı muhakkaktır. Binaenaleyh; cemaatla namazın yalnız. kılman namaza nispetle sevabının yirmi yedi derece ziyade olması bu hu­susa delil yönünden kâfidir. Halbuki zahmette ikisi de müsavidir, ancak ecri veren ve cemaatı emreden Allahü Tealâ'dır. Dilediği gi­bi ihsan eder, kimse karışamaz.

Zamana ve mekâna şeref vermek halkı envâ'-ı ibadete terğib etmek içindir. Çünkü; Vacip Teaiâ'nın kullarına lutfu bazı kere amellerine iki, bazı kere on, bazı kere de yedi yüz kat ecir ver­mekle olduğu gibi bazı kere de ibadetin mekânı itibarıyla olur, Me­selâ Kâ'be'nin arzın bir kıt'ası olmak itibarıyla diğer beldelerden farkı olmadığı halde Cenab-ı Hakkın o kıt'a-i mubarekeye vermiş olduğu şeref ve hac gibi mühim bir ibadetin edası o mekâna munhasır olmasıyla diğer beldeler üzerine tercih olunmuş ve o mekân­da vuku bulan ibadetin sair bilâdda vuku bulan ibadetler üzerine fazilet ve meziyeti beyan olunmuştur. Kezalik -Ramazan ayının sair aylar üzerine Cumanın sair günler üzerine ve leyle-i Kadr'in sair geceler üzerine tercih olunması da bu kabildendir. Bunların cüm­lesinden maksat; kulunu rızasına davet ve ibadet eden kimselerin acizlerini nazar-ı itibara alıp dergâh-i ülûhiyetin azametine karşı aczini ikrar ederek el açan biçarelerin'azıcık amellerine birçok ih­sanla zaman be zaman onları taltif etmektir.[3]

 

Vacip Tealâ leyle-i kadrin ikinci faziletini beyan etmek üzere buyuruyor.

[Melekler ve Cibril her emir için Rabierinin izniyle o gecede nazil olur.]

Yani; leyle-i kadir öyle bir mübarek gecedir ki o gecede sema­dan yeryüzüne müminleri ziyaret ve istiğfar etmek üzere Cibril-i Eminle- beraber melekler dünyaya ve âhirete müteallik her emir için Rabierinin izniyle inerler ve ehl-i imanı ziyaret, yeryüzünü ve âbidlerin ibadetlerini seyr ü temaşa ederler. Çünkü onların yer-üzüne inmelerinin sebebi; müminlerin ibadetlerini görmek ve onlara istiğfar etmektir. Yahut yeryüzünde kendileri de ibadet etmek için inerler.' Çünkü; bazı rivayete nazaran o gece onların yeryüzü­ne inip ibadet etmeleri onlar için Ehl-i Islâmm Kâ'be'ye gidip hac­cetmesi gibidir.

Bu âyet bundan evvelki âyete delil makammdadır ve takriri şöyledir: «Leyle-i Kadir bin aydan hayırlıdır. Zira leyle-i Kadirde melekler ve rahmet-i İlâhî'ye nazil olur. Her gece ki kendisinde melekler ve rahmet-i İlâhî'ye nazil ola, o gece bin aydan hayırlı­dır. Binaenaleyh; leyle-i kadir bin aydan hayırlı» demektir. Ruhla murad; Cebrail olmak ihtimali olduğu gibi Fahri Râzi1-nin beyanı veçhile bir-büyük melek yahut meleklerden bir tafie veya Kur'an yahut rahmet-i İlâhî'ye olmak ihtimali dahi vardır.

Bu âyette Rab kelimesinin meleklere muzaf olması'meleklerin şanına ve şerefine işaret içindir. Herbirerlerinin izn-i İlâhî'yle na­zil olup, izn-i İlâhî olmayanların nazil olamayacaklarına işaret olun­muştur.[4]

 

Vâcip Tealâ   leyle-i Kadr'in   üçüncü fazlŞstmi beyan etlk buyuruyor.

[Selâmettir o gece gün doğuncaya kadar.]

Yani; leyle-i kadir müminler için hayır ve selâmettir ki o ge­cede şer olmaz ve bu selâmet, sabahın zuhuruna kadar devam eder. Şu manâ; leyle-i kadrin şer ve afattan selâmet olduğuna nazaran se­lâm lâfzının selâmet manâsına olduğuna binaendir. Yahut leyle-i kadirde melekler tarafından ehl-i imana verilen selâmın çokluğuna binaen o geceye selâm denilmiştir. Yahut selâm; salime ma­nasınadır. Çünkü; o gece ehl-i iman, lutf-u İlâhî olarak insanlara dokunucu rüzgâr, helak .edici, zelzele ve yıldırım gibi âfetlerden salim olduğu için o gece, müminlere eza verecek şeylerden salime demektir,[5]



[1] Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kur’an Tefsiri, Üçdal Neşriyat: 15/6516-6517

[2] Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kur’an Tefsiri, Üçdal Neşriyat: 15/6517

[3] Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kur’an Tefsiri, Üçdal Neşriyat: 15/6517-6518

[4] Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kur’an Tefsiri, Üçdal Neşriyat: 15/6518-6519

[5] Konyalı Mehmed Vehbi, Büyük Kur’an Tefsiri, Üçdal Neşriyat: 15/6519