"Onların çoğu Allah'a şirk koşmadan iman etmezler."
(Yusuf Sûresi, 12/106)
Yeryüzünde meydana gelen olayları, hadiseleri veya
insan topluluklarını değerlendirirken, beşer kaynaklı değer ölçülerini esas
alarak Allah'a ortak koşarlar!
Yarar da zarar da Allah'ın kudreti altında olduğu
halde, olan olayları maddi sebeplere bağlayarak Allah'a ortak koşarlar!
Allah'ın kitabından kaynaklanmayan yönetim
biçimlerine veya Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyen idarecilere itaat ederek,
Allah'a ortak koşarlar!
Yalnız Allah'tan istenecek şeyleri O'nun kullarından
isteyerek, Allah yolunda bir hizmet yaparken kulların rızasını isteyerek,
onların fayda ve zararını gözeterek O'na ortak koşarlar!
İbadetlerinde Allah ile beraber başkalarının da hoşnutluğunu kazanmaya çalışarak O'na ortak koşarlar!
Bu nedenledir ki, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"İçinizdeki şirk karıncanın ayak
seslerinden bile daha sessizdir."
(Ebu Ya'la, Makal b. Yaser'den rivayet etmiştir)
Gizli şirk hakkında Rasulullah'dan gelen başka rivayetlerde yeralmaktadır.
"Kim Allah'tan başkası adına yemin
ederse, Allah'a şirk koşmuştur." (Tirmizi İbn-i Ömer'den Hasen
senetle rivayet etmiştir)
"Büyücülük ve muskacılık şirktir."
(İmam Ahmet ve Ebu Davud İbn-i Mesud'dan rivayet etmiştir)
"Muska ya da nazarlık taşıyan
Allah'a ortak koşmuştur." (İmam Ahmed Ukbe
b. Amir'den rivayet etmiştir)
Rasulullah (s.a.v) şöyle demiştir:
Allahu Teala buyuruyor ki:
"Ben bana koşulan ortaklardan münezzehim. Kim yaptığı bir işte bana başkasını ortak koşarsa, onu bana koştuğu ortakla başbaşa
bırakırım."
(Tirmizi ve Ebû Davud Ebû Hureyre'den müsned bir senetle
rivayet etmişlerdir)
"Kendisinde en ufak bir şüphenin
olmadığı kıyamet gününde Allah, baştan sona bütün insanları bir araya
topladığında bir münadi çıkıp şöyle seslenecektir:
— Allah için yaptığı bir işte O'na
ortak koşan kim varsa yaptığının karşılığını ortak koştuğundan istesin. Allah
kendisine ortak koşulanlardan münezzehtir." (İmam Ahmed Ebû Said b. Ebû Fedale'den
rivayet etmiştir)
"Rasulullah (s.a.v):
— Sizin adınıza en çok
korktuğum şey küçük şirktir" buyurdular. Çevresindekiler:
— Ey Allah'ın Rasulü! Küçük şirk nedir? diye sordular. Bunun üzerine Rasulullah
(s.a.v):
— O riyadır. Kıyamet gününde insanlar yaptıklarıyla birlikte huzura geldiklerinde Allah onlara 'Haydi şimdi dünyada iken kendilerine riya yapıp gösterişde bulunduğunuz kimselerin yanına gidin. Bakalım onlar size yaptıklarınızın karşılığını verebilecekler mi, buyuracaktır."
(İmam Ahmed Mahmûd b. Lebid'den
rivayet etmiştir)
Kendimizi kollayıp muhafaza edebilmek için devamlı uyanık durmamız gereken gizli şirk işte budur.
Birde gözle görülür apaçık bir şirk vardır ki; O, hayatla ilgili herhangi bir konuda Allah'ın dışında veya Allah ile beraber herhangi bir mercie boyun eğmektir. Allah'ın hükümlerinin dışında başka
bir hükümle muhakeme olmayı kabul etmektir. Allah'ın belirlemediği, tamamen insanların çıkarmış oldukları örf, gelenek, bayram, tören gibi özel günleri kutlamak, Allah'ın emrine muhalif kıyafetleri giymek, dinin örtülmesini istediği yerleri açmaktır. Tüm bunların büyük şirk olduğu o kadar açıktır ki, tartışmak mevzu bahis bile değildir.
Bu tip konularda, insanların Allah'ın buyruğunu bir kenara bırakarak, kendileri gibi bir beşerin çıkarmış ve tertip etmiş oldukları adetleri kabul etme ve uygulama söz konusu olduğu için, yanlış hareket günah sınırlarını çoktan aşmaktadır. Böyle durumlarda bu tip bir eylem günah olmayıp düpedüz şirktir. Sebebi sorulursa -bu eylemler
Allah'ın dışında bir otoriteye boyun eğmenin bir göstergesidir-
deriz.
İşte bu Âyeti Kerime Arab yarımadasında Rasulullah ile bizzat karşılaşmış insanlar için geçerli olduğu gibi, ondan sonra da tüm devirlerde yaşayan insanlar içinde geçerlidir.
"Onların çoğu Allah'a şirk koşmadan iman etmezler."