TEFSİR USULÜ VE TARİHİ - Tefsir Usulu Demirci - 1. Sayfa
TEFSİR USULÜ VE TARİHİ
İkinci Baskıya Önsöz
Tefsir Usûlü ve Tarihi adıyla yayımlamış olduğumuz eserin ikinci baskısını yapmaktan dolayı büyük mutluluk duymaktayız. Bu vesile ile okuyucularımıza teşekkür ederiz.
Şurası muhakkak ki, bu mütevazi çalışma Kur'ân'ın anlaşılması istikametinde müstakil bir yöntem ortaya koyma iddiası taşımamaktadır. Onun yazılış amacı, bir taraftan son vahiy külliyatını tarihsel süreç içerisindeki faaliyetleri itibariyle tanıtmak, diğer taraftan da söz konusu vahiy muhtevasının İslâmî geleneklere uygun bir tarzda anlaşılmasını temine yönelik alt yapıyı oluşturmaktır. Böyle olunca ilk baskıda görülen eksikliklerin daha sonraki baskılarda giderilmesi de hizmetin devamı açısından kaçınılmaz olacaktır. İşte tamamen bu espiriden hareketle ikinci baskıyı hazırlarken önemli gördüğümüz iki konuya daha yer vermek zorunda kaldık. Bunlardan birisi, tefsir usûlü ilminin temel kaynakları, diğeri de yedi harf meselesidir. Kaynaklarla ilgili bilgileri girişte oldukça geniş bir şekilde ele alarak, Arapça, Türkçe ve Batı Dillerinde yazılan kaynak eserlere, içerikleri itibariyle yer vermeye çalıştık. Yedi harf de bilindiği gibi Kur'ân'ın kırâatıyla ilgili bir konu olması hasebiyle tefsir usûlü ilminin olmazsa olmazları arasındadır. Bu nedenle yedi harf konusunu da tarihsel bir perspektiften hareketle işlemeye özen gösterdik. Bu arada bir taraftan birinci baskıdaki mevcut dizgi hatalarını gidermeye çalışırken, diğer taraftan da harf karakterini değiştirmek suretiyle okumada kolaylık sağlamış olduk.
İyi niyetli gayretlerimizin karşılığında Allah'tan başarılar dilerken teşvik ve dualarınızı bekleriz.
Doç.Dr.Muhsin DEMİRCİ
İstanbul - 2001[1]
Önsöz
Allah'ın ezelî kelâmı olan Kur'ân, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kıyamete kadar bütün insanlık için ilâhî bir mesaj, bir hidâyet rehberi ve bir rahmettir. Bu niteliğinden dolayıdır ki o, ele aldığı her mevzûyu bir hikmet ve gaye temeline dayandırmaktadır. Ancak şu da bir gerçek ki Kur'ân, muhtevasını takdim ederken konu birliğine önem vermez. Gayesini gerçekleştirmek için hedeflediği hususları her an muhatapların dikkatine sunarak anlatır. Kur'ân'ın bu genel anlatım düzeni içerisinde her âyet, anlaşılırlık bakımından aynı değildir. Onların bazıları kolayca anlaşılıdığı gibi, bir kısmının anlaşılması için âyetlerin lafzî anlamlarının yanında nüzul ortamlarının, icaz yönlerinin ve içerdikleri sanatların bilinmesine de ihtiyaç vardır. İşte bu konuda insanın yardımına koşan en yakın bilim dalı, "Tefsir Usûlü İlmi" dir. Çünkü bu ilim dalı Kur'ân'ın anlaşılmasına ve yorumlanmasına yardımcı olmak maksadıyla belli yöntem ve metodlar tavsiye etmektedir. Bu yüzdendir ki, söz konusu ilmin içeriğini oluşturan bilgiler, tefsir ilminden müstakil olarak tedvin edilmiştir. Başlangıçta bütün konuları bir araya toplayıcı bir mahiyet arzetmese de, daha sonraki dönemlerde usûl ilminin bütün konularını bir araya toplayıcı kapsamlı tefsir usûlü kitapları kaleme alınmıştır. Bunlar içerisinde de en hacimlisi ez-Zerkeşî (öl.794/1391)'nin, "el-Burhân fî ulûmi'l-Kur'ân" adlı eseriyle, büyük ölçüde ondan iktibaslarda bulunan es-Suyûtî (öl.911/1505)'nin "el-Itkân fî ulûmi'l-Kur'ân" ıdır. Türkçe usûl kitapları arasında en hacimli olanı ise, muhterem hocamız İsmail Cerrahoğlu Bey'in yıllardır ilahiyat Fakültelerinde ders kitabı olarak okutulan "Tefsir Usûlü" isimli eseridir. Tabii ki bu konuda kaleme alınmış daha başka telifler de mevcuttur. Bütün bunlara rağmen aynı alanda yeni bir usûl kitabının hangi maksatla yazılmış olabileceği merak konusu olabilir. Hemen ifade edelim ki bizim böyle bir çalışmaya girişmemiz, İlahiyat Fakülteleri'nin lisans programlarında okutulan Tefsir Usûlü ve Tarihi dersinin müfredatına uygun bir kitap hazırlama amacına yöneliktir.
Yaptığımız çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vahiy hakkında genel bilgiler verdikten sonra, Kur'ân'ın nüzulü, Hz. Peygamber döneminde yazdınlması, Hz. Ebû Bekr zamanında toplanması ve Hz. Osman devrinde çoğaltılması konusunu ele aldık.
İkinci bölümde tefsir, usûl, te'vil, tercüme ve meal kavramları üzerinde durarak önemli gördüğümüz bazı Kur'ân ilimlerini birtakım yan başlıklarla anlatmaya çalıştık.
Üçüncü bölümde ise, tefsirin doğuşu, tedvini, gelişmesi ve çeşitleri konusunu oldukça geniş bir şekilde işlemeye özen gösterdik.
Bu çalışmayı baştan sona okuyup gerekli ikazlarda bulunan muhterem hocam Prof. Dr. Suat Yıldırım'a, hazırlık aşamasında zaman zaman kıymetli fikirlerinden istifade ettiğim Prof. Dr. Sadreddin Gümüş'e ve eserin basımını üslenen Marma Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı'na teşekkürlerimi arzederim. Yaptığımız bu çalışmanın Allah'ın rızasına uygun ve okuyucular için yararlı olmasını Cenâb-ı Mevlâdan niyaz ederken, farkında olmadan yapmış olduğumuz hatalardan dolayı Allah'ın affına ve okuyucuların hoşgörülerine sığınırız.
Doç. Dr. Muhsin DEMİRCİ
Ümraniye - 1998[2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi