Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 5. Sayfa - Tefsir Usulu Ve Kaynaklari

ÂYET.. 2

1- Âyet Kelimesinin Anlamı ve Âyetlerin sayısı 2

2- Âyetlerin Tertibi, İlk ve Son Nazil Olan Âyetler: 2

3- Kur'ân'ın Bir Defada İnmemesinin Sebep ve Hikmetleri: 2


ÂYET

 

1- Âyet Kelimesinin Anlamı ve Âyetlerin sayısı

 

Âyetin lügat anlamı: açık alâmet, işaret, nişane, ibret, şaşırtıcı iş, mucize, burhan ve delil demektir. Kur'ân âyetleri, bu anlamların hepsini ifade etmektedir. Âyet kelimesinin çoğulu "Ây" veya "Âyâf'dır.

Istılahta âyet: Sûrelerin içinde yer alan, başından ve sonundan ayrılan, bir veya bir kaç cümleden oluşan kelâmdır.[1]

Kur'ân'ı âyetlere ayırma kesin bir kaideye tabi değildir. Yani âyetlerin belirlenmesi vahye bağlı (tevkifi) bir durumdur. Bu yüzden bir çok hükümleri ve cümleleri ihtiva eden uzun âyetler olduğu gibi, kendi başlarına hüküm ifade etmeyen, harfler ve kelimelerden oluşan âyetler de vardır. Meselâ (Elif, Lâm, Mîm), (Elif, Lâm, Sâd) harfleriyle, (er-Rahmân, er-Rahîm ve Müdhâmmetân) kelimeleri birer âyettirler. Durum böyle iken (Elif, Lâm, Râ) tam bir âyet değildir.

Âyetler birbirinden "Fasıla" ile ayrılır. Fasıla, âyetin son kelimesi demektir. Çoğulu "Fevâsıl" gelir. Fâsıîa'nm son harfine de "Harfu'l- Fâsıla" denir ki bunlar âyetlerin birbiriyle sağladıkları ahengi yan­sıtırlar.

Âyetlerin sayısı yuvarlak rakam olarak 6666 olarak tanınmış ise de bazılarınca daha azdır. Çünkü mukatta'a harflerini bir âyet sayıp saymama ihtilaflıdır. Sûre başlarındaki 113 Besmele de birer âyet sayılmıştır. İbn Abbas'tan gelen rivayete göre âyet sayısı 6616 olmakla birlikte, daha çok kabul gören görüş bu sayının 6236 olduğudur.

Yapılan taksime göre:

1-  1000'er âyet: Emir, Nehiy, Vaad, Vaîd, Haberler ve Kıssalar, Mesel ve İbretlerle,

2- 500 âyet: Ahkâmla,

3-100 âyet: Teşbih ve Dua ile,

4- 66 âyet de: Nâsih ve Mensûhla ilgili olmak üzere toplam âyet sayısı 6666'yı bulmaktadır.[2]

 

2- Âyetlerin Tertibi, İlk ve Son Nazil Olan Âyetler:

 

Âyetlerin tertibi tevkifidir, yani vahye dayalıdır. Bu hususta îcmâ-ı Ümmet varıdır. Cebrail, Hz. Peygamber'e vahy getirdikçe, her âyetin yerini de söylemiştir. Dolayısıyla âyetlerin yazılışı, okunuşu ve ezberlenişi vahyle belirlendiği şekilde gerçekleşmiştir. Âyetlerin terti­biyle ilgili rey ve ictihad söz konusu değildir. Üstelik âyetlerin tevkifi olduğunu teyid eden pek çok haber bize kadar ulaşmıştır.[3]

Âlimlerin çoğunluğu ilk nazil olan âyetlerin Alâk sûresinin ilk beş âyeti olduğunu bildirmektedirler. Bu arada el-Müddessir, el-Fâti-ha ve Besmele'yi ilk nazil olanlar arasında sayanlar da mevcuttur.

Son nazil olan âyetler hakkında tam bir ittifak mevcut değildir. Bu hususta Bakara 278, Bakara 281, Nisa 176, Tevbe 128-129, Nasr 1-3 ve Mâide 3. âyetlerin son inen âyetler olduğu belirtilmiştir.

 

3- Kur'ân'ın Bir Defada İnmemesinin Sebep ve Hik­metleri:

 

Kur'ân'ın bir defada indirilmeyip 23 yıl kadar süren zaman için­de bazan âyet veya âyetler bazan da bir sûre olarak indirilişinin pek çok sebep ve hikmetleri vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:

1- Müslümanlara kolaylık sağlanmıştır. Eğer Kur'ân'ın tamamı birden indirilseydi, nıüslümanlar bir anda hükümlerin tümüyle mükellef tutulacaktı. Bu durumda asırların birikimi olan bir takım bâtıl itikad, âdet, töre ve alışkanlıklardan birden kurtulmak gibi, yaratılışa aykırı durumlarla karşı karşıya kalınacaktı.

2- Çoğunluğu okuma yazma bilmeyen ümmî araplann ezberleme ve anlamaları kolaylaşmıştır.

3- Hz. Peygamberin risâletinden vefatına kadar geçen süre için­de meydana gelen olaylar ve insan gruplarıyla ilgili hükümler konup açıklamalar ve uyanlar yapılabilmiştir.

4- Hz. Peygamber'e müslümanlar, müşrikler ve münafıklar taraf­ından zaman zaman sorulan hususların cevabı Kur'ân diliyle verile­bilmiştir.

5- Çeşitli sıkıntılarla karşılaşan Hz. Peygamber ve müslüman-ların zaman zaman inen âyetlerle cesareti artırılmış ve tesellî edilmiş­lerdir.[4]



[1] Ayet kelimesinin lügat ve ıstılah anlamlarıyla ilgili olarak bkz. el-Cevherî, Sıhah, 6/2275-2276; Llsânu'l-Arab, 14/61-62 ; Menahil,1/331-332 ; İslâm Ansiklope­disi, 2/62-64 ; Cerrahoğlu, Tefsir Usûlü, 55-56 ; Keskioğlu, K. Kerîm Bûgûeı% 126.

[2] bkz. Keskioglu, K. Kenm'in Nuzûlü. 128-129.

[3] bkz. Menâhil, 1/340-341.

[4] Konuyla ilgili olarak bkz Askalânî, Fethu'l-Bârî, 9/7 ; Mustafa Sadık er-Raff'î, l'câzü'lKur'ân, Beyrut, 1393/1973, 33-34 ; Menâhtl. 1/53-Ş2 ;   Büyük Tefsir Tarihi, 1/15-16 ; Osman Keskioğlu, K. Tarihi, İstanbul, 1953, 81-82 ; Kattan, Mebâhis, 107-117 ; A. Çetin, K. KerimTariht, 60-64.