Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

TABİÎLER DEVRİNDEN SONRAKİ TEFSİR - Tefsir Usulu Ve Kaynaklari - 14. Sayfa

TABİÎLER DEVRİNDEN SONRAKİ TEFSİR.. 2

a) Mukâtil b. Süleyman (150/767) 2

b) Süfyânü's-Sevrî (161/778) 2


TABİÎLER DEVRİNDEN SONRAKİ TEFSİR

 

Sahabe ve Tabiînin rivâyetleriyle başlayan tefsir ilmi tedvin edilinceye kadar böyle devam etmiştir. Yani ilk asırlarda tefsir ilmini hadis ilminin bir kolu olarak görmekteyiz. Fakat müteakip asırlarda rivayet tefsirinin yanısıra dirayet tefsiri de gelişmeye başlamış, böylece hicrî ikinci asırdan itibaren hadis ilminden bağımsız olarak tefsirler meydana getirilmiştir.

Genişleyen İslâm devleti sınırlan içinde yeni ülkeler ve kültürel özellikler, ortaya çıkmış olan fikrî, siyâsîye dinî cemiyetler ve fırkalar, tefsir hareketlerine canlılık getirdiği kadar bir takım karışıklıkların da nedeni olmuşlardır. Bu yüzden bazı ciddî ilim adamları dönemin tef­sirlerine kuşkulu gözle bakmış, itimad etmemişlerdir. Meselâ: Ahmed b. Hanbel (241/855) "Tefsir, Mclâhim ve Megazî gibi üç şeyin aslı yoktur."[1] derken tefsire sahih olmayan rivayetlerin, fırka fikirlerinin ve îsrailiyyatın girdiğine işaret etmek istemiştir.

İkinci asırdan itibaren tedvin edilmeye başlayan tefsirlerin ilkinin hangisi olduğu hususunda ittifak sağlanmış değildir.[2] İlk Müstakil tefsir yazanın "Meâni1-Kur’ân" adlı eseriyle Ferrâ (207/822) olduğu öne sürülmüşse de bu görüş kabul edilmemektedir. Tabiînden Said b. Cübeyr, Mücâhid ve İkrime'nin tefsirlerinin de Kur’an’ın tümüne şâmil olmadığı düşünülürse bu konuda ilk tefsir yazanın Mukâtil b. Süleyman (150/767) olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Bu arada en eski matbu Kur'ân tefsirinin de Süfyânü's-Sevrî (161/778)'nin olduğu bilinmektedir.

İlk tefsirlerin çoğu kaybolmuş ve bize kadar ulaşmamıştır. Bu bakımdan Taberî (310/922)'nin tefsiri bu eski tefsirleri koruyan tefsirler kolleksiyonu sayılmıştır.[3]

Bugün kütüphanelerde yazma olarak mevcut tefsirleri bulunan ilk dönem müfessirleri arasında şunları sayabiliriz:

a) Ali b. Ebî Talha (143/760)

b) Mukâtil b. Süleyman (150/767)

c) Süfyânü's-Sevrî (161/778)

d) Yahya b. Sellâm (200/815)

e) Abdurrezzâk b. Hemmam (211/827)[4]

Şimdi bunlardan Mukâtil b. Süleyman'la Süfyânü's-Sevrî'yi kısaca tanıyalım:

 

a) Mukâtil b. Süleyman (150/767)

 

Müfessir, muhaddis. Horasan'ın Belh şehrinden Dahhâk', Mücâhid ve İbn Şîrîn gibi ünlü müfessirîerden ilim almış, kendisinden de tanınmış bir çok kişi ders almıştır.

Tefsirdeki derinliğini kabul ederek aklayanlar olduğu gibi, rivayet yönündeki zayıflığını öne sürerek şiddetle eleştirenler de mevcuttur. Şu'be ve tmâm-ı Şafiî, onu hayırla yâdedip, tefsirin babası sayar­larken, Halîlî ve Zehebî, takdirle karışık tenkid ifâdelerine de yer vermişlerdir.; Tenkidler özellikle, onun hadis ve rivayet alanlarındaki zayıflığına ve tecsim düşüncesine yönelmektedir. Bir yandan Müces-sime şaibesi altında tutulurken öte yanda Cehmiyye mezhebininin yayıcısı Cehm b. Saffân'İa Horasan'daki tartışmaları bilinmektedir.

Mukâtil'in tefsir rivayetleri İbn Abbas'a dayanmaktadır. Tefsirini Dahhâk'ın (106/723) sağlığında kitap hâline getirdiği rivayet edil­miştir. Bağavî (516/ 1122) bu tefsirden tahriçler yapmıştır. Mukâtil tefsirinin bir nüshası I. Sultan Hamid Kütüphanesinde ve Umûmî Kütüphanede bulunmaktadır.[5]

 

b) Süfyânü's-Sevrî (161/778)

 

Etbâu't-Tâbün devrinin en önemli kişilerinden olan Süfyân b. Said es-Sevrî, başta babası Sald olmak üzere bir çok kişiden ilim almış ve zamanının müctehid imamları arasına girmiştir. Çok sayıda kişi de ondan ders alarak şöhrete ulaşmışlardır. Kendisinin hadis ve fıkıhta otorite olduğu kabul edilmiştir. îtikadda Şiî veya Zeydî olduğu söylenmişse de Ehl-i Sünnet görüşünde olduğu ağırlık kazanmak­tadır. Ticaretle uğraşıp geçimini sağlamış, zühd ve takva hayatım tercih etmiş, Küfe kadılığı teklifini reddetmiştir.

Geniş Kur'ânî bilgisi olan Süfyân es-Sevrî asrının en büyük müfessirlerinden sayılmıştır. Tefsirinde reye değil, Sahabe ve Tâbi-ûn'un görüşlerine yer vermiştir. Daha çok müşkil âyetlerin tefsirini yapmıştır. Kur’an’ın bütününün tefsiri yerine, tefsire muhtaç olan yerleri kelime kelime yorumlamayı uygun bulmuştur. Tefsiri Hindis­tan'ın Rampor şehrinde bulunarak 1385/1965 senesinde bir cilt ha­linde basılmıştır. Bu tefsirde îsrailiyyatla ilgili haberlere rastlanma­makta devrinin saf ve temiz anlayışını ayrıen aksettirmektedir.

Ömrünün büyük bir kısmım Kûfe'de geçiren Sevrî ,. hac farizası için Mekke'ye geldiğinde hükümeti tenkid ettiği için hapsedilmiş, sonra Basra'ya gelerek yerleşmiş ve 64 yaşında iken vefat etmiştir (161/778).[6]



[1] Ahmed Emin, Fecru’l-İslâm, 199.

[2] Tedvin dönemi ve tefsirinin Özellikleriyle ilgili ayrıntı için bkz. Hüseyin ez-Zehebî, et-Tefsîr ve'l-Müfessirün, 1/14O-145.                                     

[3] Cerrahoglu, Tefsir Usûlü, 269-270; Tefsir Tarihi, 1/174-180.

[4] Adı geçen müfessirler ve tefsirleriyle ilgili ayrıntı için bkz. Cerrahoglu, Tefsir Usûlü, 270-288 ; Tefsir Tarihi, 1/180-268.

[5] Mukâtil b. Süleyman ve eserleriyle ilgili ayrıntı için bkz. Vefeyât, 2/112 ;  Mizânü'l-İ’tidâl, 3/196 ; Bağdadî, Tarih, 13/160 ; Brock., S. 1/332 ; Âlâm, 8/206 ; Büyük Tefsir Tarihi, 1/300-301 ; Cerrahoğlu, Tefsir Tarihî, 1/195-227 ; Ali Turgut, K.Kerîm. Ansiklopedisi 2/194.

[6] Süfyânü's-Sevrî ve tefsiriyle ilgli ayrıntı için bkz. îbn Sa'd , Tabakât, 6/258 ; Bağdadî, Tarih, 9/172 ; el-Fihrist, 315 ; Tezkiretü'l'Huffâz, 1/206 ; tehzîbu't-Tehztb, 4/114 ; Gaye, 1/308 ; Vefeyât, 2/128 ; Şezerât, 1/250 ; Hûyetü'l-Evliyâ, 6/356 ; Alam, 3/158 ; Mizânü'l-Î'tldâl, 2/169 ; İslam Ansiklopedisi, (Süfyân mad. ;Mu'cemü-l-Müeüifîn, 4/234 ; Keşfuzzunûn, 1/444 ; Büyük Tefsir Tarihi, 1/302-303 ; Cerrahoğlu, "tefsir Tarihi, 1/228-239.