61 - SAFF SÛRESİ - Index Web - 61. Sayfa
61 - SAFF SÛRESİ
Medine'de nazil olmuştur, 14 âyettir.
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adiyle[1]
1 (Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah Teâlâ'yı tesbîh ve tenzih eder. O (mülkünde) Aziz, (emrinde) Hakîm'dir.)[2]
2,3 (Ey îmân edenler! Yapmıyacağınız şeyi niçin söylersi-acağınız şeyi söylemeniz, Allah indinde, pek mebgûz
Ba'zı ashâb, amellerin indallah makbul olanını bilseydik, malımızla, canımızla onu yapmaya çalışırdık, demişlerdi. Fakat cihâdın faziletini, müteaddid âyetlerle pekâlâ bildikleri hâlde, Uhud Gazvesinde dağılıvermîşlerdi. Âyet-i celenin onlara itâfo zımnında nazil olduğu mervîdir,
Ba'zı gençlerin muharebe meydanında yapmadıklarını yapmışlar gibi söylemiş olmaları üzerine, yâhûd mü'minlere yardım edeceklerini va'dettikleri hâlde sözlerini tutmayan münafıklar hakkında nazil olduğu da rivayet edilir.[3]
4 (Allah Teâlâ, kendi yolunda birbirlerine kurşunla kenetlenmiş (yekpare) müstahkem bir bina gibi, saff olup sebatla mukâtele edenleri sever. )[4]
5 (Hani bir vakit Mûsâ, Benî İsrail'e» «Ey kavmim! Benim Allah'ın Resulü olduğumu bilirken, niçin bana ezâ ediyorsunuz? demişti.)
Vaktâ ki onlar haktan döndüler, Allah Teâlâ da, onların kalblerini (Hakk'ı kabulden ve sevaba meyilden) döndürdü. Allah Teâlâ, fâsık olan kavme hidâyet etmez. [5]
6 (Bir vakit de Meryem oğlu îsâ: «Ey İsrâîloğulları! Ben, size Allah'ın Resulüyüm. Benden önce nazil olan Tevrat'ı tasdik ve benden sonra gelecek Ahnıed adlı bir Peygamberi de tebşir eder olduğum hâlde (hüccet ve burhanla) size geldim.» demişti.)
Rivayete göre; Havârîyyûn, îsâ Aleyhisselâm'a: «Bizden sonra ümmet gelecek mi?» diye sormuşlar. îsâ Aleyhisselâm şu cevabı vermiş: «Evet, gelecek. Hem onlar âlim, hakim, ehli takva iyi insanlar olacaklar. Allah Teâlâ'dan gelen az rızka razı olacaklar, A1-. lah da, onların az ameline razı olacak.»
E Vaktâ ki onlara apaçık mu'cizeler getirdi: «Bu, apâşikâr bir sihirdir.» dediler.[6]
7 (Hakikati ve dünyâ ve Âhiret'e nef'i zahir) İslâm'a davet olunurken, (icabet edecek yerde) Allah Teâlâ'ya (Resulünü tekzîb ve âyetlerine sihirdir diyerek) iftira edenden daha zâlim kim olabilir? Allah Teâlâ, zâlimleri (fevz ve felaha) hidâyet etmez. [7]
8 (Onlar, Allah Teâlâ'nın nurunu (dîn veya kitab, yâhûd hüccetini) ağizlariyle (bâtıl sözlerle) söndürmek kasdindedirler. Halbuki kâfirler hoş görmezlerse de, Allah Teâlâ nurunu tamamlıyacaktır.)[8]
9 (O, Resulünü (mahz) hidâyet (olan Kur'ân) ve hak dîn ile gönderdi. Tâ ki müşrikler hoş görmezlerse de bu dîni, bütün dînlere gaalib kılsın.)[9]
10 (Ey îmân edenler! Size elîm azâbtan necat verecek bir ticâret salık vereyim mi? )[10]
11 (Allah Teâlâ'ya ve Peygamberine îmân edersiniz. Ve Allah yolunda mal ve nefislerinizle cihâd eylersiniz. Şâyed bilirseniz, bu hakkınızda pek hayırlıdır.)[11]
12 (Böyle yaparsanız) Allah Teâlâ günâhlarınızı mağfiret ve sizi (ağaçlan) altından ırmaklar akan Cennetlere, Adn Cennetlerindeki tertemiz konaklara idhâl eder. İşte, en büyük fevz budur.[12]
13 (Bundan başka) sevdiğiniz bir ni'met daha, Allah Te-âîâ'dan (düşmanlarınıza) nusret ve yakın bir fetih (Mekke, Fars veya Rûm'un fethi) vardır. Mü'minlere müjdele (Yâ Muhammedi)[13]
14 (Ey îmân edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Nasıl ki Meryem oğlu îsâ, Havârîyyûn'a: «Allah Teâlâ'ya müteveccih olarak bana kimler yardımcı olur?» demişti. Havârîyyûn Biz, Allah'ın yardımcılarıyız.» demişlerdi. )
Bunun üzerine, îsrâıloğullarmdan bir taife CO'na) îmân etti. (O, Allah Teâlâ'nın kulu ve Resulüdür. Ö'nu semâya ref'etti, dedi). Bir taife de kâfir oldu. (Hâşâ O, Allah Teâlâ'nm oğlu ve şerikidir, dediler. Sonra o iki taife, birbirleriyle kıtal etti.) Nihayet Biz, o. îmân edenleri düşmanlarına karşı te'yîd eyledik. Gaalib oldular. [14]
[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/312.
[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/312.
[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/312.
[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/313.
[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/313.
[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/314.
[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/314.
[8] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/314.
[9] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/314.
[10] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/314.
[11] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/315.
[12] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/315.
[13] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/315.
[14] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/316.
İslami Okul Okulların En Önemlisi