Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

77 - MÜRSELÂT SÛRESİ - Index Web - 77. Sayfa

77 - MÜRSELÂT   SÛRESİ

 

Mekke'de nazil olmuştur,  50 âyettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]

 

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 (Yemîn ederim: O birbiri ardınca iyilikle gönderilenlere, sert rüzgârlar gibi (emr-i ilâhiyi inatisâle) koşanla­ra, (şeriat hükümlerini) lâyikıyle neşredenlere, böylece (hak ile bâtılı) ayırdedenlere, sonra muhik olanları ma'zûr kılmak ve mubtil olanları inzâr etmek için öğütler telkin eyleyenlere, ki gerçek­ten size va'dolunanlar vuku' bulacaktır.)

Yâhûd ma'nâ şudur: At yelesi gibi birbirini ta'kib eden ve he­men ardından bora şeklini alan rüzgârlara, yağmur saçan yelle­re, hakla bâtılı birbirinden ayıran Kur'ân âyetlerine (haklıları) ma'zûr görmek ve (haksızları) uyarmak için Peygamberlere vahiy indiren Meleklere yemîn ederim ki, size va'dolunanlar muhakkak

vuku' bulacaktır, ey Mekke kâfirleri[2]

 

8, 9, 10, 11 (Yıldızların ışıklan söndüğü, gök yarıldığı, dağ­lar (ufalanıp) savrulduğu, Peygamberler (ümmetlerine şehâdet için) toplandıkları zaman.)[3]

 

12,13, 14, 15 (Denir ki): Bunlar, hangi gün geciktirildiler? Fasl günü için! Fasl günü nedir, bilir misin? Veyl o gün, (o günü) tekzîb eyleyenlere! )[4]

 

16, 17, 18, 19 (Biz, evvelkileri (tekzîblerinden dolayı) helak etmedik mi? Sonra gelenleri de peşlerine katarız. Günahkârlara Biz böyle yaparız. Ve o gün (Allah'ın âyetlerini ve Peygamber­lerini)  tekzîb eyleyenlere! )[5]

 

20, 21, 22, 23, 24 (Biz, sizi zelü bir sudan halk etmedik mi? Onu muayyen bir müddete değin sağlam bir yerde tuttuk. Onu, Biz takdir ettik. (Her şeyi) takdire ne güzel kaadiriz Biz! Veyl o gün  (bu kudretimizi)  tekzîb eyliyenlere!)[6]

 

25, 26, 27, 28 Biz yeri, (yüzünü) dirilere ve (altını) ölüle­re, bir toplanma mahalli kılmadık mı? Orada sabit ve yüksek dağ­lar yarattık. Ve size tatlı sular içirdik. Veyl o gün (bu ni'metleri) tekzîb eyliyenlere! [7]

 

29, 30, 31, 32, 33, 34 (Onlara): «Haydi (dünyâda) tekzîb et­tiğiniz azaba gidin, üç kola ayrılmış gölgeye (Cehennem dumanı gölgesine) gidin.» denilir. Ki o, ne gölgelendirir ve ne alev­den korur. Zİrâ ateş, bir saray gibi kıvılcımlar saçar. Her biri gûyâ ki sarı erkek develerdir. Veyl o gün (bunu) tekzîb eyleyenle­re! [8]

 

35, (Trilmez ki lere!)[9]

 

36 (Bugün, nutukların tutulacağı gündür. îzin de ve-l'Özâr etsinler.    Veyl o gün  (bu günü)  tekzîb eyleyen[10]

 

38, 39,40 (Ve denilir ki): Bu gün, fasl günü (hak ile bâtı­lın ayrıldığı gün) dür. Bu gün, sizi de, (ba'si inkâr eden) evvelki (ümmet) leri de tamamen topladık. Şâyed (azabımdan kurtulmak için) bir hileniz varsa hemen bunu yapın (da kurtulun). Veyl o gün (ba'si) tekzîb eyleyenlere![11]

 

41, 42, 43, 44, 45 (Şübhe yok ki takva sâhibleri, dâima göl­geliklerde, pınar başlarında, arzu ettikleri meyvalarla ni'metler içindedirler. (Ve onlara): «(Dünyâda) işlediğiniz (sâlih) amelle­rin mükâfatı olarak, afiyetle yiyin için.» (denilir). İşte Biz, muhsin-leri böyle mükâfatlandırırız.  o gün, (bu ni'metleri) tekzîb ey­leyenlere! )[12]

 

46, 47 (Ey kâfirler): «(Dünyâda) biraz yiyin, için, eğlenin. Zîrâ siz, günahkârlarsınız.» Veyl o gün (ebedi ni'meti) tekzîb ey­leyenlere!  (Ki kendilerini elim ve daimî bir azaba attılar). [13]

 

48, 49 (Ne zaman, onlara: «(îmân edin de) rükû' edin (na­maz küm)» denilse, rükû' etmezler (namaz kılmazlar). Vey, o gün  (imân etmeyip de)  tekzîb eyleyenlere! )

Bu âyet, Sakif kabilesi hakkında inmiştir-. Zîrâ: «Biz, namaz­da eğilmeyiz; bu bizim için zillettir» demişler. Peygamber (S.A.V.) de: Rükû' ve sücûdu olmayan namazda, hayır yoktur.» buyur­muştur.[14]

 

50 (Artık bundan (bu Kur'ân'dan) sonra onlar, hangi söze inanacaklar? )

Zira Kuran, Semavi kitablar arasında açık bir mu'cize olup, pek çok şerefli ma'nâlan ihtiva etmektedir. Onu tasdik etmeyen, Semavî Kitabları hangisini tasdik eder![15]



[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/401.

[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/401.

[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/402.

[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/402.

[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/402.

[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/403.

[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/403.

[8] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/403.

[9] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/404.

[10] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/404.

[11] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/404.

[12] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/404.

[13] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/405.

[14] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/405.

[15] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/405.