78 - NEBE' SÛRESİ - Index Web - 78. Sayfa
78 - NEBE' SÛRESİ
Mekke'de nâzü olmuştur, 40 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]
1,2,3 (Birbirlerine ne soruyorlar? İhtilâfa düştükleri o büyük haberi (dirilmeyi) mi?
Mekkeler, birbirlerine, yâhûd alay yolu ile Peygamberimiz (S.A.V.)'e ve mü'minlere öldükden sonra dirilmeyi sorarlardı. Yâhüd bu büyük haberi hem mü'minler hem kâfirler sorarlar; müminler bilgilerini arttırmak, kâfirlerse alay etmek için sorarlardı.[2]
4, 5 (Hayır! (ihtilâfa ve soruşturmaya ne hacet) yakında bilecekler (ki ihtilâf ettikleri şey haktır) muhakkak ve muhakkak yakında (her şeyi, sözlerinin butlanını) anlayacak ve bilecekler. ) şek yer size karargâh olmak için) yayılmış bir dağları (yeri tutan) birer destek yapmadık mı? [3]
8 9 10 11 (Sizi çift yarattık. Uykunuzu (yorgunluğunuzu gidermek için) bir dinleniş, geceyi (her şeyi örten bir) örtü ve gündüzü geçim vakti kıldık. )[4]
12, 13, 14, 15, 16 (Üzerinizde muhkem yedi gök bina ettik. Ve orada pek parlak bir çırağ halk eyledik. Sıkıcı bulutlardan bol bol sular indirdik. Tâ ki, onunla dâneler, nebatlar, ağaçları birbirine çatılmış bahçeler yetiştirelim. )[5]
17, 18, 19, 20 (Şübhe yok ki o fasl günü (sevâb ve ikaabla cezaya) bir inikattır ki o gün, sûr'a üfürülecek ve takım takım (kabirlerinizden kalkıp Mahşer'e) geleceksiniz. Ve o gün gök yarılmış, kapı kapı olmuş, ve dağlar, havada zerreler gibi uçurulmuş, bir serâb hâline gelmiş olacak.)
Rivayete göre Muâz (R.A) takım takım Mahşer'e gelmenin tefsirini Peygamber (S.A.V.)'e sormuş ve şu cevâbı almıştır:
«Kıyamet Gününde ümmetim on iki sınıf olarak haşredilecek-tir. Birinci sınıf: Kabirlerinden karınları yılanlar ve akreblerle dolu hasredilir. Bunlar zekâtlarını vermeyenlerdir, ki tevbe etmeden ölmüşlerdir. İkinci sınıf: Domuz suretinde hasredilir. Bunlar, namazlarında gevşeklik gösterip tevbe etmeden ölenlerdir. Üçüncü sınıf: Ağızlarından kan gelerek haşrolunuv. Bunlar, alış verişlerinde yalan söyleyip tevbe etmeden Ölenlerdir. Dördüncü sınıf: El ve ayakları kesik haşrolur. Bunlar komşularına ezâ edip tevbekâr olmadan ölenlerdir. Beşinci sınıf: Lâşeden daha pis kokar hâlde haşrolunur. Bunlar, Allah Teâlâ'dan korkmayip gizlice günâh işleyen ve tevbe etmeden ölenlerdir. Altıncı sınıfı Dilleri kesik haşrolu-nurlar. Bunlar, yalan söyleyen ve yalancı şâhidliği yapanlardır, ki tevbe etmeden ölmüşlerdir. Yedinci sınıfı Dilsiz haşrolunur. Bunlar, şâhidliği gizleyen ve tevbe etmeden ölenlerdir. Sekizinci sınıf: Avret yerlerinden irin ve san su akarak haşrolunur. Bunlar zina edip, tevbekâr olmadan ölenlerdir. - Dokuzuncu sınıf: Karınları ateşle dolu olarak hasredilir. Bunlar, haksız yere yetîm malı yiyerek tevbe etmeden ölenlerdir. Onuncu sınıf: Yüzleri kızarmış; gözleri uğramış; dişleri öküz boynuzu gibi sivrilmiş; dudakları karınlarına, karınları da uyluklarına sarkmış haşrolunur. Bunlar, içki içip tevbe etmeden ölenlerdir. Onbirinei sınıf: Cüzzâmlı, baraslı haşrolunur. Bunlar, ana-babalarma âsî olup tevbe etmeden Ölen Onikinci sınıf: Yüzleri Ay'ın ondördü gibi haşrolunur. Si-rat'ı şimşek gibi geçerler. Bunlar, hayırlı işler yapıp, namazlarını cemâatle kılan ve günâhlarına tevbekâr olarak ölenlerdir.»[6]
21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28 (Muhakkak ki Cehennem, bir uğraktır. Azgınların dönüp dolaşıp gidecekleri bir yerdir. Devirlerce içinde kalacaklar. Orada ne bir serinlik ve ne içilecek bir şey tadamıyacaklar. Ancak amellerine uygun bir ceza olarak, kaynar su ve Cehennemliklerin vücûdlarmdan akan kan ve irin içeceklerdir. Zîrâ onlar (ba'se îmânları olmadığı için) hesâb olunacaklarını ummuyor (korkmuyor) lardı. Ve âyetlerimizi tekzîb ediyorlardı. )[7]
29, 30 ( Biz ise, her şeyi tesbît etmiş, bir Kitab'a (Levh-i Mah-fûz'a) yazmışızdır. Onlara: «İşte (azabınızı) tadın. Artık, size azabınızı artırmaktan başka bir şey yapacak değiliz.» (denilecek.) [8]
31, 32, 33, 34, 35, 36 (Fakat takva sâhibîeri için bir mahalli fevz (Cennet veya ateşten kurtuluş) vardır. (Meyvalı ağaçlarla dolu) bahçeler, üzüm bağları, memeleri yumru yumru hepsi aynı yaşta kızlar ve (içi şarab) dolu kadehler vardır. Orada ne bîyhude bir söz ve ne yalan işitmezler. (Bu ni'metler) Rabbinden bir mükâfat, (fazl-u kereminden) yeterli bir bahşiştir. )[9]
37, 38, 39 ( O göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi Eahmân'dan. Bütün mahlûkat O'na hitâbta bulunmaya kaadir olamazlar. O gün Rûh ve Melekler saff olup duracaklar. Tek kelime söyleyemezler. Ancak o Rahmân'ın izin verdiği doğru söyleyen müstesna. O gün ki, haktır, vukuu sabittir. Artık kim dilerse, Rabbine (îmân ve tâatle) bir dönecek yer edinsin! )[10]
40 ( Biz, sizi yakın bir azâbla korkuttuk. O gün, herkes ellerinin ne takdim ettiğine (ondan önce hayır ve şer ne yapmış olduğuna) bakacak ve kâfiri «Keşke, (dünyâda) toprak olaydım (da halk olunmayaydım ve bu hesabı görmeyeydün)» diyecek. )
Mukaatü demiştir ki: «Kıyamet Gününde, Allah Teâlâ vahşî hayvanları, böcekleri ve kuşları toplayıp da'vâlarına bakacak; boynuzsuzun hakkını boynuzludan alacak. Sonra, O'nun emri ile hepsi toprak olacak. Kâfir bunu görünce: Ne olaydı dünyâda domuz suretinde bulunup bu gün toprak olaydım! diyecek.»[11]
[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/406.
[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/406.
[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/406.
[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/406.
[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/407.
[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/407.
[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/407-408.
[8] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/408.
[9] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/409.
[10] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/409.
[11] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/410.
İslami Okul Okulların En Önemlisi