Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

81 - TEKVÎR SÛRESİ - Index Web - 81. Sayfa

81 - TEKVÎR SÛRESİ

 

Mekke'de nazil olmuştur, 29 âyettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]

 

1,2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ( Güneş (dûrûlüp) tortop olduğu (karartüdığı, ziyası zail olduğu) zaman, yıldızlar (kararıp yağmur gibi) döküldüğü zaman, dağlar (yerlerinden ko­parılıp) yürütüldüğü zaman, gebe develer kendi başlarına bırakıl­dığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı (birbirlerine te­câvüz ve zarara mecalleri kalmadığı)  zaman,    denizler birbirine karışıp kaynadığı (veya ateşlendiği) zaman [2] nefisler çiftlendiği zaman, diri diri gömülen kızlardan: «Ne günâhla katlolundun?» diye sorulduğu zaman, a'mâl defterleri açıldığı zaman, gökler yer­lerinden koparıldığı zaman, Cehennem kızdırıldığı zaman ve Cen­net (Cennetliklere) yaklaştırıldığı zaman, her nefis, (hayır ve şer) ne ihzar etmişse bilecektir.)[3]

 

15, 16, 17, 18, 19, 20, 21 (O geri dönen, seyreden, gizlenen yıldızlara; karanlığa yöneldiği dem geceye; ve ağaran tan yerine yemîn ederim ki, hiç şübhe yok, Kur'ân, kerîm bir elçinin getirdiği sözdür. Bir elçi ki, çok kuvvetlidir. Arş sahibinin nezdinde, pek i'tibârlıdır. Orada kendisine itaat edilir ve (Allah Teâlâ'nın teb-lîğ-i vahy ve risâletine) emindir. )

Geri dönen yıldızlardan murâd: Gündüz görûnmeyip, gece zu­hur eden beş gezegendir ki, bunlar Zühal, Müşteri, Merih, Zühre ve Utârid'dir.

Kerîm elçi, Cebrail Aleyhisselâm'dır. Ve çok kuvvetlidir. Lût Aleyhisselâm kavminin köylerini kanadı ile altüst etmiş; İblîs'i bir nefhada Filistin'den Hindistan'a atmış; Semûd kavmini bir na'rada tamamen helak etmiştir. Göz kırpacak kadardan daha az bir vakitte yerden göğe çıkar; gökden de yere o kadar zamanda iner.[4]

 

22, 23, 24, 25 (Sizi Kur'ân'la îmâna da'vet eden) sahibiniz Czu'mettiğiniz gibi) bir mecnûn değildir. Ve andolsun ki o, elçiyi apaçık ufukta gördü. Sahibiniz gizli olan vahyi tebliğde de cimri değildir. Ve Kur'ân, kovulmuş bir Şeytanın sözü de değildir. [5]

 

26, 27, 28 (O hâlde (kalblere şifâ' veren Kur'ân'dan yüz çe­virip de) nereye gidiyorsunuz? Kur'ân, bütün cihan için ve hele içinizden müştekim olmak istiyenler için bir mev'ızedir.)[6]

 

29 (Fakat,  o (istikâmeti)   RabbiTâlemîn  olan  Allah  dileme­yince, siz dileyemezsiniz. )[7]



[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/420.

[2] îbn-i Abbâs (R.A.): «Kıyamet Gününde Allah Teâlâ Güneş'i, Ay'ı ve yıldızlan söndürüp denize atacak, ondan sonra ona karayeli gönderip tutuşturacak,  yakacaktır.»   demiştir.

Übeyy b. Kâ'b (R.AJ'ın beyânına göre: Kıyamet Gününden önce on iki alâmet zuhur edecek ve bunları halk pazar yerlerinde meşgul iken göreceklerdir. Alâmetler şunlardır: Güneş'in ziyası sönecek, yıldızlar do^ külecek, dağlar çalkanıp yerle bir olacak, insanlar, cinler, yabani hay­vanlar, kuşlar ve ev hayvanları, korkudan birbirine karışacak, gebe de­veler başı boş bırakılacak, denizler kızdırılacak, o halde iken yerler gök­ler yedinci kata kadar yarılacak, sonra bir rüzgâr gelip hepsini öldüre­cek.

îbn-i Abbâs (R.A.): «Bu sûrede (buraya kadar) zikrolunan Kıyamet ahvâlinin yarısıdır. Altısı, daha sonra zikredilenlerdir kij bunlar Âhirette olacaklardır.» demiştir.

[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/420-421.

[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/421-422.

[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/422.

[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/422.

[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/422.