83 - MUTAFFİFÎN SÛRESİ - Index Web - 83. Sayfa
83 - MUTAFFİFÎN SÛRESİ
Mekke'de nazil olmuştur, 36 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]
1, 2, 3 (Veyl o, (hileye sapan) eksik Ölçen ve tartanlaral Onlar ki halktan aldıkları zaman, dikkatle ölçer, tam alırlar. Fakat halka verecek oldukları zaman, ölçülerini ve tartılarını eksiltirler.)
Sûre-i celîleye, «Tatfif Sûresi» de denir. Mekke'de son nâzü olan sûredir. Medînelilerin tam alıp, noksan vermek âdetleriydi. Burum ıslâhı için, Hicret esnasında, Medine'de ilk nazil olan sûre olduğu da mervidir.
Bir hadis-i şerifde:
«Şu beş kötü haslete, beş türlü ceza vardır:
a) Ahdini bozan kavme Allah Teâlâ düşmanlarını musallat eder.
b) Allah Teâlâ'nm inzal ettiğinin gayriyle hükmedenlerin aralarında fakirlik yayılır.
c) İçlerinde hayâsızlık zahir olan kavim arasında ölüm yayılır.
d) Eksik ölçen ve tartanları kıtlık yakalar.
e) Zekât vermiyenlerin ve halkı zekât vermekten menedenle-rin de yağmurları kesilir.» buyurulmuştur. (Taberâni, İbn-i Abbâs R. Anhümâ),[2] . .
4,5,6 ( Onlar, büyük bir gün için ba'solunacaklarıni yakî-nen bilmiyorlar mı? O gün halk, (emri, _ hesabı ve cezası için) Rabbirâlemîn'in huzurunda duracaklar. )
Rivayete göre, o günün uzunluğu 500 yıl kadardır. Ancak mü'-müıin durması Güneş'in zevali kadar olacak, kâfirin ise: «Cehen-nem'e gönderilsem de razı oldum.» deyinceye kadar uzun sürecektir. Mikdâd (R.A.) demiştir ki;
«Peygamber (S.A.V.)'i şöyle buyururken işittim: Kıyamet Gününde Güneş, insanlara bir veya iki mil yaklaşacak, onun sıcağından terleyecekler. Kiminin ter ökçesine, kiminin dizlerine, kiminin daha yukarı erişir. Hattâ ba'zılarınm ağzına ulaşır da gem vurulmuş gibi olur.»[3]
7,8,9,10,11,12,13 (Hakkaâ ki fâcirlerin Kitabı (amel defterleri) siccîndedir. Siccîn nedir bilir misin? O, yazılmış bir Ki-tabtır [4]Veyl o gün tekzîb edenlere! (Ki azâb ikaab, şiddet ve mihnet onlar içindir). Onlar hesâb ve ceza gününü tekzîb edenlerdir. Halbuki o günü ancak, haddi aşan, günâhlarında ısrar eden kimse tekzîb eder. Ne zaman ona âyetlerimiz tilâvet olunsa: «Bu evvelkilerin esatiridir.» der.)[5]
14 (Hayır, dedikleri gibi değil! Belki onların kazandıkları (kötü ameller) kalblerini yenmiş (kör etmiş) tir. (Hakla bâtılı temyiz edemez olmuşlardır.)
Bir hadis-i şerîfde şöyle buyurulmuştur:
«Kul bir günâh işlediği vakit kalbinde siyah bir nokta hâsıl olur. Günâhı arttıkça, o siyahlık da artar. Nihayet, siyahlığı bütün kalbini kaplar.»[6]
15 (Hakkaâ ki, o gün onlar, Rablerinden hicabta kalacaklardır. (O'nu görmekten, veya rahmetinden, yâhûd kurtuluşdan memnu ve mahrumdurlar.)
İmâm Şafii: «Bu âyet-i celîle, mü'minlerin cemâM ilâhiyi müşahede edeceklerine bir delildir. Zîrâ böyle olmamış olsaydı, tahsisi bir şey ifâde etmezdi.» demiştir.[7]
16, 17 (Sonra onlar, muhakkak ki alevli ateşe vurulacaklar. Sonra da: «İşte, tekzîb ettiğiniz azâb budur.» denilecek. )[8]
18, 19, 20, 21 ( Hakkaâ ki sâlihlerin Kitab'ı (amel defterleri) illiyyûndadır. îlliyyûn nedir, bilir misin? O, yazılmış bir Kitabtır. Ona mukarrebler şâhidolurlar.)
İlliyyûn: Yedinci semâda Arşın altındadır. Rivayete göre yeşil zebercedden bir levhadır. Arşın altında asılıdır. Salih kimselerin amelleri onda yazılıdır. İlliyyûn, Arş'm sağ köşesidir veya Cennettir; yâhûd Sidre-i Müntehâ'dır, diyenler de vardır.[9]
22, 23, 24, 25, 26, 27, 28 (Sâlihler muhakkak ki (Cennette) ni'metlerdedirler. Şerirler üzerine oturur (kendilerine ihsan buyu-rulan ni'metlere, kâfirlere erişen azaba) nazar ederler. Yüzlerinde o ni'metlerin güzelliğini (görür) tanırsın. Onlara, (kabı) mühürlü, sâf ve hâlis şarabtan içirilir. (Mührünü onlardan başkası açamaz). Kesimi misk'tir (içilince sonu misk kokar). O hâlde rağbet edenler buna (bu ni'mete nail olmaya) rağbet etsinler. Katkısı da tesnîm'dendir. Tesnîm, bir pınardır, ki ondan sırf mukarrebler içer. )[10]
29, 30, 31, 32 (O günâh işleyen (müşrik) ler mü'minlere (fukarasiyle istihza ederek) gülerlerdi. Onlara uğradıkları zaman (tabeder) birbirleriyle göz kaş işaretleri ederlerdi. Ailelerine (ve evlerine bu hareketlerinden) neşelenerek dönerlerdi. îmân edenleri görünce (Muhammed saDallahü aleyhi ve selleme tebâiyet ettikleri için) işte dalâlete düşenler bunlardır!» derlerdir)[11]
33 (Halbuki üzerlerine bir murâkıb olarak gönderilmemişi lerdi (ki imân edenlerin dalâlet ve hidâyetine şehâdet etsinler.) [12]
34, 35 (Bugün de imân edenler, kâfirlere gülecekler, süs] şerirler üzerinde (azâblannı) seyredecekler.)[13]
36 (Nasıl, o kâfirlere işlediklerinin cezası verildi mi (Evet!) Kâ'b demiştir ki:
«Cennette, Çehennem'e bakan pencereler vardır. Cennette Mr mü'min Cehennemdeki düşmanını görmek istese, pencerelerden birinden bakar; ve onun azâb olunduğunu görerek sevinir.)[14]
[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/425.
[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/425.
[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/426.
[4] Ba'zılanna göre siccîn: Şeytanlarla kâfirlerin amellerini toplayan kitabtır.. Bir...takımları yedi kat yerin'dibi olduğunu söylemişlerdir ki, burası İblis ile ordusunun yeridir.
[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/426-427.
[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/427.
[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/427.
[8] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/427.
[9] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/427-428.
[10] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/428.
[11] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/428.
[12] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/429.
[13] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/429.
[14] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/429.
İslami Okul Okulların En Önemlisi