88 - GAÂŞİYE SÛRESİ - Index Web - 88. Sayfa
88 - GAÂŞİYE SÛRESİ
Mekke'de nazil olmuştur, 26 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]
1 (Cihanı hevl ve heybetiyle bîhuş eden] Kıyamet Gününün haberi sana erişti.)[2]
2, 3, 4, 5, 6, 7 (O gün, yüzler vardır ki zelildir. Yorucu işler içinde çalışmakta, zahmet çekmektedirler. Pek kızgın bir ateşe atılırlar. Kaynar bir kaynaktan suvarılırlar. Yiyecekleri ancak dariy'dır, ki ne besler ve ne açlıktan kurtarır. )
Dariy'; şebrak denilen keditırnağma benzer bir dikenin kuruşudur. Öldürücü bir zehirdir.
Denilmiştir ki: Cehennemliklere içirilen kaynak sudan bir damla dünyâ dağları üzerine düşse, onları eritirdi. Dari'a, hayvan yaklaşmaz. Bu âyet inince, müşrikler: «Bizim develerimiz darf ile semirir.» ve Kur'ân'ı yalanlamışlar. Âyet-i kerimenin: «Ne besler vel ne açlıktan kurtarır.» diyen kısmı bunun üzerine inmiştir. [3]
8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 (O gün, yüzler de vardır ki, ter-ü tazedir. Beşûşdur. Sa'yinden hoşnûdtur. Ve yüksek bir Cennettedir. Orada, boş bir söz işitmezler. İçinde akan bir pınar, yüksek, (murassa') şerirler, (önlerine) konulmuş (şarab) bardakları, sıra sıra dizilmiş yastıklar, ve serilmiş nefis halılar vardır. )[4]
17, 18, 19, 20 (Onlar, devenin nasıl yaratıldığına, semânın nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayüdığına (ibretle) bakmazlar mı? )
Deve, uzak beldelere yük götürür. Vücûdça büyük olduğu hâlde yük almak için yere çöker. Sonra, yine kalkar. Yedıcisine râm olur. Her nebatı yer. On günden fazla susuzluğa sabreder. Bütün bunlar,, onu Yaradan'ın kemâİ-i kudretine ve tedbîrine delâlet eder Fil, deveden daha büyük olduğu hâlde, âyette devenin zikredilmesi Araplar deveden daha büyük hayvan görmedikleri içindir. Arap memleketlerinde fil az olduğundan, onu görenler de azdır.[5]
21, 22 (Artık onlara Öğüt ver! Sen, sırf bir öğütçüsün. Yoka üzerlerine musallat değilsin. )
Bu emir, cihâd âyeti ile neshedilmiştir.[6]
23, 24, 25, 26 (Fakat kim ki îmândan yüz çevirir, küfründe ısrar ederse, Allah Teâlâ da, onu (Âhiret'te) azabın
en büyüğü ile ta'zîbeyler (ki o azâb dâimdir.) Şübhe yok ki, onların (ölümlerinden sonra) rücûları Bizedir. (Mahşer'de) hesâblarmı görmek de Bize âidtir.)[7]
[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/441.
[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/441.
[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/441-442.
[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/442.
[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/442.
[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/443.
[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/443.
İslami Okul Okulların En Önemlisi