Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

92 - LEYL SÛRESİ - Index Web - 92. Sayfa

92 - LEYL SÛRESİ

 

Mekke'de  nazil  olmuştur,  21  âyettir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]

 

1, 2, 3, 4 (Karanlığı ile âlemi, veya Güneş'i, yâhûd gündüjj zü) Örttüğü dem gece hakkı için, (gecenin karanlığını giderdiği! âleme ışık verdiği dem gündüz hakkı için, erkek ve dişiyi halK eden hakkı için, gerçekten sizin (dünyâda) sa'y-ü ameliniz dağif nıktır.  (Kiminiz sevaba, kiminiz günâha çalışır.) [2]

 

5, 6, 7 (Fakat kim (malından hakkullahı) edâ eder. (Şirk ve isyandan) sakınır, sözün en güzelini (kelime-i tevhidi veya Cetnet'i, yâhûd infâk ettiği malın mukabili Va'd-i İlâhiyi) tasdik ey­lerse, Biz onu  (yolun)  en kolayına müyesser kılarız.)[3]

 

8, 9, 10 (Ama kim cimrilik eder Cinfâk etmez, Allah'ın se­vabına) istiğna gösterir ve o en güzel kelimeyi tekzîb eylerse, Biz de ona en güç  akıbete götüren yolu kolaylaştırırız.)[4]

 

11 (O (helak olduğu, veya çukura) yuvarlandığı (yâhûd Cehennem'in dibine düştüğü)  zaman malı ona fayda vermez. )

Bu âyetin inmesine sebeb şu olduğu söylenir: Ensârdan birinin hurma ağacı varmış. Meyvasmdan fakîr komşusunun avlusuna düşeni onun çocukları yerlermiş. Hurma sahibi, bunu Peygamber (S.A.V.) Efendimize şikâyet etmiş. Bunun üzerine Resûlüllah (S. A.V.):

«O hurmayı bana ver! Sana, onun yerine Cennette bir hurma vereyim!» demiş: Fakat Ensârî buna razı olmamış. Ondan sonra Ebû'd-Dehdâh nâmında bir zât bahçesini vererek o hurmayı satın almış. Ve:

«Yâ Resûlâlîah! O hurmayı benimle Cennetteki hurma ağacı­na değişir misin?» demiş. Efendimiz  (S.A.V.):

«Değiştim.» demiş ve o hurmayı çocuklu fakire hediyye etmiş. İşte, âyet-i kerime bu münâsebetle inmiştir.[5]

 

12, 13  (Şübhesiz doğru yolu    göstermek Bize  âîdtir. Âhiret de, dünyâ da Bizimdir. )[6]

 

14, 15, 16, 17, 18 (İşte sizi alevlendikçe alevlenen bir ateşle korkuttum, ki o ateşe ancak Hakk'ı tekzîb eden, (îmân ve tâat-ten) yüz çeviren bahtsız (kâfirler) girer. (Şirk ve ma'siyetten) çok sakınan, malını, nefsi Undallah)  pâk olsun diye, hayrata sarfecİen ise uzak kalır.)[7]

 

19, 20, 21 (Onun nezdinde, hiç kimsenin karşılığı verilecek hiçbir ni'met ve minneti yoktur. (Kimseye medyun ve minnettar değildir. Ve binâenaleyh verdiğine mukabil kimseden bir şey bek­lemez). Onu, ancak yüce rabbinin rızâsını aramak için verir. Ki kendisi de muhakkak ileride (nail olacağı mükâfatla) hoşnûd ola­caktır. )

«Ve seyücennebühâ» dan i'tibâren sûre sonuna kadar olan âyet-i kerimenin Ebû Bekrissıddik (R.A.) hakkında nazil olduğu mervîdir. Müşriklerin elinde eza gören köleleri satm alır, âfcâd ederdi.[8]



[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/453.

[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/453.

[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/453.

[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/454.

[5] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/454.

[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/454.

[7] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/454-455.

[8] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/455.