Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

94 - İNŞİRAH SÛRESİ - Index Web - 94. Sayfa

94 - İNŞİRAH SÛRESİ

 

Mekke'de  nazil  olmuştur,  8  âyettir.

Rahman ve Rahim, olan Allah'ın adiyle[1]

 

1 (Biz, senin göğsünü (açıp) genişletmedik mi? (Hakk'a mü-nâcât ve halkı da'vet etmen için, yâhûd tevdî ettiğimiz ilim ve hik­met için genişleterek cehil darlığını gidermedik mi? Veya kalbini, vahyi  telâkkiye,   güçlük  çekerken,   sana  kolaylaştırrnadık  mı?)

Ba'zılarma göre, bundan murâd; rivayet olunan kıssadır. Ha-disde rivayet olunduğuna göre; Peygamberimiz (S.A.V.) çocukken yâhûd Mi'râc'dan az evvel Cebrail Aleyhisselânı, O'nun göğsünü yararak kalbini çıkarmış, zemzemle yıkadıktan sonra ilim ve îmânla doldurarak tekrar yerine dikmiştir.[2]

 

2, 3 (Ve üzerinden, belini büken ağır yükü indirdik. )

Bu ağır yük, ümmetinin hâli idi. Ve bu yüzden pek mükedder-di. Yâhûd câhiliyyet devrinin ağırlıkları idi. Veya yük olan, bi­dayette kavminin küfürde ısrarı idi. Bir müddet sonra fevc fevc îmâna geldiler. Yükü hafifledi.[3]

 

4  (Ve senin nâmım da yükselttik. )

Öyle kinânı-ı Muhammedi, ezanda, ikâmette, teşehhüdde, hut­belerde ve sâirede dâima Allah Teâlâ ile birlikte zikredilir.[4]

 

5, 6, 7, 8 ( Elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Evet. elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır.[5]O hâlde namazdan (tebliğ veya cihâddan) fariğ oldun mu, yine kalk, yorul! Ve ancak Rabbine tazarrû ve niyaz et, O'na doğru! )[6]



[1] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/459.

[2] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/459.

[3] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/459.

[4] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/460.

[5] Bu  âyet inince, Peygamber   (S.A.V)

«Müjde olsun ki, size kolaylık geldi. Bir güçlük iki kolaylığı yene-mez.» buyurmuştur. Güçlüğün bir olması, aynı kelime iki defa harf-i ta'rîfli gelmesindendir. Kolaylığın iki olması ise, aynı kelime iki defa nekire yâni harf~i ta'rîfsiz geldiği içindir. Böyle olunca, kolaylık ayrı ayrı iki kolaylık olur. Derler ki: İki kolaylıktan biri, Peygamberimiz (S. A.V.) zamanındaki fütuhat; diğeri Hulefâ-yi Râşidîn zamanında müyes­ser olan fütuhattır. Bu husûsda daha başka sözler de  söylenmiştir.

Güçlükden murâd da;  Mekkelüerin  O'nu Mekke'den çıkarmalarıdır.

[6] Ahmed Davudoğlu, Kur’an-ı Kerim Meâli Ve Tefsiri Tibyân Tefsîri, Akpınar Yayınları: 4/460.