102 - TEKÂSÜR SÛRESİ - Index Web - 102. Sayfa
102 - TEKÂSÜR SÛRESİ
Mekke'de nazil olmuştur, 8 âyettir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adiyle[1]
1, 2 (Mal ve evlâd i'tibâriyle) çoklukla övünmek .sizi oyaladı. O kadar ki, kabirlere bile gittiğiniz (de ölülerinizi sayıştınız.)
Sûre-i celîlenin, Medenî olduğunu söyleyenler de vardır.
Rivayet edildiğine göre: Beni Abd-i Menaf ile, Benî Sehm, hangimiz daha çoğuz diye, mübâhase ve tefâhur etmişlerdi. Benî Abd-i Menâf da'vayı kazandı. Fakat Benî Sehm: «Câhiliyyet devrindeki kıtaller bizi mahvetti. Gelin, ölmüş olanlarımızı da sayışalım.» dediler. Bu sefer de, gaalibiyet Benî Sehm'de kaldı.
Sûre-i celîlenin bu sebeble nazil olduğu mervîdir. [2]
3, 4, 5, 6, 7, 8 (İş, öyle değil! (Sakının! Bütün himmet ve sa'ytnizi dünyâya sarfedip de Âhiret'e lâyık olanı unutmak akıl kârı değildir. Akıbeti vebal ve hasrettir). Yakında (ölüm esnasında veya kabirde re'yinizdeki hatâyı) bileceksiniz. Tekrar ederim ki, iş öyle değil! (Sakının!) İleride (diriltileceğiniz zaman) bileceksiniz. Hakkaâ ki, (övünmenizin akıbetini) yakın bir bilgi ile bilseydiniz, (bu bilgi, sizi ondan ahkordu). Yemîn ederim ki siz, o alevli ateşi göreceksiniz. Sonra onu, muhakkak ki, yakın göziyle göreceksiniz. Sonra da, yemîn ederim, o gün o (sizi meşgul eden) ni'metlerden elbette sorulacaksınız.)
Bir hadîs-i şerîfde şöyle buyurulmuştur:
«Sıhhat ye azadelik, iki ni'mettir ki, çoğu insanlar bunlarda aldanmıştıri[3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi