Allah Korkusu Birinci Bölüm - İslami Bilgiler - Kalplerinkesfi - 1. Sayfa
ALLAH KORKUSU
BİRİNCİ BÖLÜM
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Ulu Allah (C.C.). kanatlarının biri doğuya, öbürü batıya uzanan ayakları yedinci
kat yere inen bir kus yarattı. Kusun üzerinde bütün varlıkların sayısı kadar tüy
vardır. Ümmetimden kadın - erkek herhangi bir kimse bana salât-ü selâm getirdiği
zaman ulu Allah bu kusa :
Arsin altında bulunan nurdan bir denize dalmasını emreder. Kus denize dalıp
çıkarak kanatlarını silkeleyince her tüyünden bir damla akar. Ulu Allah akan her
damladan, üzerime kıyamete kadar selâî-ü selâm getiren kul hesabına istiğfar
edecek bir melek yaratır.»
Ehl-i Hikmet'ten biri söyle der:
«Vücudun selâmeti az yemekte, ruhun selâmeti ez günah islemekte ve dînin
selâmeti de varliklarin en hayirlisina (Peygamber (S.A.V)'imize) selât-ü selâm
getirmektedir.»
Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:
«Ey iman edenler! Allah'dan korkunuz ve O'na itaat ediniz ve her kes yarin için
(kıyamet gününe ne amel islediğine) baksın (yani sadaka verin ve Allah'ın emrine
uygun ameller isleyin ki. Kıyamet günü sevabını bulasınız) Allah'tan korkunuz,
çünkü O, (iyilik olsun, kötülük olsun) yaptığınız her hareketten haberdardır»
(59 - Hasr Suresi 18).
Çünkü Kiyamet günü melekler, gökler, yeryüzü, gece, gündüz - iyilik olsun,
kötülük olsun - insanoglunun isledigi her seye sehitlik edeceklerdir. Hatta
vücudun azalari bile insanogluna karsi sahit tutulacaktir.
Yeryüzü, günah islemekten sakinarak iyilige kosan (zahid) ve mümin kulun lehine
sahitlik ederek: «Bu adam üzerimde namaz kildi, oruç tuttu, hacca gitti, cihad
etti» diyecek, günahtan ((sekmarak)) iyilige, kosan mümin kul da bu sahitlige
sevinecektir. Buna karsilik Ayni yeryüzü, kâfir ve günahkârlarin aleyhinde de
sahitlik ederek: «Bu adam üzerimde Allah (C.C)'a sirk kostu, ((zina isledi)),
içki içti, haram yedi» diyecektir. Merhametlilerin en merhemettisi oian ulu
Allah (C.C.) kâfir ve günahkârlari inceden inceye sorguya çekerse vay hallerine!
Mümin, vücudunun bütün azalari ile Allah (C.C)'tan korkandir. Nitekim büyük
ahlâk ve fikih bilgini Ebu Leys es-Semerkandî der ki:
— Allah korkusunun, yedi alâmeti vardir:
— Birinci alâmet dil'de belirir: Allah korkusu tasiyan kul dilini yalandan,
dedikodudan, koguculuktan, iftiradan ve bos konusmaktan aîi-kor. bunlar yerine
onu zikirle, Kur'an okumakla ve ilmî konusmalarla mesgûl eder.
Ikinci alâmet kalpte belirir: Allah korkusu tasiyan kul baskalarina karsi
kalbinde düsmanlik, iftira ve kiskançlik barindirmaz. Çünkü kiskanclik
iyilikleri mahveder.
Nitekim Peygamberimiz (S.A.S.) söyle buyurur:
«— Ates odunu nasil yerse (yakarsa) kiskançlik da iyilikleri öyle yer» (yok
eder) Bilesin ki. kiskançlik, kalb hastaliklarinin baslicalarindan biridir ve ou
hastaliklar da ancak ilimle ve iyi emeller isleyerek tedavi edilebilir.
Üçüncü alâmet göz'de belirir: Allah (C.C) korkusu tasiyan kul. Haram yiyecege,
haram içecege, haram giyecege... (kisacasi) haram olan hiç oir seye bakmaz.
Dünyaya aç ve muhteris gözlerle degil, ibret almak amaci ile bakar. Helâl
olmayan seylerden bakislarini uzak tutar.
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:
«— Kim gözünü haramla doldurursa Allah (C.C) da onun gözünü kiyamet günü atesle
doldurur.»
Dördüncü arâmet karin'da beîrrir: Allah (C.C) korkusu tasiyan kul, karnina haram
lokma sokmaz, çünkü haram lokma yemek agir günahlardan biridir.
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
«— insanoglunun karnina haram bir lokma inince, lokma midesinde kaldigi süreç
yerde ve göklerdeki melekler tekrar tekrar üzerine lanet Yagdirirlar O lokmayi
hazmederken öldügü takdirde varacagi yer cehennemdir.»
Besinci alâmet eller'de belirir: Allah (C.C) korkusu tasiyan kimse, ellerini
harama degil, Allah (C.C)'in rizasina uygun seylere dogru uzatir. Nitekim
sahabîlerden Kâ'b'ul Ahbar'm (R.A.) söyle dedigi rivayet edilir:
«—- Ulu Allah (C.C), her bir bölümü yetmis bin gözlü yetmis bin bölümü olan
yakuttan yapilma bir kösk yaratmistir. Kiyamet günü bu köske ancak önlerine
çikan haram seylerden Allah (C.C) korkusu ile uzak duranlar girebileceklerdir.»
Altinci alâmet ayaklarda belirir: Allah korkusu tasiyan kimse, günah islemeye
degil. Allah'in emrine uygun ve O'nun rizasini kazandiracak islere dogru yürür,
alimlerle ve iyi amel isleyenlerle bulusmak gayesi ile adim atar.
Yedinci alamet Amerde belirir: Allah korkusu tasiyan kimse ibadetini sirf Allah
(C.C) rizasi için yapar, riyadan ve münafikliktan kaçinir, böylelikle Allah
(C.C)'in haklarinda söyle buyurdugu kimselerden biri olur:
"Rabb´inin katinda Ahiret, günahlardan korkanlar icindir"
(43 - Zuhruf Suresi, 35)
Böyleleri için Ulu Allah baska bir ayette söyle buyurur:
"Günahlardan sakinanlar, hic süphesiz, cennetlerde ve pinarlar(´inin baslarin)
dadirlar"
(43 - Zariat Suresi, 15)
Baska bir âyette de söyle buyruluyor:
"Günahlardan sakinanlar cennet ve nimetler icindedirler"
(52 - Tur Suresi, 17)
Diğer bir âyette de söyle buyrulur:
"Günahlardan sakinanlar emin bir makamdadirlar."
(44 - Duhan Suresi, 51)
Bu ayetlere bakinca Ulu Allah (C.C)´in neredeyse "bu kimseler, Kiyamet günü
cehennemden kurtulurlar" diye buyurdugu görütür.
Müminin korku ile ümit arasinda bulunmasi gerekir. Buna göre bir yandan ümit
kesmeksizin Allah (C.C)´in rahmetini beklerken diger yandan ibadet hali içinde
çirkin hareketlerden vazgeçerek Allah'a tevbe eder.
Nitekim ulu Allah (C.C.) söyle buyurur:
"Sakin Allah'in rahmetinden ümit kesmeyin."
HIKAYE
Hz.Davud - Allah (C.C)´in selami üzerine olsun.
Kürsü üzerine oturmus Zebur okurken gözleri yerde sürünen kirmizi bir kurda
ilisir ve icinden "Acaba Allah´in bu kurdu yaratmaktan muradi ne ola ki" diye
düsünür. Bunu üzerine Allah´in izni ile dile gelen kurt O,na söyle der:
"Ey Allah´in Resulü! Her gün, gündüzleri bin kere - Subhanallahi velhamdülillahi
ve lailahe illellahu vellahu ekber (Allah´i noksanlıklarının her türlüsünden
tenzih ederim, hamd O,na mahsustur. O´ndan baska ilah yoktur. Allah en büyüktür)
demeyi Allah bana ilham etti.
Geceleri ise yine bin kere - Allahümme salli ala seyyidina Muhammedininnebiyyil
(ümmiyi) ve ala alihi ve sahbihi ve sellem (Allah´im! Okuma yazmasız Peygamberin
olan Muhammed´e, O´nun soyundan gelenlere ve O´nun sahabelerine rahmet ve selam
ihsan eyle) dememi ilham etti. Sen zikrederken neler söylüyorsun banada bildir
de istifade edeyim."
Bu sözleri isiten Hz.Davud (A.S) kirmizi kurdu küçümsediğine pişman olur,
Allah´dan korkarak O´na tövbe eder ve dergahına sığınır.
Hz.Ibrahim (A.S) islediği bir günahı hatırlayınca baygınlık geçirir ve kalbinin
çarpıntısı (neredeyse) bir mil uzaktan duyulurdu, Allah´in emri ile bir gün
kendisine Cebrail (A.S) gelir ve derki:
"Allah sana selam ediyor ve - dostundan korkan bir dost gördünmü - diye soruyor.
Hz.Ibrahim (A.S) Cebrail´e söyle cevap verir;
"Ey Cebrail kusurum aklıma gelince ve cezasinida düsündükce dostlugumu
unutuyorum"
İste Peygamberlerin, velilerin ve salihlerin tutumu budur. Ötesi var sen düşün.
2- YİNE ALLAH KORKUSU
IKINCI BÖLÜM
Büyük ahlak ve fikih alimi Ebü´l Leys es-Semerkandi (rahimehullahu) söyle der:
Allah (C.C)´in yedinci kat semada birtakim melekleri varki, yaratildiklari andan
beri secdededirler. Bögürleri Allah (C.C) korkusu ile devamli titrer haldedir.
kiyamet günü baslarini secdeden kaldirarak:
"Ey noksanliklarin her türlüsünden beri olan Allah´imiz! Sana layik oldugun
derecede ibadet edebilmis degiliz" diyeceklerdir.
Kur´an-i Keri´im su ayeti, onlarin bu hallerine isaret eder:
"Üstlerindeki Rabb´lerinden korkarlar ve emrolunduklarini yaparlar (göz acip
kapayana kadar bile Allah´in emrini kirmazlar"
Kur´an Kerim. - Nahl Suresi 50
Peygamberimiz (S.A.V) söyle buyurur:
"Kulun vücudu, Allah korkusu ile ürperdigi zaman, yapraklari dökülen agac gibi
günahlarindan siyrilir."
HIKAYE
Adamin biri bir kadina tutulur. Günun birinde kadin bir is icin yolculuga cikar.
Adam pesine takilir. Kafilenin mola verdigi bir sirada yol arkadaslarinin uykuya
dalmalarini firsat bilerek kadinla basbasa kalmayi basaran asik ona sirrini
acar.
Kadin adama: "bak bakalim herkez uyuyormu" der.
Bu sözü, karsi tarafin arzusuna ram olmak üzere oldugu sekilde yorumliyarak
sevince kapilan asil derhal yerinden firlayarak kafilenin etrafinda bir tut
atar. Herkezin misil misil uyudugunu görür. Kadinin yanina dönerek "evet, herkez
uyuyor" der.
Bunun üzerine kadin adama: "acaba Allah hakkinda ne dersin, o da mi uyuyor?"
diye sorar.
Adam "Allah uyumaz. O´nu hic bir zaman ne uyku ve nede uyuklama hali yakalamaz"
diye karsilik verir.
O zamankadin der ki "insanlar bizi görmüyorsada su anda uykuda olmayan ve hic
bir zaman uyumayan Allah bizi görüyor. Buna göre asil O´ndan korkmaliyiz"
Kadinin bu sözleri üzerine adam korkarak tuttugu kötü yoldan vazgecer de kadinin
yanindan ayrilir, evine döner.
Öldügü zaman bir tanidigi onu rüyasinda görür, "Allah sana nasil muamele etti"
diye sorar.
Adam: "Allah´dan korkarak o günahi islemedigim icin O beni affetti" diye cevap
verir.
HIKAYE
Zamanin birinde Israilogullarindan biri vardi, adam kendini ibadete vermisti.
Colok cocuk sahibi idi. Günün birinde ailece ac kalirlar. Tamamen caresiz
kaldigi icin yiyecek bir seyler bulup getirsin diye karisini disariya gönderir.
Kadin bir tüccarin evine varir, coluk - cocuguna yedirecek bir seyler ister.
Tüccar, kadina "olur fakat önce bana kendini teslim et"diye teklif eder. Kadin
hicbir cevap vermeden cikar, evine döner.
Yavrularini "annecigim acliktan ölecegiz, bize yiyecek bir sey ver" diye feryad
eder durumda bulur.
Geri cikarak tekrar tüccarin yanina varir, yavrularinin acikli durumunu anlatir.
tüccar "istedigim olacakmi olacakmi?" diye sorar.
Kadin "evet" der.
Ikisi basbasa kalinca kadinin mafsallari (eklemleri) öylesine titremeye baslarki,
azalari cikacak gibi olur.
Tüccar "ne oluyor sana?" diye sorar.
Kadin "Allah´dan korkuyorum" diye cevap verir.
Aldigi cevap üzerine kendine gelen adam:
"sen su sikisik durumuna ragmen bu günahdan dolayi Allah´dan korkuyorsun, oysa
asil benim korkmam gerekir" diyerek yapacagi isten vazgecer. Istediklerini
vererek kadini gönderir. Kadin kucagindaki yiyecekler ile yavrularina döner.
Cocuklarin sevinci sonsuzdur.
Bu sirada ulu Allah´dan tüccar hakkinda Hz.Musa,ya (A.S) vahiy gelir.
Allah (C.C) :
"falan oglu filana bütün günahlarini affettigimi söyle" diye bildirir.
Bunun üzerine Hz.Musa (S.A) tüccari bulur, ona "mutlaka Allah (C.C) ile aranizda
sir kalan bir hayir islemis olmalisin" der.
O zaman tüccar kendisine yoksul kadinla arasinda gecenleri anlatir.
Hz.Musa (A.S): "iste bu yüzden Allah, gecmis bütün günahlarini bagisladi"
diyerek tüccara müjdeyi verir.
(Mecmu´ul Letaif)
Rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V) demisti ki:
"Ulu Allah söyle buyurur:
Su iki korku ile iki gün ayni kulumda biraraya getiremem. Dünyada benden
korkanin Ahiretini emin kilarim. Buna karsilik dünyada iken benim korkumu
yüreginde tasimayanlari Kiyamet günü korkuya düsürürüm"
Ulu Allah (C.C) söyle buyuruyor:
"Insanlardan degil benden korkunuz"
(Maide suresi, 44)
Diger bir Ayette söyle buyurur:
"Eger mümimseniz, onlardan degil, benden korkunuz"
(Al-i Imran suresi, 175)
Hz.Ömer (R.A) Kur´andan dinledigi zaman yere baygin düserdi. bir gün eline bir
saman kirintisi alarak söyle dedi:
"keske ben de bir saman kirintisi olsaydim, adi anilmaya deger bir sey
olmasaydim. Keske anam beni dodurmamis olsaydi"
O cok aglardi, hüngür hüngür yas dökerdi. Bu yüzden yanaklarindan süzülen
yaslarin biraktigi iki siyah iz her zaman yüzünde görülürdü.
Peygamberimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
"Sagilan süt memeye dönmedikce Allah korkusu ile aglayan kimde cehenneme
girmez."
Rivayet edilir ki, Kiyamet günü bir kul Allah cikilacak ve günahlarinin agir
bastigi görülerek cehenneme atilmasi emredilecektir. Bu sirada kirpiklerinden
bir tel dile gelerek söyle diyecektir:
"Ey Rabb´im senin Resul´un Muhammed (S.A.V) kim Allah korkusu ile aglarsa Allah
onun yas döken gözlerini cehenneme haram kilar" diye bildirdi. Ben senin
korkundan aglamistim.
Bunun üzerine dünyada Allah korkusu ile aglayan bir kirpik teli sayesinde adam
affedilecektir.
Cebrail (A.S): "falan oglu filan bir tek kirpik sayesinde kurtuldu" diyerek bu
durumu ilan edecektir.
(REKAIK UL AHBAR)
Rivayet edilir ki, Kiyamet günü cehennem ortaya cikinca öylesine kükreyecek ki,
bütün ümmetler dehsetinden dizüstü kapaklanacaklardir.
Nitekim yüce Allah (C.C) buyuruyor ki:
"...Ve sen her ümmeti dizüstü cökmüs (ne olacagini endise ile bekler) görürsün.
Her ümmet amel defterini almaya cagirilir"
(Casiye Suresi, 28)
Insanlar cehenneme yaklastirildiklarinde onun öfke ve kükreyisini duyacaklar, bu
besyüz yillik mesafeden duyulacaktir.
O zaman Peygamberler dahil herkez kendi dernine düserek "ben ne olacagim"
diyecektir. Yanliz Peygamberlerin ulusu olan Hazreti Muhammed (S.A.V) müstesna,
O "ümmetim ne olacak, ümmetim ne olacak" diyecektir.
O sirada cehennemden daglar gibi ates kütlesi cikacaktir. Peygamber´imizin
(S.A.V) ümmeti "ey ates kütlesi! Namaz kilanlar, dogruluktan ayrilmayanlar,
Allah´dan korkanlar ve oruc tutanlar hakki icin geri dönermisin" diye yalvararak
atesi geldigi yere göndermeyi calisacaklar, fakat ates geri dönmeyecektir.
Bu sirada Cebrail´in (A.S) "ates kütlesi Muhammed´(S.A.V)in ümmeti üzerine
yöneldi" diye seslendigi duyulacaktir. bunun üzerine Cebrail (A.S), bir bardak
su getirerek Peygamber´imize (S.A.V) uzatacak ve "ey Allah´in Resulü! Bunu al,
atesin üzerine at" diyecektir. Peygamber´imiz (S.A.V) Cebrail´den (A.S) aldigi
bardagi atesin üzerine bosaltir bosaltmaz ates sönecektir.
Peygamber´imiz (S.A.V) "bu su nedir?" diye soracak ve Cebrail´den (A.S) su
cevabi alacaktir:
"Bu senin ümmetinin, Allah korkusu ile aglayan günahlarlarinin gözyasidir. simdi
atesin üzerine serpip onu Allah´in izni ile - söndüresin diye sana getirme emri
aldim" *
(*BIDAYET`ÜL HIDAYE)
Peygamber´imiz (S.A.V) söyle dua ederdi:
" - Allah´im! Bana senin korkun ile aglayan iki göz bagisla"
Gözyasi dökmek konusunda su beyit ne kadar düsüncürüdür:
"Ey gözlerim, gunahima aglar misiniz?
Ömrüm elimden ucup gitti, gittide farkinda olmadim.
Peygamber´imiz (S.A.V) söyle buyurdugu bildiriliyor:
"Hic bir mümin düsünülülemez ki Allah korkusu ile gözünden sinek basi kadar yas
ciksin ve elmacik kemigine kadar insinde o kula cehennem atesi degsin"
HIKAYE
Anlatildigina göre Muhammed Ibni Munzir (rahimehullahialeyh) agladigi zaman
gözyaslari ile yüzünü, sakalini ovar "duyduguma göre gözyasi degen yere cehennem
atesi degmez" derdi.
Mümin Allah'in gazabindan korkmali ve kendini nefsin azgin arzularina uymaktan
sakindirmalidir.
Nitekim (Allah (C.C.) söyle buyuruyor:
"Nefsinin azgin arzularina uyan ve dünya hayatini (Ahirete) tercih edenlerin
varacagi yer cehennemdir. Rabb'uiin makamindan ve nefsini azgin arzulardan
alikoyanlarin varacagi yer ise cennettir"
(Naziat Suresi, 37-41)
Allah´in gazabindan kurtularak sevap ve rahmetine nail olmak isteyenler,
dünyanin sikintilarina sabirla katlanmali, Allah´in buyruklarina uymakta israr
etmeli ve günahlardan sakinmalidirlar.
Rivayete göre Peygamber´imiz (S.A.V) buyuruyor ki:
"Cennetlikler cennete girdikleri zaman melekler onlari türlü türlü hayir ve
nimetlerler karsilarlar, onlar icin sedirler kurularak dösenir. Kendilerine
cesit cesit yemek ve meyvalar ikram edilir. Bu nimetlere ragmen üzerlerinde bir
durgunluk farkedilir, belirli bir bekleyis havasi icinde bulunduklari görülür. O
zaman ulu Allah (C.C) "ey kullarim! Burasi durgun ve bekleyis icinde olunacak
bir yer olmadigi haldeki sizdeki bu durgunluk ve bekleme hali nedir?" diye
buyurur.
Cennetlikler: "bize yapilmis bir vaad vardi, simdi zamani geldi" diye cevap
verirler.
Bu cevap üzerine Allah (C.C) meleklere:
"perdeleri yüzlerinden kaldirin" diye emir buyurur.
Melekler: "Ey Rabb´imiz! Bunlar seni nasil görebilirler, dünyada günah
islemislerdi" derler. Meleklerin bu sözlerine karsilik ulu Allah emrine tekrar
ederek söyle buyurur:
"Perdeleri kaldirin, onlar dünyada iken bana kavusmak arzusu ile zikretmisler,
secde etmisler ve gözyasi dökmüslerdir"
Perdeler kaldirilir ve bakarlar, ansizin Allah katinda secdeye kapanirlar. O
zaman Allah onlara "kaldirin basinizi zira burasi amel yeri degil, bagis ve
mükafat yeridir" diye buyurur. Baslarini kaldirinca keyfiyet ölcüleri disinda
onlara cemalini gösterir.
Arkasindan sevinclerini zirveye cikarmak üzere onlara söyle seslenir:
"ey kullarim, selam üzerinize olsun! Ben sizden hosnudum, sizde benden hosnud
oldunuzmu?"
Cennetlikler söyle cevap verirler: "ey Rabb´imiz! Nasil hosnud olmayalimki, sen
bize hic bir gözün görmedigi, hic bir kulagin isitmedigi ve hic bir insanin
hayalinde canlandirmadigi nimetler verdin"
(*ZEHR-UR RIYAZ)
Bu konuda ulu Allah (C.C.) söyle buyurur:
"Allah onlardan hosnud oldu, onlar da Allah´dan hosnud oldu."
(Kur´an-i Kerim - Beyyine Suresi, 8)
"Rahim olan Rabb´den selam vardir (onlara)"
(Kur´an-i Kerim - Yasin Suresi, 58)
İslami Okul Okulların En Önemlisi