Merhametli Olmanin Fazileti Peygamberimiz (S - İslami Bilgiler - Kalplerinkesfi - 17. Sayfa
Merhametli Olmanin Fazileti
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Cennet'e sadece merhametliler girecektir."
Orada bulunan sahabiler: «yâ Rasûlallah! Biz hepimiz merhametliyiz» derler.
Peygamber'imiz. (S.A.S.) onlara söyle cevap verir;
"Sirf nefsini esirgeyen kimse merhametli degildir; merhametli kimse hem kendini
ve hem de baskalarini esirgeyendir."
Insanin kendine karsi merhametli olmasi; kendini Allah (C.C)'in azabindan
esirgemesi, yasaklarin: islemekden, emirlerini yapmaktan sakinmasidir. Bu da
günah islemekten vazgeçerek, islenmis günahlardan tevbe ederek, ibadet ederek ve
ibadet ederken sirf Allah (C.C) rizasini gözeterek olur.
Baskasina karsi merhametli olmak da . Islâm'in tesbit ettigi kul haklarina ve
canlilara hürmet — riâyet, baskalarina zarar vermemektir.
Nitekim Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Müslüman eli ile ve dili ile baskalarina zarar vermeyen, hayvanlara merhamet
ederek onlari güçleri disinda kalan is ve yüklere kosmayandir."
Peygamber'imiz, (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Adamin biri, bir gün yolda giderken susuzluktan yanacak gibi olur, bir kuyu
bulur, basamaklarindan inerek suyun yanina ulasir, kana kana içerek yukari çikar.
Bu orada gözüne susuzluktan dili sarkmis bir köpek ilisir, içinden (bu zavalli
köpek, az önce benim oldugum gibi siddetli bir susuzluk çekiyor) der. Yeniden
kuyuya iner, ayakkabisina su doldurur ve köpege bu suyu verir, hayvanin
susuzlugunu giderir. Adamin hareketi Allah (C.C)'in hosuna gider, karsilik
olarak onun günahlarini afveder."
Dinleyen sahabiler, Peygamber (S.A.S.)'imize «Hayvanlardan dolayi da ecir
kazanabilir miyiz?» diye sordular. Peygamber (S.A.S.)'imiz «Her cigeri kurumamis
(canli) varlik sayesinde ecir kazanilir.»
Enes bin Mâlik (R.A.) buyurur; «Bir gece Hz. Ömer (R.A.) dolasirken bir kösede
konaklamis yolcu kafilesine rastlar, onlara hirsizlik yapilmasindcn korkar.
Hemen Abdullah Ibni Avf'a (R.A.) varir. Abdullah. Hz. Ömer'e: «Yâ Emirel -
mü'minîn! Gecenin bu saatindeki ziyaretinin sebebi nedir?» diye sorar.
Hz. Ömer «Yolda gezinirken bir yolcu kaafilesine rastladim, bir kösede
konaklamislar. Içimden «Bunlar simdi uykuya dalinca, hirsiz baskinina
ugrayabilirler» dedim. Gel, ikimiz onlara bekçilik edelim» diye cvap verir.
Böylece ikisi birlikte yola çikarlar, kafileye yakin bir yerde yere cömelerek
sabaha kadar yolculara bekçi olurlar. Tan yeri agarmca Hz. Ömer (R.A)«Ey
yolcular, haydin namaza» diye seslenir. Bunun üzerine yolcularda kipirdamalar
baslayinca. Hz. Ömer (R.A)´de oradan ayrilir.»
Bize düsen, sahabîlerin (Allah (C.C)onlardan razi olsun) yolundan ayrilmamaktir.
Allah (C.C) onlari «birbirlerine karsi merhametli» diye övmüstür. Onlar hem
müslümanlara, hem de bütün canlilara karsi, hattâ müslüman olmayan azinliklara
karsi merhametli idiler.
Bildirildigine göre, bir gün Hz. Ömer (R.A) kapi kapi dolanarak dilenen yasli
bir gayri müsiim ile karsilasinca der ki. «Sana karsi haksizlik ettik,
gençliginde senden «cizye» aldik, simdi ise seni perisan birakdik.»
Arkasindan da, adamin ölünceye kadarki geçiminin «beytülmabden karsilanmasini
emreder.
Hz. Ali. (kerramellahu vechehu) buyurur ki: «Bir sabah erken saatlerde Hz. Ömer
(R.A)'i deve üzerinde bir vadide yol alirken gördüm. O'na «Ey mü'minlerin emiri,
nereye gidiyorsun?» diye sordum. «Zekât gelirlerinden bir deve kaybolmus da onu
ariyorum» diye cevap verdi. Kendisine «Senden sonra gelecek olan Halifelerin
canina okudun» diye takildim.
Bana söyle cevap verdi. «Ey Hasan'in babasi, beni kinama. Hz. Muhammed'i
(S.A.S.) peygamber olarak gönderene (Allah (C.C)'a) yemin ederim ki. Firat nehri
kenarinda bir kuzu kaybolsa. Kiyamet günü hesabi Ömer'den sorulur. Çünki ne
müslümanlari perisan eden devlet baskanma ve ne de mü'minierin yüreklerine korku
salan fasik idareciye itaat yoktur.»
Hz.Hasan'in (R.A.) bildirdigine göre. Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Ümmetimin seçkinleri, çok oruç tuttuktan icin ve cok namaz kildiktan için degil,
herkese karsi temiz kalbli, cömert ve merhametü davranmatan sayesinde Cennet'e
girerler."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Merhametlileri, Rahman olan Allah (C.C) esirger. Yeryüzündekilere karsi
merhametli davraniniz ki, gökte olan da sizi esirgesin."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Baskalarina karsi merhametli davranmayanlar, esirgenmez. Baskalarinin
kusurlarini bagislamayanlarin günahlari afvedilmez."
Mâlik lbni Enes'den (R.A.) rivayet edildigine göre, Peygamrber'imiz (S.A.S.)
söyle buyuruyor:
"Yâ Enes, su dört sey müslümanlarin senin üzerindeki haklarindandir:
1) Iyilerini destekleyeceksin. 2)
Günahkârlari için Allah (C.C)'dan afv dileyeceksin.
3) Hastalarini ziyaret edeceksin.
4) Tevbekarlarina sev´gi göstereceksin.»
Bildirildigine göre. bir gün Hz. Mûsâ (A.S.) Allah (C.C)'a. «Yâ Rabb'i! Beni ne
yüzden kendine safi yaptin?» diye sorar. Ulu Allah (C.C) da «Yaratiklarima karsi
merhametli davrandigin için» diye cevcp verir.
Anlatildigina göre, sahabilerden Ebu'd - Derda (R.A.) çocuklarin arkasindan
gider ve yakaladiktan serçeleri onlardan satin atarak «Haydi gidin» diyerek
saliverirdi.
Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Birbirlerine merhametli davranmakta, sevismekte ve aralarinda
yakin münasebetler yürütmekte mü'minler, bir yeri sancidigi zaman geriye kalan
kisminin atesi çikan ve uykusu kaçan canli bir vücûd gibidir."
Büyük bir kitlik yilinda. Israilogullarindan bir abid, yoida yürürken bir kum
yiginina rastlar, o anda içinden «Keski, su kum yigini un olsaydi da
Israiiogullarinin karnini doyursaydim» diye geçirir. Bunun üzerine yüce Allah
(C.C), Israilogullarin o günkü peygamberine bildirir ki:
falana söyle «O kum yigini un olsaydi da halkin karnini doyursaydin elde
edecegin sevabi ulu Allah (C.C) senin amel defterine yazmistir.»
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyîe buyuruyor:
"Mü'minin niyyeti; emelinden daha hayirlidir."
Hikâye ederler ki: Hz. Isâ (A.S.) bir gün yolda IbLis ile karsilasir, bir elinde
bal, digerinde kül vardir. Hz. isâ (A.S.) ona «Ey Allah (C.C)'in düsmani, bu bal
ile külü ne yapacaksin?» diye sorar. Iblis söyle cevap verir: «Bali
dedikoducularin agzina çaliyorum ki, hic dilleri takilmadan dedikodunun doruguna
ulassinlar. Külü ise baskalari onlara hor gözle baksin diye yetimlerin yüzlerine
serpiyorum."
Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) söyîe buyuruyor:
"Yetim, tokatlandigi zaman aglayinca onun sesindir. «Rahmân'in
Arsi» sarsilir ve ulu Allah (C.C) meleklerine söyle buyurur: «Ey meleklerim!
Ana - babasini toprak altinda gizledigim su yavruyu kim aglatiyor?"
Yine Peygamber'imiz (S.AS.) söyie buyuruyor:
"Kim bir yetimi yedirir, içirir, barindirirsa: ulu Allah (C.C) onu kesinlikle
Cennete koyar."
«Ravzat'ül - Ulema» adli eserde bildirildigine göre:
Hz.Ibrahim (A.S.) yemek yiyecegi zaman bir mil yürüyerek, birlikte yiyecegi
birini arardi.
Bir gün Hz. Ali (kerramelîahu vechehu) aglamis. «Niye agliyorsun?» diye
sorarlar, O söyle cevap verir; «Yedi gündür evime misafir gelmiyor, ulu Allah
(C.C) beni gözden düsürdü diye korkuyorum.»
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Yalnizca Allah (C.C) Rizasini dileyerek, kim bir acin karnini doyurursa Cennete
girmesi kuvvetle umulur. Buna karsilik, kim bir aca yemek vermekten kaçinirsa,
ulu Allah (C.C) da Kiyamet günü, onu faziletlerinden mahrum tutar ve cehennem
azabina çarptirir.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Cömert, Allah (C.C)'a, Cennete ve insanlara yakin. Cehenneme uzaktir. Buna
karsilik cimri ise Allah (C.C)'a, Cennete ve insanlara uzak, Cehenneme
yakindir."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Câhil, fakat cömert bir mümin: Allah (C.C) katinda ibadete devamli fakat cimri
bir mü'minden daha sevimlidir."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyurur:
"Kiyamet Günü su dört kimse hesaplasmasiz olarak Cennet'e girer:
1 — ilmi ile amel eden âlim.
2 — Hacca varip döndükten sonra ölünceye kadar onun bununla didismeyen ve günah
islemekten titizlikle kaçinan kimse.
3 — Isiâmiyetin nüfuzunu artirmak için savas alaninda can veren sehid.
4 — Helâl yollardan kazandigi maldan, gösterise kapilmaksizin Allah (C.C)
yolunda bagista bulunan cömert kimse.
Bu dört kimse Kiyamet günü «Sen mi daha önce gireceksin, yoksa ben mi? diye
Cennet kapisinda tartisacaklardir."
Ibni Abbas'dan (R.A.) rivayet edildigine göre, Peygamber (S.A.V)'imiz söyle
buyuruyor:
"Ulu Allah (C.C)'in öyle kullari vardir ki, halka fayda versinler diye, Allah
(C.C) onlarin eline varlik verir. Bu kimseler halki ni'metlendirmekten
kaçindiklari takdirde, Allah (C.C) ellerindeki varligi alarak, baskalarina
verir."
Yine Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:
"Cömertlik, dallaRI yeryüzüne sarkmIs bir Cennet agacidir, bu dallardan birine
tutunan kimse, onun rehberliginde Cennet'e varir."
Sahâbîlerden Câbir (R.A.) den rivayet edildigine göre, Peygamber'imize (S.A.S.)
«En faziletli amel hangisidir?» diye sorarlar. Peygamber (S.A.V)'imiz: «Sabir ve
câmertlik» diye cevap verir.
Mikdam Ibni Süreyh (rahimehullah) bildiriyor, o babasindan, babasi da dedesinden
duymus, dedesi demis ki: "Ben Peygamber (S.A.V)'imize" «Yâ Rasûlallah! Bana
Cennet'e girmeme vesile olacak bir emel söyle» dedim. Peygamber (S.A.V)´imiz
bana söyle cevap verdi; "Yemek yedirmek, selâm vermek ve tatli dilli olmak afva
ugramayi icâb ettirir..."
İslami Okul Okulların En Önemlisi