Muhtelif - 64. Sayfa - Kalplerinkesfi
Yetimlere İyilik Etmek ve Zulümden Kaçınmak
Buhari'nin
rivayetine göre: Peygamber'imiz (S.A.S.) sahadet parmagi ile orta parmagini
ayirip göstererek:
«Ben ve yetimin bakimini üzerine alan kimse, bu sekilde cennette birlikteyiz»
diye buyurmustur.
Müslim'in ayni konudaki rivayetine göre. Peygamber (S.A.S.)'imiz sehâdet parmagi
ile orta parmagini birarada göstererek:
«Gerek kendisinin gerek baskasinin olsun bir yetimin gözetimini üzerine alan
kimse, benimle birlikte su sekilde cennettedir» diye buyurmustur.
Bezzar'in ayni konudaki rivayetine göre de Peygamber (S.A.V)'imiz:
«iki parmagini birlestirerek yakini olsun - olmasin, bir yetimin bakimini üstüne
alan kimseyle ben, su iki parmagim gibi cennetteyiz.» diye buyurmustur. "Üc kiz
çocugunun bakimina kosan kimse de cennettedir, ona oruclu - namazli bir
mücâhidin mükâfati verilir." buyurmustur.
Ibni Mâce'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Üç yetime et uzatan kimse gecesini namaz kilarak, gündüzünü oruç tutarak
geçiren ve gece - gündüz kiliçla Allâh (C.C) yolunda cihâd eden kimse gibidir,
su iki parmagim nasil birbirine esse, ben ile o kimse de o sekilde cennette
kardesiz."
(Burada sahadet parmagi ile orta parmagini birbirine yapistirmistir.)
Tirmizî'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kim yetim bir müslüman çocugunu elinden tutarak bakimini üzerine alirsa,
afvedilmesi mümkün olmayan bir günah islemedikçe cennete girmesi kesindir.»
Ibni Mâce'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— En hayirli müslüman evi, içinde bulunan yetime iyi davranilan
evdir. En fena müslüman evi de içinde bulunan yetime hor davranilan
evdir.»
Ebu Ya'lâ'ya göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Cennetin kapisini ilk açacak olan benim. Fakat o sirada önümden geçmek üzere
olan bir kadina rastlarim, ona «Sana ne oluyor, kimsin sen» diye sorarim, bana
«Ben, mes'ûliyyeti altinda bulunan yetime iyi bakan bir kadinim» diye cevap
verir.
Taberani'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Beni hak üzere peygamber gönderen Allâh (C.C)'a yemin ederek söylüyorum ki,
yetime aciyip ona karsi tatli dil kullanana, düsküne merhamet edene ve Allâh
(C.C)'in kendisine verdigi ile komsusuna karsi çalim satmayana, Allâh (C.C)
Kiyamet Günü azab çektirmez.»
Ahmed Ibni Hambel'e göre Peygamber'imiz {S.A.S} buyuruyor ki:
«— Kim, sirf Allâh (C.C) Rizasi için bir yetimin basini oksarsa Allâh (C.C) ona
elini üzerinde gezdirdigi, saçlarin sayisi kadar sevap yazar. Yaninda barinan
yetim bir erkek veya kiz çocuguna iyilik eden ile ben, su iki parmagim gibi
cennette birlikte oluruz.»
Hakim'in dogruladigina göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
c— Kim, sirf Allâh (C.C) Rizasi için bir yetimin basini oksarda Allâh (C.C) ona
elini üzerinde gezdirdigi, saçlarin sayisi kadar sevap yazar. Yaninda barinan
yetim bîr erkek veya kiz çocuguna iyilik eden ile ben, su iki parmagim gibi
cennette birlikte oluruz.»
Hakim'in dogruladigina göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Ulu Allâh (C.C) Hz. Yakub (A.S)'a kör olusunun, kambur olusunun ve Hz. Yûsuf
(A.S)'a kardeslerinin çektirdikleri acilarin sebebi sudur. Hz. Yakup (A.S) ve
ailesi koyun kesip yedikleri bir gün kapisina gelen fakir oruçlu ve karni aç bir
yetime yiyecek vermemislerdi, sonra Allâh (C.C) ona bildirdi ki kendisi insanlar
arasinda en çok yetime yemek yapip yoksullari evine çagirmasini emretti, o da
Allâh (C.C)'in emrini yerine getirdi.»
Ebu Hureyre 'nin rivayet ettigine göre. Peygamber'imiz buyuruyor ki:
"Dul ve yetîmlerin yardimina kosan kimse Allah (C.C) yolunda mücâhid
gibidir."
(Ebu Hureyre der ki, «Peygamber'imizin: "... Hiç ara vermeden
gecelerini namaz kilarak geçiren ve hiç bozmadan her gün oruç tutan gibi»
buyurdugunu saniyorum."
Ibni Mâce'ye göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor kî:
«— Dul ve yetimlere elini uzatan kimse, Allah (C.C) Yolunda cihâd eden ve
gecelerini namaz kilarak ve gündüzlerini oruç tutArak geçiren kimse gibidir.»
Eski büyüklerden biri der ki. «Ben önceleri içkici, günaha düskün biri îdim. Bir
gün bir yetim ile karsilastim, ona evlâda davranilir gibi, hattâ daha yakin
davranarak iyilik ettim. O gece uykuya yatinca rüyamda zebanilerin beni sert
biçimde yakalayip cehenneme dogru götürdüklerini gördüm, bir de baktim ki iyilik
ettigim yetim yolumuzu keserek beni götürmekte olan zebanilere O'nu birakin,
onun hakkinda Rabb'ime müracaat edecegim» dedi
Zebaniler çocugun dediklerine aldiris etmek istemediler. Fakat o sirada «Onu
saliverin. Biz onu kendisine yapilan iyilige karsilik olarak yetime bagisladik»
diye bir ses geldi. Böylece uyandim ve o günden sonra yetimlere iyilik etmeye
deha fazîa önem verdim.
Anlatildigina göre zengin Alevilerden biri ölür ve geride Alevî bir kadindan
dogma birkaç kiz çocugu kalir. Bir müddet sonra iyice fakir düserler, bu yüzden
çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarindan göçerler. Yolda bakimsiz
bir mescide siginirlar.
Dul kadin, çocuklarini burada birakip yiyecek bir sey bulmaya cikar. Sehrin
müslümen ileri gelenine basvurur. Durumunu anlatir, fakat adam «Durumunu mutlaka
delillendirmem gerekir» diyerek kadini eli bos çevirir.
Kadin arkasindan bir mecûsîye vararak durumunu anlatir, adam kadina inanir ve
bir kadin göndererek yetim yavrulari ile o kadinin evine getirtir, onlara gayet
iyi bakar.
Gece yarisi olunca sehrin müslüman ileri geleni rüyasinda Kiyamet koptugunu
görür. Peygamber'imiz basi üzerinde «hamd sancagi» tasiyan ulu bir kösktür,
karsisinda duruyor.
Adam Peygamberimize «Su kösk kimin içindir, yâ Rasûlellah » diye sorar.
Peygamber'imiz : «Bir müslümanindir» diye cevap verir. Adam «ya Rasûlellah , ben
tevhid akidesinden hic ayrilmamis bir müslümanim» der. Peygamber'imiz ona «Buna
dâir bana delil getir» der. adam sasakalir. Peygamber'imiz ona yetim anasi Alevi
kadinin durumunu hatirlatir, adam bu sirada üzüntü ve pismanlik içinde uyanir.
Derhal kadinin pesine düser, siki bir arastirmadan sonra bilen birinin
kilavuzlugu ile kadini mecüsinin evinde bulur, onu alip evine götürmek ister,
fakat «Onlar sayesinde evime bereket geldi» diyerek mecûsî reddeder. Adam
mecûsiye «Yüz dinar vereyim de onlari bana teslim et» der, mecûsî yine reddeder.
Bu sefer misafirleri mecûsiden zorla almaya kalkisinca mecûsî ona der ki. «Senin
pesinden kostugun seye ben senden daha lâyikim, rüyanda gördügün kösk benim için
yaratilmistir. Sen bana karsi «müslümanim» diye mi üstünlük tasliyorsun? Allah
(C.C) adina yemin ederim ki, ben ve ev halkim, bir dul kadin vasitasi iie
müslüman oiduk da ondan sonra yattik. Senin gördügün rüyanin aynisini ben de
gördüm. Peygamberiniz bana «Dul kadin ile yetim kizlar yaninda mi?» diye sordu.
«Evet» dedim. Bunun üzerine Peygaamber'imiz «O halde bu kösk senin ve ev
halkinindir» dedi.
Aldigi bu son cevab üzerine, sehrin ileri gelen mûslümani, ancak Allâh (C.C)'in
bildigi büyük bir üzüntü ve pismanlik içinde eski mecüsinin yanindan ayrildi.
İslami Okul Okulların En Önemlisi