Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Beşer ve İnsan - İslami Bilgiler - Allah - 100. Sayfa

Beşer ve İnsan:

 

Derece derece yükselen varlık merdiveninin tepe noktasında biz insanlar bulunuyoruz. Bizi, en yakın varlık komşumuz olan hayvandan ayıran en önemli farkımız, kendimizin, çevremizdekilerin, dünyanın ve zamanın farkında oluşumuz. Bir ışık gibi hali, geçmişi ve geleceği aydınlatan şuurumuz... Nasıl ve niçin, diye soran, öğrenen, öğrendikleriyle yetinmeyen, sürekli anlam arayışlarıyla hayatını zenginleştiren aklımız...

Hayvanların kendi aralarında önemli sayılabilecek bir derece ve kademe farkından söz etmek mümkün değilken, insanların birbirinden farkı o kadar büyük ki, tasviri bile imkansız görünüyor. Bir güvercin hemen yanıbaşındaki bir başka güvercinden pek de farklı değil, ama iki insan karakter, ahlak, bilgi, şuur ve zeka bakımından tamamen farklı.

İnsanın hayvandan ayrıldığı noktayı esas alarak nereye varabiliriz? Her şeyden önce şu tesbiti yapabiliriz: Biz, ancak nasıl ve niçin, diye sordukça, bilgimizi artırdıkça, şuurumuzu geliştirdikçe insanlık merdiveninin daha yukarıdaki basamaklarına tırmanabiliriz. Bunun adı düşünmektir, akıl yürütmektir, incelemektir, araştırmaktır ve daha özel bir tabir kullanırsak, "tefekkür" etmektir. İnsan düşündükçe insanlaşır, şuuru uyandıkça yükselir ve hayvaniyetten uzaklaşır. 

Bu bağlamda daha esaslı bir tesbit de yapabiliriz: "insanlık" kazanılır, o bir gayretin sonucudur, ancak arayanların bulabildiği bir değerdir. Ekzistansiyalist felsefecilerin bu hakikatın bir ucunu yakaladıklarını sanıyorum. Onlar, "bütün varlıkların özü biçimiyle birlikle var olur, ama insanda biçim özden önce gelir, birer nüve halinde bulunan insanlık cevheri sonradan kazanılır," demekle mühim bir gerçeği dile getiriyorlar. Bebek, dünyaya geldiği zaman sadece "beşer"dir, zamanla, bilgi ve terbiye ile, emek ve gayret sonucu "insan" olur. Beşer kalıptır, insan muhtevâ. [1]


 

[1] Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.