Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kitaplıktaki Kedi - Allah - 101. Sayfa

Kitaplıktaki Kedi:

 

Bilim adamları ve felsefeciler de inceler, araştırır ve düşünürler, fakat onlar, sınırlı bir anlam dünyasının dışına asla çıkamazlar. Zaman zaman o sınıra kadar geldikleri olur, ama ne yazık ki, daha ötesine bir türlü geçemez, gerçeklerin köklerine inemezler. Bu soyut fikri şu örnekle biraz açıklayabileceğimi sanıyorum:

Büyük bir binanın içinde yaşayan ve bütün varlıkları o binadakilerden ibaret sanan bir adam düşünelim. Bu adam gayet zeki, akıllı ve şuurlu biri olsun ve durmaksızın "nasıl ve niçin" diye sorsun, bütün gayretiyle incelemeler ve araştırmalar yapsın. Bütün bu gayretlerinin sonunda varabileceği nokta, binanın varlık sınırı olacak, o adam içerideki bütün eşyaları tanıdığı, bildiği, her noktayı iyice tanımladığı halde asla dış alemi bilemeyecek, hatta bir dış alemin olduğundan bile habersiz yaşayacaktır. Bilgisi ne kadar fazla olursa olsun, dış alemin varlığından haberi olana, o alemin önemli özelliklerini sığ bir biçimde de olsa bilen birine göre son derece eksik ve kusurlu bir bilgiye sahip olabilecektir.

O adam, insafla düşünüp, varlıkların sadece bu binadakilerden ibaret olamayacağı hakikatını sezerse bir derece ilerleme kaydeder, ama yine de bilgisi noksan olur. Çünkü, sınır ötesi hakkındaki malumatı sadece zan ve tahminden ibaret olacaktır.

Fakat ne zaman ki, biri çıkar, o binanın bir yerinden pencereler açarsa, içeriye güneşin nuru girerse ve bu nur onun aklını da nurlandırırsa, o zeki adam birdenbire uyanıp, gerçeği kavrayabilir, en azından kendi bildiği dünyanın dışında başka bir dünyanın da bulunduğunu anlar. O aydınlık, o nur adamın uyanışına vesile olabilir. İşte, şu görünen âlem o bina gibidir.

Vahiy nurundan nasibi olmayan ve sadece kendi aklına güvenerek sorularına cevap arayan bilim ve fikir adamlarının misali, o binadaki zeki adama benzer. Günümüzün bilim adamları ve filozofları ne kadar malumat sahibi olurlarsa olsunlar, marifetleri şu görünen alemle sınırlı kalmaya mahkûmdur.

William James de buna benzer sözler söylüyor. Pragmatizmin ünlü filozofu, bu alemin sırrını mücerret akılla çözmek isterken aczini anlar, insanın bu derin sırları kendi başına asla çözemeyeceğini itiraf eder. Evrende insan kütüphanedeki kedi gibidir, der.  James bu gerçeği kavrar kavramasına ya, daha ileriye gidip de vahiy nurundan istifadeye yanaşmaz, eşikten öteye atlayamayanlardan biri olur ve öylece kilitlenir kalır. [1]


 

[1] Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.