Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 109. Sayfa - Allah

1) Âdetullah:

 

Allah'ın kanunu, sünneti demektir. Âdet, geri dönmek mânâsına olan Avd'dan isimdir. Aslı avdettir. Aynı zamanda âdet; İsti'mâlin eş anlamlısıdır. Âdet, Kur'an-ı Kerim'de "Sünnet" lâfzı ile teblîğ buyurulmuş ve müfessirler tarafından düstûr, kanun diye izah edilmiştir. Kur'an-ı Kerim'in Ahzâb, Fâtır, Fetih gibi birçok sûrelerinde âdet, hep sünnet lâfzıyla tabir buyurulup, bütün bunlarda Allah'ın âdetlerinden, kanunlarından sözedilmiş ve Âdetullah'ın değişmesinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Âdetullah ile ilgili âyetlerin çoğunda, bilhassa geçmiş ümmetlerin müşriklerine, dünyevî ve uhrevî cezâ tâyininde cârî bulunan İlâhî kanun tebliğ edilmiştir.[1]

Âdet; selim tabiatlarda makbul olup, devamlı yapılan işlerde insanların içinde istikrar bulmuş hususlardan ibârettir. İlâhî âdetler, kevnî ve İlâhî sünnetlerdir. Tabiat kanunları Âdetullahtır. Kevnî sünnetler, Allah'ın genel hikmeti gereği değişmez.[2] Şu kadar ki bazı kere özel tercih hikmeti gereği Cenâb-ı Allah sebebi veya tesiri yok eder. Sebepsiz veya alışılmamış sebeplerle dilediğini yaratır; böylece âdât-ı İlâhiyye hâricinde hârikulâde olaylar yaratır. Kevnî sünnetlerin veya tabiat kanunlarının koyucusu olan mutlak yaratıcı, hârikulâdeye has olan birtakım kanunlar koymaktadır. İşte o kanunlara göre, bazen insanlar aracılığıyla birtakım harikulâde olaylar meydana gelebilir.

Cenâb-ı Hak, Kur'ân-ı Kerim'de Âdetullah'ı ve hikmetlerini zikrederek Müslümanlara, daha önce bilmedikleri her şeyin varlığını bildirdi ve kendisinin yaratıklar üzerinde kanunları olduğunu haber verdi. Bu gerçekten hareketle, bu sünnetleri bir ibret ve nasihat olmak üzere en güzel bir şekilde "Allah'ın Sünnetleri İlmi" diye bir ilim dalında toplayıp incelemek mümkündür. Bilindiği üzere Allah Teâlâ, bazı âyetlerde kanunlarını açıkça göstermiştir. Bazen sebebi bir âyette, onun sonucunu da diğer bir âyette zikretmiştir. O, geçmiş milletlerin haberlerini zikrederken genellikle âdetini zımnen göstermiştir. Âdetullah'ı izah eden âyetlerden bazısı şunlardır:

"Biz bir Rasul göndermedikçe, hiçbir kimseye azap edecek değiliz." (İsrâ: 17/15)

"Allah, bir topluma verdiği nimeti, onlar kendilerinin (iyi) hâlini (fenalığa) çevirmedikçe bozmaz." (Ra'd: 13/11)

Bunlardan başka, Allah'ın, peygamberlerini fertlere değil, toplumlara gönderdiğini[3], cihada icâbet etmeyen bir kavmin yerine başka bir kavmi getireceğini[4], servetin sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir şey olmaması için zekât ve sadakaların yanı sıra, ganimetlerden fakirlere daha fazla pay verilmesini[5] belirten âyetler Âdetullah'ı ifâde eden hükümlerdir.[6]

 


 

[1] bk. Enfâl: 8/38; İsrâ: 17/76-77; Fâtır: 35/42-43.

[2] Fetih: 48/23.

[3] Hûd: 11/25.

[4] Tevbe: 9/38-39.

[5] Haşr: 59/7.

[6]  Bkz. Sünnetullah maddesi, İlâhî Kanun maddesi. Hasan Fehmi Kumanlıoğlu, Şamil İslâm Ansiklopedisi: 1/40-41.