Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 185. Sayfa - Allah

2- Gayr-i Âdi Mümkin:

 

Tabiat kanunlarına (Allah'ın normal eşya ve olaylardaki sünnetine) aykırı olarak nâdiren vukua gelen mümkinlerdir. Mûcize ve kerâmetler gibi.

Her mümkin olân şeyi -ne kadar büyük, yapılışı ince ve kompleks de olsa- Allah Teâla yaratmaya kadirdir. Yüce Allah, gönderdiği peygamberlerinin elinde -onların elçileri olduğuna delâlet etmek üzere- tabiata koyduğu kanunlarını bir an için değiştirerek alâmetler (mûcizeler) de yaratmıştır.

Bütün bunların dışında Kur'ân-ı Kerim'de Cenâb-ı Allah'ın birçok sünneti zikredilmiştir.

"Onun yanında her şey bir ölçü iledir" (Ra'd: 13/8);

"Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez" (Ra'd: 13/11);

"Senden önce hiç bir insana ebedî yaşama vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedî mi kalacaklar? Her nefis ölümü tadacaktır... ve sonunda bize döndürüleceksiniz." (Enbiyâ: 21/34-35);

"Senden önce de şehirler halkından yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka elçi göndermedik." (Yusuf: 12/109);

"Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzün önüne geçebilir. Hepsi bir yörüngede yüzmektedirler" (Yâsin: 36/40);

Kullarım sana Benden sorarlarsa, Ben onlara yakınım. Duâ eden Bana duâ ettiği zaman onun duâsına karşılık veririm." (Bakara, 2/186);

"Tevbe edip durumlarını düzeltenleri, gerçeği açıklayanları bağışlarım; çünkü Ben tevbeyi çok kabul edenim, çok merhamet edenim." (Bakara: 2/160);

"Siz şükreder, iman ederseniz Allah size azab edip ne yapacak! Allah şükrün karşılığını veren, (her şeyi) bilendir" (Nisâ: 4/147);

"Yoksa siz sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki; nihâyet Peygamber ve onunla birlikte iman edenler 'Allah'ın yardımı ne zaman?' diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı yakındır." (Bakara: 2/214);

"Biz bir peygamber göndermedikçe hiçbir kimseye azab edecek değiliz.” (İsrâ: 17/11);

"Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı; sonra bir koruyucu da bir yardımcı da bulamazlardı. Bu, Allah'ın öteden beri süregelen yasasıdır; Allah'ın yasasında (sünnetullah'ta) bir değişiklik bulamazsın" (Fetih: 48/22-23).

Bunların dışında Kur'ân-ı Kerim'in birçok yerinde Allah'ın daha başka İlâhî kanunları haber verilmektedir. Orucun, namazın, cihadın sadece Hz. Muhammed ümmetine değil, daha önceki ümmetlere de farz kılınan ibâdetler olduğu[1]; cihada çıkmayan bir toplumun yerine başka bir topluluğu getireceği[2]; eğer iman ettiğini iddiâ edenler peygambere yardım etmezse Allah'ın ona (o peygambere) yardım edeceği[3] Allah'ın değişmeyen kurallarıdır.[4]


 

[1] Bakara: 2/83, 183, 246.

[2] Tevbe: 9/39.

[3] Tevbe: 9/40.

[4] bkz. Âdetullah. Muhiddin Bağçeci, Şamil İslâm Ansiklopedisi: 5/463-465.