Muhtelif - 64. Sayfa - Allah
b- Teşriî irâde:
Bu, Allah'ın muhabbet ve rızası demektir. Bu manada Allah'ın irade etmiş olduğu şeyin meydana gelmesi vacip değildir.
"Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez." (el-Bakara: 2/185) ayeti bu türdendir.
Allah Teâla, bu manadaki iradesini ilâhi bir lutfu olarak kullarının iradesine bağlamıştır. Kul neyi dilerse Allah onu irâde edip kulun isteğine uygun olarak yaratır. Kul da yaptığı şeyleri kendi hür iradesiyle yaptığı için sorumlu olur.
Allah Teâlâ, kulun isteğine ve çalışmasına göre hayrı da irade eder, şerri de. Fakat hayra rızası var iken; şerre rızası yoktur.[1]
İrâde: Arapça bir sözcüktür ve dilemek demektir. Ancak Allah Teâlâ'nın dilemesi bizimkine benzemez; Kesintili, kopuk, belirsiz ve sınırlı değildir. Bilakis O'nun Zâtı gibi irâdesi de ezelî, ebedî, kesin, bilinçli ve tercihlidir. O, Hepdileyicidir. O'nun dilemesi kendisine yaraşır bir yücelikle, süreklilik ve sonsuzlukla olur ve kuşatıcıdır. Bu nedenle hayır ve şer, iyi ve kötü ne varsa O'nun dilemesi ile meydana gelir. Eşya ve olayların, yaratılmasındaki düzen ve disiplin ile aralarındaki çok ince hesaplara dayanan ilintiler, ilişkiler, etkileşim ve tepkileşimler Allah Teâlâ'nın, (bu bilinçli ve tercihli) hepdileme sıfatını açıkça kanıtlamaktadır.
Allah Teâlâ'nın dilemesi iki şekilde tecelli eder. Bunlardan biri, Yaratma irâdesi, diğeri ise yasama irâdesidir. Bunları şu şekilde açıklamak mümkündür:
[1] Nureddin es-Sâbûnî, Maturidiyye Akaidi, terc. Bekir Topaloğlu, s. 105, 106; H. Fehmi Kumanlıoğlu, Şamil İslam Ansiklopedisi: 3/172.
İslami Okul Okulların En Önemlisi