Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 86. Sayfa - Allah

2) Darwinizm

 

Darwinizm: Darvincilik; yani, "bütün canlılar evrim sonucu oluşmuştur, bugünkü durum doğal bir ayıklanmanın sonucudur, insan da bu süreçte maymun türünün evrimiyle ortaya çıkmıştır," tezini ileri süren kuram.

Darvinizme, bir felsefî akım denilemez. Teori, maddeci felsefeler tarafından ısrarla savunulduğu için, felsefî bir nitelik kazanmıştır. Maddeciler, hayatı ve türleri evrimle açıklamaya çalışırlar. Maddecilikle evrimcilik bir tende iki can gibidirler. Oysa, evrim teorisi ortaya atıldıktan sonra köprünün altından çok sular aktı. Bu fikrin imkânsızlığını sağlam delillerle ispat eden nice incelemeler yapıldı, kitaplar yazıldı. Biz, konunun ayrıntılarını bu tür eserlere bırakıp, sadece bazı esaslara işaret edeceğiz:

"Bilim", elimizden tutup, bizi evvel zamanlara götürüyor ve diyor ki: "Dünyamız güneşten kopan bir ateş parçasıydı. Ne toprağı vardı, ne suyu. Bitkilerin, hayvanların ve insanların sözü bile edilmiyordu. Çünkü hayat yoktu.  Canlı varlıklar sonradan ortaya çıktı da, yeryüzü şenlendi..." Pastör, deneylerle ispat etti ki, canlıların, kendi hâline bırakılan cansızlardan oluşması imkânsızdır. Öyleyse canlılar, bir dış müdâhale ile yaratıldılar. Işığı veren ışıklı olduğu gibi, hayatı yaratan da elbette diridir ve hayat vermeye muktedirdir.

Ceylan, koyun, gül, akasya, güvercin, balina, at, bezelye, insan... Yüzbinlerce tür. Hepsi sonradan var oldu. Darvin, türlerin birbirinden oluştuğunu iddia eder. Güya, cansız maddelerden tesadüfen tek hücreli canlılar ortaya çıkmış. Sonra tesadüfen karmaşık yapılı canlılar meydana gelmiş. insan da yine tesadüfen maymundan dönüşmüş. Yani biz, tesadüfen var olmuşuz ve tesadüfen yaşıyormuşuz!

Darvin, örnek de veriyor. Kıravatlı güvercinlerle kalın boyunlu güvercinler eşleştirilirse ara tipler elde edilirmiş. Şu hâlde, mevcut türlerden yeni türlerin elde edilmesi mümkünmüş. Ne büyük delil! Düşünmüyor ki, güvercin kalın boyunlu da olsa, kıravatlı da olsa güvercindir ve aynı türe mensuptur. Irklar arasındaki ıslah çalışmaları, türler için geçerli değildir.

Biyoloji ilminin temel taşlarından biri olan bilim adamı Mendel, yaptığı deneyler sonucunda şu gerçeği ortaya koydu: Bir türün, başka bir türü meydana getirmesi imkânsızdır. iki ayrı türün birleşmesiyle ortaya çıkan canlının nesli devam etmez. Bunun en güzel örneği, eşekle atın ortak ürünü olan katırdır. Katırda üreme özelliği yoktur. Mendel, görüşlerini ispat etti ve tesbitleri biyolojinin temel kanunları hâlini aldı.

Evrimciler, çevrenin tesiriyle türlerin değiştiğini, yeni türlerin oluştuğunu söylediler. Onlara cevap verildi: Çevrenin etkisiyle olan değişmeler kalıcı değildir. Daha sonraki nesillere geçmez. İşte ispatı: Müslümanlar, asırlardır sünnet oluyorlar, ama bebekler hep sünnetsiz doğuyor. Deneyler de yapıldı. Farelerin kuyrukları kesildi. Kuyruksuz fareler eşleştirildi. Yeni doğan yavruların kuyruklu olduğu görüldü. Aynı deney defalarca tekrarlandı, fakat sonuç değişmedi.

Darvinciler, maymunla insan arasında bir "geçit formu" bulmak için de çok uğraştılar. Nice mağaralar kazıp, bataklıklar karıştırdılar, ama nâfile. Her defasında elleri ümitsizce yanlarına düştü. Bütün araştırmalar teorilerinin aksini gösteriyordu. Tek çare kalmıştı: Sahtekârlık! Onu da yaptılar. Maymun kemikleriyle insan kemiklerini  birbirine ustaca tutturup, işte "ara tip" dediler. Lâkin mumları yatsıya kadar bile yanmadı. "Bilimsel" sahtekârlıkları kısa zamanda anlaşıldı, maskeleri düşürüldü. Nihâyet, fen mahkemesi Darvinizmin idamına ve evrim teorisinin iptâline karar verdi.

Sonuç: Her türün bir "evvel babası" vardır. Türler, şimdi nasılsalar ilk yaratılışlarında da öyleydiler. Uzun zamanda evrim geçirerek değil, bir anda yaratıldılar. İnsan, maymundan bozma bir ucûbe değildir. Hz. Âdem (a.s.), hem mükemmel bir insandı, hem de bir peygamber.

Bütün varlıklar ilmi, irâdesi ve kudreti sonsuz olan Allah’ın eserleridirler. Kâinatı düzenli ve mükemmel bir saray gibi yaratan Allah, canlıları da şimdiki özellikleriyle bir anda yaratmaya muktedirdir. Gözümüzün önünde buğday kadar çam çekirdeğinden çam ağacını yaratan kudret, âciz değildir.  

Bu hakikatlere rağmen evrim teorisi hâlâ gündemde. İlmî inceleme konusu olmaktan çıkıp, felsefî bir boyut kazandı. Allah’a kul olmak istemeyenlerin sığınağı oldu. İlmî hiçbir değeri kalmayan bir teorinin inatla savunulmasının sebebi budur. Darvinizm, "bilimsel" kılıklı bir felsefedir, ateist bir safsatadır.[1]   


 

[1] Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.