Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 30. Sayfa - Azim Ve Tevekkul

7. Terbiye:

 

Belirli bir aşamayla, anlayarak elde edilen imanî ve ilmî terbiye, sebâtı gerçekleştiren faktörler içerisinde temel bir faktör olarak yer alır.

İmanî terbiye; kalbe ve vicdana korku, ümit ve sevgi ile canlılık kazandırır. Kur’an ve Sünnet ifadelerinden uzak kalma ve insanların sözlerine tutunma neticesi ortaya çıkan  donukluğu  yokeder.

İlmî terbiye; sahih delil üzerinde durur. Bu da taklidi ve hoş olmayan fırsatçılığı ortadan kaldırır.

Şuurlu terbiye ile kişi kötülerin yollarını ve İslâm düşmanlarının planlarını öğrenir. Gündemi bilir ve olayları tam olarak kavrayarak ona göre hareket eder. Bu şekilde, sınırlı sayıda insanın bulunduğu küçük toplumlarda kabuğuna çekilme ve içine kapanma önlenir.

Kademeli terbiye ise, müslümanı aşama aşama ilerletir. Onu dengeli bir planlamayla, olgunlaşmanın basamaklarında yükseltir. Bununla; aklına geleni söylemenin, aceleciliğin ve zararlı çıkışların önüne geçilir.

Sebatı getiren bu unsurun önemini daha iyi anlamak için Rasûlullah (s.a.s.)’in hayatına bakalım ve kendimize soralım: Nebî (s.a.s.)’in sahâbîlerinin Mekke’de, kendilerine baskı uygulanan günlerde gösterdikleri sabrın kaynağı nedir? Bilal, Habbâb, Mus’ab, Yâsir ailesi ve diğer mazlumlar; hatta ashâbın önde gelenleri boykot sırasında ve diğer zamanlarda nasıl sebat ettiler? Onların bu kararlılıkları, kişiliklerini aydınlatan nübüvvet ışığının köklü terbiyesi olmadan gerçekleşebilir miydi?

Bir sahâbîyi ele alalım. Örneğin Habbâb ibnu’l-Eret (r.a.)... Efendisi, demir şişleri kor haline gelinceye kadar ısıtır, sonra onun çıplak sırtına koyardı ve sırtının yağı eriyip üzerlerine akınca ancak onları söndürürdü. Onu, bütün bunlara sabretmeye sevkeden neydi?

Bilal...Güneşten yanmış toprağın üzerinde, kayanın altında... Ve Sümeyye... Bağlar ve zincirler içerisinde... Medine döneminde yaşanan bir olay ve bir soru: Huneyn’de, müslümanların çoğu hezimete uğrayınca Nebî (s.a.s.) ile birlikte kim sebat gösterdi? İslâm’a yeni girenler mi? Henüz nübüvvet okulunda yeteri kadar terbiye görmemiş ve çoğu ganimet toplamak için çıkanlar mı? Sebat gösterenlerin çoğu, Rasûlullah (s.a.s.)’in elinde uzun süre terbiye gören seçkin mü’minlerdi. Onlar, eğer bu terbiye olmasaydı sebat gösterebilirler miydi?