Ölüm Ânında Sebat Göstermek - Azim Ve Tevekkul - 50. Sayfa
Ölüm Ânında Sebat Göstermek:
Kâfirler ve fâcirler, en zor anlarında sebattan mahrum bırakılırlar. Ölüm anında şehâdet getiremezler. Bu, kötü sonun işaretlerindendir. Bir adama ölmek üzereyken “Lâ ilâhe illâllah de” denilir. Başını sağa sola oynatarak söylemeyi reddeder. Başka biri ölüm anında “Bu iyi bir parça. Bunun fiyatı ucuz” der. Bir diğeri satranç taşlarının isimlerini sayar. Bir başkası da şarkı sözlerini veya melodisini mırıldanır. Sevgilisinin adını tekrarlar. Çünkü bunlar, dünyada onu Allah’ı zikretmekten alıkoymuştur. Böylelerinin, yüzünün karardığı veya kötü koktuğu görülür. Ruhları çıkarken kıble yönünün tersine çevrilirler. Dışından belli olmayıp da içinde hangi acı halleri yaşadığını ve ölürken nasıl bir ölümle öldüğünü bilemediğimiz insanlar da işin ayrı bir yönü.
Sâlih insanlara gelince, Allah onları ölüm anında sebat göstermeye muvaffak kılar. Kelime-i şehâdet getirirler. Yüzlerinin parladığı ve güzel koku yaydıkları görülür. Ruhları çıkarken kendilerine bir şekilde müjde verilir.
Ölüm sıkıntısında, Allah’ın sebat etmeye muvaffak kıldığı insanlardan bir örnek... Ebû Zür’a er-Râzi, hadis ehlinin imamlarından biri... Şu da hayat hikayesinden bir kesit:
Ebu Zür’a’nın yazıcısı Ebu Cafer Muhammed b. Ali şöyle anlatır: “Meşheran’da (Rey şehrinin köylerinden biri) Ebû Zür’a’nın yanına gittik. Ölüm döşeğinde idi. Yanında Ebû Hatim, İbn Varrah, Münzir b. Şâzân ve başka insanlar vardı. “Ölülerinize (ölmek üzere olanlarınıza) Lâ ilâhe illâllah’ı söylemesini telkin edin” şeklindeki telkin hadisini zikrettiler. Kendisine telkinde bulunma konusunda Ebu Zür’a’dan utandılar. ‘Gelin, hadisi zikredelim’ dediler. İbni Varrah şöyle dedi: “Ebû Âsım bize şöyle bildirdi: Abdulhamid b. Cafer Salih’ten...” “İbnu Ebî” demeye başladı. Gerisini getiremedi. Bunun üzerine, Ebu Hatim şöyle dedi: “Bündâr bize şunu bildirdi: ‘Ebû Asım, Abdulhamid b. Cafer’den, o da Sâlih’ten şunu haber verdi.’ O da gerisini söyleyemedi. Diğerleri sustular. Ebu Zür’a ölüm döşeğinde, gözlerini açarak şöyle dedi: ‘Bize Bündâr şunu bildirdi: Ebû Âsım, bize Abdülhamid b. Cafer’in Salih b. Ebi Ureyb’den, onun da Kesir b. Murra’dan şöyle rivâyet ettiğini haber verdi: Muaz b. Cebel şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.s.) buyurdu ki: “Son sözü Lâ ilâhe illâllah olan cennete girer” Ve ruhu çıktı. Allah rahmet eylesin (Siyeru A’lâmi’n-Nubelâ, 13/76-85).
Onun gibiler hakkında Allah şöyle buyurur: “Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaadolunan cennetle sevinin!’ derler.” (41/Fussilet, 30)
Allah’ım! Bizleri de onlardan eyle. Allah’ım! İşlerimizde sebat ve doğruda kararlılık dileriz. (8)
Mustafa Çağrı, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, s. 328-329
Şâmil İslâm Ansiklopedisi, c. 6, s. 211
Hüseyin K. Ece, İslâm’ın Temel Kavramları, s. 708-711
Ferid Aydın, İslâm İnanç Sistemi,
A.g.e.
Tevekkül
Şamil İslâm Ansiklopedisi, Sebat Maddesi
Muhammed Salih el-Müneccid, Sebat, Tercüme: İsmail Yaşa
İslami Okul Okulların En Önemlisi