Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Yüce Allah’ın EN Güzel İsimlerinin Asılları - İslami Bilgiler - Esmaullahilhusna - 14. Sayfa

YÜCE ALLAH’IN EN GÜZEL İSİMLERİNİN ASILLARI

Muhakkak ki insanın kemali ve saadeti yaratıcısını tanımakla, yaratıcısının isimlerini ve sıfatlarını tanımakla ve yaratıcısına ulaştıran yolu tanımakla tamam olur.

Ve bunların hepsini Fâtiha sûresi içerip en mükemmel intizam ile derleyip toplamıştır.

Muhakkak ki Allahu Teâlâ’nın “Hamd, âlemlerin Rabb’i, Rahmân, Rahîm ve Din günün sahibi olan Allah’a mahsustur” (Fâtiha, 1/1-4) sözü, birinci aslı içermektedir. O da Rabb Teâlâ’yı, isimlerini, sıfatlarını ve fiillerini  tanımaktır. Bu surede zikredilen isimler Esmâu’l-Hüsnâ’nın asıllarıdır. Allah, ismi celâldir ve Ulûhiyet sıfatlarını içerir. Rabb ismi Rubûbiyet sıfatlarını içerir. Rahmân ismi Berr[1], ihsân ve cömertlik sıfatlarını içerir. Ve isimlerinin manaları bunun etrafında dönüp dolaşır.

“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” (Fâtiha, 1/5) sözü, O’na ulaşacak yolu tanımayı içerir. O’na ulaşacak yol ise ancak ve ancak O’nun sevdiği ve razı olduğu ile O’na ibadet etmektir. Ve O’nun yardımı kulun ibadeti üzerinedir.

“Bizi dosdoğru yola ilet” (Fâtiha, 1/6)  sözü, kulu saadete ulaştıracak yolun ancak onun sıratı mustakîm üzere istikamet sahibi olmasıyla mümkün olacağını, istikamet sahibi olmanın yolunun ise sadece Rabb’inin kendisine hidayet etmesiyle olacağını açıklamayı içerir. Kulun ibadetine giden yolun ancak ve ancak  Rabb’inin yardımı ile olduğu gibi kulun istikametine giden yolda ancak Rabb’inin hidâyeti iledir    

“Gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil” (Fâtiha, 1/7) sözü, sıratı müstakimden sapan iki gurubu açıklamayı içerir. Bu iki guruptan birincisinin, ilmi ve itikadı bozan bir sapıklığa meyletmek olduğunu ve diğerinin ise doğru yolu ve ameli bozmak sûretiyle gazaba yönelmek olduğunu açıklar.

Surenin evvelinde rahmet, ortasında hidayet ve sonunda nimet vardır. Kulun nimetten nasibi hidâyetten nasibi kadar, hidâyetten nasibi ise rahmetten nasibi kadardır.[2]Ve bütün işler O’nun nimetine ve rahmetine döner. 

Nimet ve rahmet, rububiyyetin gerekli kıldığı şeylerdendir. O (c.c.) ancak Rahim’dir[3] ve nimet ihsan edendir. İşte bu O’nun ilahlığının gerektirdiklerindendir. Her ne kadar inkar ediciler inkar etse de müşrikler Ondan sapsa da O Hakk[4] olan ilahtır.

Kim Fâtiha sûresinin manalarının hakikatini ilmen, marifeten, amelen ve keyfiyeten bilirse elbette O (c.c.)’nun kemalinden ihsan edilen daha bol bir nasibe ulaşır ve kulluğu ibadet eden avam halkın derecesinden daha yüksek halis bir kulluk olur. Allah (c.c.), kendisinden yardım talep edilendir.[5]   


 

[1]      el-Berr: Kullarına karşı iyiliği bol olan. (ç.)

[2]      Yazar yedinci âyetin baş tarafını galiba tüm müslümanlar bildiği için zikretmedi. (ç.)   

[3]      er-Rahim: Esirgeyen, bağışlayan, engin  merhamet sahibi, dünyada kendisine inanıp emirlerini yerine getirenleri ahirette ebedi nimetlerle mükafatlandıracak olan. (ç.)

[4]      el-Hakk: Fiilen var olan, mevcudiyet ve ulûhiyyeti  gerçek olan. (ç.)

[5]      Fevâid, s. 19-20