Muhtelif - 26. Sayfa - Esmaullahilhusna
ESMÂU’L-HÜSNÂ’NIN, YÜCE ALLAH’IN ZATINA
VE BİRLİĞİNE DELALET ETMESİ
Muhakkak ki yüce Allah kalpleri sıfatlarında ve ahlaklarında kamil olan muhsin kimsenin sevgisi üzere yaratmıştır. Bu, kullarının kalplerini yaratmış olduğu fıtrat üzere Fıtratullah (=Allah’ın yaratması) olduğu zaman yüce Allah’tan ihsan bakımından daha büyük hiç kimsenin olmadığı, hiçbir şeyin Ondan daha mükemmel ve daha güzel olmadığı bilinir. Mahlukattaki bütün mükemmellikler ve güzellikler Yüce Allah’ın yaratmasının eserlerindendir. Yüce Allah, Kemali tarif edilemeyen, Celâli ve Cemâli vasıflandırılamayan ve mahlukatında hiç kimsenin sıfatlarının Cemâli ile İhsânının yüceliği ile fiillerinin eşsiz yaratıcılığı ile O’nu övmeye güç yetiremediğidir. Aksine O kendi Zatını övdüğü gibidir.
Kemâl olma, Zatı için sevilen bir şey olduğu zaman yüce Allah’ın Zatının ve sıfatlarının sevilmesi gerekir. Çünkü hiçbir şey O’ndan daha mükemmel değildir.
O’nun isimlerinden her bir isim, sıfatlarından her bir sıfat ve fiilleri O’na delalet eder. O yaptığı ve emrettiği her şey ile sevilen ve övülendir. Çünkü O’nun fiillerinde hiçbir abeslik, emirlerinde hiçbir iradesizlik ve ilimsizlik yoktur. Aksine O’nun bütün fiilleri hikmetten, maslahattan, adaletten, faziletten ve rahmetten çıkmaz. Ve bunlardan her biri O’na hamd etmeyi sena etmeyi ve muhabbeti gerektirir. O’nun Kelamı doğruluk ve adalettir. O’nun cezalandırması ve mükafatlandırması fazilet ve adalettir. Çünkü O eğer verirse bu O’nun faziletinden, rahmetinden ve nimetindendir. Eğer men ederse yada cezalandırırsa bu O’nun adaletinden ve hikmetindendir.
Bu husus, şu şiirde şöyle geçmiştir:
“Kulların O’nun üzerinde hiçbir hakkı yoktur.
Kesinlikle hiçbir çalışma O’nun yanında zayi olmaz.
Eğer azaba uğratılırlarsa O’nun adaletidir.
Eğer nimetlendirilirlerse O’nun faziletidir.
O Kerîmdir ve rahmeti bol olandır.”[1]
Yüce Allah isimlerini tevhîdi üzere ve şirkten uzaklaştırmak üzere delil getirir.
Şayet o isimlerin birer manası olmasaydı buna delalet etmezlerdi. Nitekim
buzağıya tapanlara Hârûn (a.s.) söylediği şu söz buna misaldir: “Ey
kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabb’iniz
şüphesiz Rahmân (=çok merhametli olan Allah)’tır.”
(Tâhâ,
Yüce Allah bu iki âyette Tevhîdini gerektiren ve bir ortağının varlığının imkansızlığını bildiren Esmâu’l-Hüsnâ’sı ile Zatını övmesinin hemen akabinde müşriklerin koştuğu şirkten Zatını tenzih etmiştir.
Kim Kur’ân’daki bu mana üzerinde iyice düşünürse Kur’ân onu ilmî bir terbiyeye taşır. Allah o ilmi, Allah’ın Kitabından ve O Kitaptan hidayet yollarını öğrenmekten yüz çevirenlerin hepsinin yalanlarından korur.
Aynı şekilde Yüce Allah isimlerini zarflardan, câr ve mecrûrlardan ve
diğerlerinden oluşan mamullere taalluk ettirmiştir. Şayet bu isimler sırf alem
olsalardı bu taalluk onlarda uygun olmazdı.[2]
Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
{وَاللّهُ
بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ}
“Allah her şeyi bilmektedir”
(Nisâ,
Aynı şekilde yüce Allah isimlerini, kemâl sıfatlarını yalanlayarak inkar
edenlere karşı delil kılmıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden
haberdardır”
(Mülk,
İslami Okul Okulların En Önemlisi