Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

AHKÂM ÂYETLERİ VE YÜCE ALLAH - Esmaullahilhusna - 28. Sayfa

AHKÂM ÂYETLERİ VE YÜCE ALLAH’IN SIFATLARIYLA İLGİLİ ÂYETLER

İnsanlar ahkam âyetlerinin çoğunda ihtilaf etmişlerdir.[1] Fakat bir yerde dahi  sıfat ile ilgili âyetlerde ve haberlerde ihtilaf etmemişlerdir. Bilakis sahabe ve tâbiûn sıfat âyetlerinin, manalarının ve hakikatlerinin sabitliği hakkında ittifak etmişlerdir. Bu, sıfat âyetlerinin açıklanmasının ahkam âyetlerinin açıklanmasından daha önemli ve onların açıklanmasına yardım etmenin daha mühim olduğuna işaret etmektedir. Çünkü sıfatlarla ilgili âyetler iki şehadetin (=Kelime-i Şehadet) gerçekleşmesinin   tamamlanmasıdır. Ve onların isbatı Tevhîdin gereklerindendir.  Yüce Allah ve Resulü açık bir şekilde onları beyan etmiştir. O beyanda ilimde derinleşen alimleri tehlikeye düşürecek bir kapalılık meydana gelmez.

Ahkam âyetlerinin manaları insanların havassı[2] tarafından anlaşılmaktadır. Sıfatlarla ilgili âyetlere gelince, onların manalarının anlaşılmasında hâs ve âm müşterektir. Tabi burada mananın aslının anlaşılmasını kast ediyoruz yoksa künhünü yada keyfiyetini değil. İşte bundan dolayı sahabeden bazıları ahkam âyetleri hakkında müşkül[3] duruma düşmüşlerdir. Örneğin Yüce Allah’ın şu  buyruğunda: {حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ} “Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar” (Bakara, 2/187.)[4] fecirden sözüyle beyan edilinceye kadar sahabeden bazıları bu ahkam âyeti hakkında müşkül duruma düşmüşlerdir.

Sıfat âyetlerinden biri olan şu âyette ve sıfatları açıklayan diğer âyetlerde sahabe ve diğerleri müşkül duruma düşmemiştir. “Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım” (Bakara, 2/186.)

Önceki âyette olduğu gibi ahkam âyetleri mücmeldir ancak sünnetin onları açıklamasıyla anlaşılır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir” (Bakara, 2/196.) bu kefâret orucunun miktarında ve kaç fakirin doyurulacağı hakkında mücmel bir ayettir. Burada orucun üç gün olduğunu, altı fakirin doyurulacağını veyahut ta bir koyun kurban edileceğini sünnet açıklamıştır. Hırsızlık, namaz, zekat ve hac âyetlerinde olduğu gibi benzeri âyetler çoktur.

Sıfatlarla ilgili âyetlerde ve hadislerde haricen açıklanmasına ihtiyaç duyulan bir mücmellik (kapalılık) yoktur. Her ne kadar beyanı ve tafsilatı ile ilgili sünnet gelmişse de aksine onların beyanı kendilerindedir.[5]

 

* * *


 

[1]      Suyûtî, el-İtkân fî Ulûmi’l-Kur’ân, Bölüm 43.

[2]      Havass: ilimli, kültürlü alim. Avamın zıttı. (ç.)      

[3]      Müşkil: Karışık olan, mücmel olan ( kapalı olan) (ç.)

[4]      İmam Taberî bu âyet hakkında Suddî’den şu sözü nakletmiştir: Gündüz geceden ayrılıncaya kadar. Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Bunun benzeri İbni Abbâs’tan nakledilmiştir. (Taberî Tefsiri, 1/171-173.)   

[5]      Muhtasaru Savâiki’l-Mürsele, s. 7