Muhtelif - 38. Sayfa - Esmaullahilhusna
﴿ اَلْبَصِير ُ﴾
el-BASÎR
Bir kimse, gecenin karanlığında som kayanın üzerinde siyah karıncanın yürüyüşünü gören, küçük bir zerrenin yaratılışının kısımlarını, iliğini, damarını, etini ve hareketini gören ve karanlık bir gecede bir sivri sineğin kanadını çırpışını gören Basîr (c.c.)’in isminin manasını idrak ettiği zaman rükünlerini koruyarak ibadet ile bu tecelliye o ismin hakkını verir ve onun Yüce Allah’tan bir görüş ve Yüce Allah’a ondan hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir müşahede ile olduğunu yakinen bilir.
Yüce Allah’ın görmesi, kemâl olan Basîr’dir.[1] O, en küçük zerrenin yaratılışının parçalarını, azalarını, etini, kanını, iliğini ve damarını, karanlık bir gecede katı bir kayanın üzerinde kıpırdamasını ve yedi kat yerin altını yedi kat göğün üstünü gördüğü gibi görür.[2]
* * *
[1] “el-Basîr”; Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Her şeyi gören, çok iyi gören anlamına gelmektedir. Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiçbir şey engel olamaz. Kâinatın herhangi bir noktasında hiçbir hâdise yoktur ki, Allah onu görmüş ve işitmiş olmasın. İbadette ihlâs, kulun Allah’ı görmemesine rağmen, Allah’ın onu gördüğünü bilmesi ve onu görür gibi ibadet etmesidir.
Allah, zatı ile Basîrdir. “O, yegane hüküm ve hikmet sahibidir. Her
şeyden hakkıyla haberdardır. “ (el-En’am,
Peygamber (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurur:
“Kendinize hâkim olunuz. Siz, sağır ve gaib olan kimseye değil, işiten,
gören ve çok yakında olan (Allah)’a dua ediyorsunuz.”
(Buhârî, Tevhid,
“(İhsan), Allah’a sanki görüyormuş gibi ibadet etmendir. Her ne kadar sen Allah’ı görmüyorsan da, şüphesiz O seni görür. “ (bk. Cibril Hadisi)
Allah, kalpteki fısıltıları, beyindeki oluşumları, fikirdeki gizlilikleri, kalplerdekini, zifiri karanlık bir gecede kapkaranlık taşın üzerinde yürüyen simsiyah bir karıncayı ve çıkardığı sesi görür, duyar, bilir.
[2]
Tarîku’l-Hicreteyn, s.
İslami Okul Okulların En Önemlisi