Muhtelif - 51. Sayfa - Esmaullahilhusna
﴿ اَلْوَدُودُ - اَلشَّكُورُ ﴾
el-VEDÛD
- eş-ŞEKÛR
“el-Vedûd”:[1] Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, (kullarından) kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilen (=mahbûb)dir.
Buhârî, “Sahîh”de der ki: “Vedûd, seven (=Habîb)dir.”[2]
Araştırma sonucuna göre; Vedûd kelimesi, iki anlama gelmektedir. Çünkü yüce Allah, dostlarını sever ve onlar tarafından da sevilir.[3] Hz. Şuayb (a.s) bu konu ile ilgili olarak şöyle der:
“Şüphesiz ki Rabb’im, Rahîm (=çok merhametli) ve Vedûd (=kullarını çok seven)’dir.”[4]
“el-Vedûd” (=sevme) ismi, “er-Rahîm” (=merhamet etme) ismi ile “el-Gafûr” (=bağışlama) ismine daha yakın bir anlam ifade eder. Fakat aralarında fark vardır. Örneğin, kişi kendisine kötülük eden kimseyi bağışlayabilir, fakat onu sevmeyebilir. Yine sevmediği kimseye de merhamet etmeyebilir de. Yüce Allah ise, kendisine tevbe eden kulunu bağışlar, ona merhamet eder ve her şeye rağmen onu sever. Çünkü O, tevbe eden kimseleri sever.[5] Yine kulu kendisine tevbe ettiği zaman onu sever.
Kul, Allah’ın gayretiyle Rabb’ini sevince, Allah’ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. İşte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O’dur, müsebbeb de O’dur. Bundan maksat, karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah’ın onları sevmesidir. Bunların hepsi, kulun maslahatı ve iyiliği içindir.
Sevgiyi yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kalbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah’a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder.[6]
* * *
[1]
“Seven ve sevilen” anlamına gelen
“el-Vedûd”
ismi, Kur’an-ı Kerim’de
“Vedûd” kelimesi, katıksız sevgi anlamına gelen “vüdd” kelimesinden türemiştir. Allah sevgisi, bütün amellerin özüdür. Gizli ve açık bütün kulluk davranışları, Allah sevgisinden kaynaklanır. Gayelerin en büyüğü olan Allahsevgisini kazanmanın en önemli yolu; Allah’ı çokça zikretmek, övmek, O’na yönelmek, tevekkül etmek, farz ve nafile ibadetlerle O’na yaklaşmak, söz ve fiillerde ihlaslı olmaktır. (ç)
[2]
Mu’cemu Garîbi’l-Kur’an, s.
[3]
“el-Vedûd”
kelimesinin iki anlamı vardır. Bunlar:
[4]
Hûd:
[5]
“Allah tevbe edenleri de sever”
(Bakara:
[6]
Şerhu’l-Kasîdeti’n-Nûniyye, s.
İslami Okul Okulların En Önemlisi