Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 73. Sayfa - Esmaullahilhusna

Allah’ın, Kemâl Sıfatları ile Celal Na’tlarının Çok Olması:

Yüce Allah’ın “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur”[1] sözü; O’nun kemâl sıfatlarının ve Celal na’tlarının çok olduğuna, çok büyük ve her şeyi etkileyici olması sebebiyle bu sıfatlarda O’nun asla bir benzerinin olmayacağını bildiren en büyük delilerden biridir. Değilse eğer bu âyetten, ‘O’nun sıfatları yoktur’ manası çıksaydı, sırf yok olan “yokluk”, bu övgüye daha layık olurdu. Tabii aslında bir kimse, “Filancanın benzeri yoktur” dese, bütün akıl sahipleri, bu sözden, “O filanca kişi, diğer insanlardan bazı özellik ve sıfatlara ayrılır. O insanlarda bu sıfatlar yoktur” manasını anlarlar. O kişinin bu sıfatları çoğaldıkça, benzeri bulunma olasılığı da o derecede ortadan kalkar.

Bununla birlikte Allah’ın, “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur”[2] sözü, O’nun sıfat ve isimlerinin alabildiğine çok olduğuna en büyük delildir.

Yüce Allah’ın, “O’nu gözler idrak edemez”[3] sözü de; O’nun görüleceğine, fakat idrak olunamayacağına dair büyük bir delildir.

Yine yüce Allah’ın, “O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’ın üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür”[4] sözü de; O’nun, mahlukatından ayrı olduğunun en büyük delilidir. Çünkü O, yaratıklarını, kendi Zatı için yaratmış, Zatından hariç (=dışında) olarak yaratmıştır. Sonra da Arş üzerine istiva etmiş olduğu için mahlukatından ayrıdır ve O, onların ne halde olduğunu bilir, onları görür, onları her şeyden hesaba çeker, onları ilmi, kudreti, iradesi, işitmesi ve görmesi ile tamamen kuşatmıştır. İşte “nerede olsanız, O, sizinle beraberdir” anlamının anlamı budur.

Bu güzel karşıtlığı, hem ifade ve hem de mana olarak yüce Allah’ın, “O’nu gözler idrak edemez. O, gözleri idrak eder”[5] sözünde de bulabilirsin. Çünkü Allah, azameti sebebiyle, gözlerin, kendisini idrak ve ihata etmesinden yücedir, Latîf (=en ince şeyleri bilen) ve Habîr (=her şeyden haberdar) olması sebebiyle de tüm gözleri O ihata eder ve bu nedenle de O’na hiçbir şey gizli kalmaz.

O, latifliğinde azim (=pek büyük) ve azametinde latiftir. Yakın olmasına karşın en yüksek ve en yüce, en yüce olmasına karşın çok yakındır. Ve O, işitendir, bilendir. O’nugözler idrak edemez, fakat O gözleri idrak eder. O, Latîf’tir ve Habîr’dir.[6]

 


 

[1]      Şûrâ: 42/11

[2]      Şûrâ: 42/11

[3]      En’âm: 6/103

[4]      Hadîd: 57/4

[5]      En’âm: 6/103

[6]      Hâdi’l-Ervâh, s. 203