Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 10. Sayfa - Fesat

c- Fesadın Anlam Sahası:

 

Tefsirciler ‘fesad’ ve bunun türevlerinin bir kaç anlamda kullanıldığını söylüyorlar.

a- Günah[1],

b- Küfr, kafirlik[2],

c- Helâk, bozulup gitme[3],

d- Öldürme, katillik[4],

e- Harap etme, bozup dağıtma[5].

‘Fesat’, muazzam bir düzene sahip olan alemin, toplumun ve ferdin yaratılıştan gelen ve doğal olan dengesinin bozulmasını ifade etmektedir.

Bu kelime toplumsal, hukukí ve diní boyutuyla değerlendirildiği zaman yine belli bir düzenin ve dengenin bozulmasını, faydalı olmaktan çıkmasını anlatır.

Sebe’ kraliçesi, ülkesinin Hz. Süleyman tarafından ele geçirilmesiyle, ülkesine hakim olan sosyal ve siyasí düzenin ‘fesad’a uğrayacağını düşünüyordu.[6]

Yine firavun Hz. Musa’yı yerleşik diní ve siyasí düzeni için tehdit sayıyor ve onu ifsat edici kabul ediyordu.[7] Bu endişeden dolayı onun Hz. Musa’yı öldürmeyi tasarlaması da bir fesattı.[8]

Hz. Yusuf’un kardeşleri hırsızlıkla itham edilince, kendilerinin o ülkeye fesat çıkarmak için gelmediklerini söylemişlerdi.[9]

Kur’an, ‘fesat’ kavramını bazen küfr’ün yerine kullanmaktadır. Bu, küfre düşenlerin yaptıkları işlerin adalete uygun olmaması, salih amel işlemekten uzak bulunmaları sebebiyledir. Çünkü onlar, kişiyi, toplumu ve çevreyi sulh’a (en iyi hale) götürmekten acizdir. Kendi hevalarına uygun hüküm verdikleri için kararları ve işleri ‘fesad’ı önleyemez.[10]

İman etmemek, Allah’ın yolundan alıkoymak, ya da ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ davetinden yüz çevirmek fesadın ta kendisidir.[11]

‘Fesat çıkarmak’ ile azgınlık (bağy) isyan ve israf (aşırılık) kavramları arasında bir bağlantı vardır. Nitekim Kur’an firavuna asi ve fesat çıkarıcı demektedir.[12] Salih (as) kavmine nasihat ederken, onlara müsriflerin (ölçüsüzce davrananların) emrine uymamalarını, çünkü onların yeryüzünde fesat çıkardıklarını ama ıslah etmediklerini söyler.[13]

‘Fesat çıkarmak’ üç şekilde olabilir:

1- Allah’a karşı isyan etmek şeklinde. Buradaki fesat itaatın karşılığıdır. Allah’ın hükümleri insanın ve toplumun düzenini sağlamak için gönderildi. Herkes kendi aklına estiği gibi davranırsa huzur ve düzen bozulur.

2- Münafıkların kafirlerle işbirliği yaparak müslümanların aleyhine çalışmaları şeklinde,

3- Dinden yana görünerek dine karşı şüphe uyandırıcı, insanları dinden uzaklaştırıcı tavır sergilemek şeklinde,

Öncelikli olarak inkârcılar fesat ehlidir. Onlar, insanın, toplumun ıslahını sağlayacak ilâhí hükümleri reddederler. Toplumun huzurunu bozmak, değerli olan şeyleri değersiz hale getirmek, hakları ihlâl etmek, insanları İslâmí hükümlerden uzaklaştırırak beden, aile, toplum ve sosyal hayat dengesini bozmak fesattır. Haksız yere kan akıtılması, tahrip edici savaşların çıkması, bazı insanların diğerlerinin yaptıkları yüzünden zarar  görmesi, hatta çevre dengesinin bozulması fesattır. [14]

 


 

[1] Bakara: 2/11.

[2] Hûd: 11/116.

[3] Enbiya: 21/22.

[4] Kehf: 18/94; Ğafir: 40/26.

[5] Bakara: 2/205; Neml: 27/34.

[6] Neml: 27/34.

[7] A’raf: 7/127.

[8] Ğafir: 40/26.

[9] Yusuf: 12/73.

[10] Yunus: 10/40.

[11] Nahl: 16/88; Ali İmran: 3/62-63.

[12] Yunus: 10/91.

[13] Şuara: 26/151-152.

[14] Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, Beyan Yayınları: 184-186.