Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 11. Sayfa - Fesat

d- Fesadın Sonuçları:

 

Şüphesiz ki insanlar -hayr veya şer- bütün yaptıklarının karşılığını alırlar. Yeryüzünde çeşitli şekillerde fesat çıkarıp ilâhí düzeni, kişilerin ve toplumların ahlâklarını, ürünlerini ve nesillerini bozan, onların haklarına tecavüz edip zulme sebep olan ve saadet halini kargaşaya ve mutsuzluğa çeviren bütün müfsitler cezalarını bulurlar.

Kur’an, Allah’ın (cc) fesadı ve fesat çıkaran müfsitleri bildiğini, onların yaptıklarından haberdar olduğunu, dolaysıyla onlara hak ettiklerini mutlaka vereceğini bildiriyor.[1]

Allah (cc) yeryüzünde fesat çıkaran müfsitleri kesinlikle sevmemektedir.[2]

Allah (cc) fesat çıkaranlara, ahdini bozanlara ve birleştirilmesini istediği bağları koparanlara lânet ediyor ve yurdun kötüsünü (Cehennemi) onlar için hazırladığını haber veriyor.[3] Böyleleri aynı zamanda zarara (hüsrana) uğrarlar.[4]

İnsanların yaptıkları fiiller yüzünde ham karada, hem de denizde fesat çıkar. Bununla toplumların huzuru kaçar, haklar ihlâl edilir, tabiatın dengesi bile bozulur. Bu fesada sebep olanlar, yaptıklarının karşılığının bir kısmını dünyada tadarlar. Bazen bir belâya uğrarlar, bazen helâk edilirler. Tarihte bunun pek çok örnekleri vardır.[5]

Örneğin, Hz. Şuayb’i dinlemeyen ve fesat işlerden vazgeçmeyen Medyen halkı[6], kendilerini; ‘Allah’a kulluk edin, yeryüzünde fesat çıkarmayın’ diye uyaran Hz. Salih’e karşı kibirlenen ve alaya alan Semûd kavmi[7], kendilerini iffetli olmaya davet eden Hz. Lût’u dinlemeyen ahlâksız topluluk[8] çeşitli cezalara çarptırıldılar.

İsrailoğulları, yaptıkları fesadın karşılığını dünyalık felâketlerle gördüler.[9]

Bozguncuların ve müstekbirlerin en büyüğü firavun ve onu kendilerine örnek alan müfsitlerin sonu hiç te iyi olmadı ve olmayacak.[10]

Allah’ın âyetlerini inkâr eden ve peygamberlerin davetlerinden yüz çevirip, fesada teşebbüs edenler için ahirette azap üstüne azap verilir.[11]

Rabbimiz müfsitlerden ve onların yaptığı fesatlardan razı değildir. Fesadın kişi ve toplum bünyesinde sebep olduğu zararları önlemek için kullarına ısrarlı bir şekilde ‘fesat çıkarmayın’ diye ihtarda bulunmaktadır.[12]

Mü’minler, öncelikli olarak kendileri ıslah olmak ve fesat işlerden uzak durmak zorundadırlar. Sonra da birbirlerine destek olarak fitne ve onun bir benzeri olan fesada karşı mücadele etmeliler. Onlar, fesada ve fitneye yol açacak davranışlara fırsat vermezler. Fesatçılara karşı direnirler, onların ifsatlarını kolaylıkla yapmaları için meydanı boş bırakmazlar. Müslümanlar bu görevi yerine getirmedikleri zaman yeryüzünde fesat giderek yaygınlaşır.[13]

Müslümanlar, fitne ve fesadı önlemek üzere müfsitlerin (bozguncuların) peşlerinden gitmezler, onlara ve onların sistemlerine, fikirlerine, eylemlerine hiç bir şekilde destek olmazlar.[14] Onlar akıllı insanların yaptığı gibi yaparlar: Fesat zihniyetini iyi tanırlar ve onunla mücadele ederler.[15]

 


 

[1] Âli İmran: 3/63; Yunus: 10/39-40.

[2] Bakara: 2/205; Maide: 5/64; Kasas: 5/30.

[3] Ra’d: 13/25.

[4] Bakara: 2/25.     

[5] Rûm: 30/41-42.

[6] A’raf: 7/85-94; Hûd: 11/84-94; Ankebût: 29/36-37.

[7] A’raf: 7/73-79.

[8] A’raf: 7/80-84; Ankebût: 29/33-35.

[9] İsra: 17/4-7.

[10] A’raf: 7/103; Yunus: 10/89-92; Neml: 10/14.

[11] Nahl: 16/88.

[12] Bakara: 2/60; A’raf: 7/74; Hûd: 11/85; Şuara: 26/183; Ankebût: 29/36.

[13] Enfal: 8/73.

[14] A’raf: 7/142.

[15] Ra’d: 13/22; Hüseyin K. Ece, İslam’ın Temel Kavramları, Beyan Yayınları: 186-187.