Muhtelif - 11. Sayfa - Fetih
c) Yakın Zafer (Fethun Karîb):
Allah, Peygambere bağlılığını kanıtlayan ve pekiştiren mü'minlere, yakın bir zafer (fethun karîb) vaad etmiştir: "Andolsun ki Allah mü'minlerden, ağaç altında sana beyat ederken râzı olmuştur. Gönüllerinde olanı da bilmiş, onlara güvenlik (sekînet/ iç huzuru) bahşetmiş, yakında gerçekleşecek bir zafer (fethun karîb) ve ele geçirecekleri bol ganîmetlerle ödüllendirmiştir. Allah, güçlü ve hakîmdir/bilgedir." (48/Fetih, 18-19). Birçok müfessir, bu zaferin, Hudeybiye Antlaşmasından birkaç ay sonra meydana gelen Hayber'in fethiyle bağlantılı olduğunu belirtir. Ama aslında burada kastedilen anlamın daha geniş olması kuvvetle muhtemeldir; yani hicrî 8. yılda Mekke'nin kansız bir şekilde fethedilmesi, İslâm'ın bütün Arap Yarımadası'nda üstünlük sağlaması ve nihâyet, Hz. Peygamber'in halifeleri döneminde İslâm birliğinin olağanüstü genişlemesi (Muhammed Esed, a.g.e., c. 3, s. 1048 -22-)
"... Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Size, bundan başka, yakın zamanda bir fetih verecektir." (48/Fetih, 27). Buradaki fetih de, yukarıdaki âyette yer alanla bağlantılıdır.
Fetih, Allah yolundaki harcamaların erdemlilik ayracıdır; "Göklerin ve yerin mirasçısı Allah olduğu halde, Allah yolunda niçin infak edip sarfetmiyorsunuz? İçinizden fetihten önce infak eden ve savaşan kimseler, daha sonra sarfedip savaşan kimselerle bir değildir, berikiler daha üstün derecededirler. Allah, hepsine en güzeli (cenneti) vaad etmiştir. Allah, işlediklerinizden haberdardır." (57/Hadîd, 10). Buradaki fetih, müslümanların hâlâ zayıf ve geleceklerinin belirsiz olduğu bir zamanda, Mekke'nin hicrî 8. yıldaki fethi olarak yorumlanmıştır. Ancak, daha geniş bir çerçevede düşünülerek, "zor ve sıkıntılı zamanlar" olarak anlaşılması daha uygun görünüyor.
"Ey iman edenler! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak kazançlı bir ticâreti/yolu göstereyim mi? Allah'a ve Peygamberine iman edersiniz. Allah yolunda, mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilseniz bu, sizin için, en iyi yoldur. Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı bağışlar. Sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş işte budur. Bundan başka, sevdiğiniz bir şey daha var: Allah katından bir yardım ve yakın bir zafer (nasrun minallah ve fethun karîb). İman edenleri müjdele. Ey iman edenler! Allah'ın dininin yardımcıları olun..." (61/Saff, 10-13). Müfessirler, bu zafer vaadini, müslümanların savaşla gelen fetihlerinin bir öngörüsü olarak değerlendirirler. Ama bunun, Kur'an mesajının mânevî zaferini ve daha önce onu anlamamış olanlar arasında hızla yayılmasını kastettiği ihtimali daha kuvvetlidir (Muhammed Esed, a.g.e. c. 3, s. 1145 -13-).
İslami Okul Okulların En Önemlisi