Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 69. Sayfa - Fetih

4. Zimmîye nâfile sadaka vermek:

 

Zekât yalnız müslüman olan yedi sınıfa verilir: "Zekât, Allah'tan bir farz olarak ancak fakirlere, yoksullara, zekâtı toplayan memurlara, kalbleri İslâm'a ısındırılmak istenenlere, kölelere, borçlulara, Allah yolunda cihad edenlere ve yolda kalanlara verilir" (9/Tvbe, 60).

Nâfile sadakalar ise yahudi, hristiyan veya mecûsîlerden fasık ya da kâfir olanlara verilebilir. Bunların zimmî veya harbî olması da hükmü değiştirmez. Delil şu âyettir: "Onlar, yemeğe ihtiyaç ve istekleri olduğu halde, onu yoksula, yetime ve esire yedirirler" (el-İnsân,76/8). Âyetteki "esir" harbî statüsünde bir kişidir. Hz. Peygamber'in, susuz köpeği sulayan kimse hakkında şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Her ciğeri yaş olan hayvana yardımda ecir vardır" (Buhârî, Mezâlim, 23, Edeb, 37, Müsâkât, 9; Müslim, Selâm,153; Ebû Dâvud, Cihâd, 44; Mâlik, Muvatta', Sıfatü'n-Nebî, 23). Başka bir hadiste şöyle buyurulur: "Senin yemeğini Allah'tan sakınandan başkası yemesin" (Tirmizî, Zühd 56; Ebû Dâvud, Edeb 16; Ahmed bin Hanbel, III/38). Burada daha fazîletli olan sadaka verme kastedilmiştir.

Diğer yandan Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed'e göre zimmîlere keffaret ve adaktan da verilmesi câizdir. Yemin kefâretini bildiren âyette şöyle buyurulmuştur: "Bozulan yeminin keffâreti, ailenize yetirdiğinizin ortalamasından on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut bir köle azat etmektir. Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır" (el-Mâide, 5/89). Bu âyette mü'minle kâfir arasında bir ayırım yapılmamıştır. [1]


 

[1] Hamdi Döndüren, Şâmil İslâm Ansiklopedisi, c. 6, s. 472-477