Muhtelif - 33. Sayfa - Fuhus Ve Zina
Kazf: Nâmuslu Bir Kimseye Zinâ İftirası
M ANSİKLOPEDİ
Kuvvetle atmak, sözü ağzından atıvermek, dokundurmak, iffetine iftira etmek
anlamına gelen “kazf”, terim olarak; Nâmuslu bir erkek veya kadına "sen zinâ
ettin..." ey zâniye..." gibi sözlerle zinâ suçlaması yapmak anlamında bir İslâm
hukuku terimidir. Kazf büyük günahlardandır. Bu konuda Cenab-ı Hakk "Şüphesiz
nâmuslu, kendi halinde olan mü'min kadınlara (zinâ iftirâsı) atanlar, dünyada ve
âhirette lânet olunurlar. Onlar için büyük bir azap vardır" (24/Nûr, 23)
buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s.) de bir hadis-i şeriflerinde, kazfi, insanı
helâke götüren yedi unsurdan biri olarak zikretmiştir (Buhârî, Vesâyâ 23).
Kazf cezâsı, eğer iftirayı yapan kimse hür ise cezâsı seksen değnektir: "Nâmuslu kadınlara zinâ isnadında bulunup da, sonra dört şâhit getiremeyenlere seksen değnek (hadd) vurur, onların şâhitliklerini de ebediyyen kabul etmeyin" (24/Nûr, 4). Değnekler vücudunun belirli bir yerine değil, çeşitli yerlerine vurulur. Yalnız manto, palto gibi dış elbiseleri çıkarılır. Eğer iftira eden köle ise cezâsı kırk değnektir: "Câriyelere, hür kadınlara olan azabın yarısı vardır" (24/Nûr, 4).
İftira edilen kimsenin muhsan olması; hür, akıllı, bâliğ, müslüman ve nâmuslu olması demektir. Kişi iftira ettiğini söyleyip sonra bundan caymaya kalkarsa, bu kabul edilmez, yani kendisine cezâ uygulanır. Bir kâfire zinâ isnad eden veya bir müslümana zinâdan başka bir şey atfeden meselâ, ey fâsık, ey kâfir veya ey habis diyen kimse İslâm Devletinin koyduğu bir cezâ (ta'zir) varsa onunla cezâlandırılır.
Ta'zirin en çoğu otuzdokuz en azı üç sopadır. Hakim birisine had uygulayıp veya ta'zir ettiğinden dolayı o kimse ölürse, hakim sorumlu değildir. İftiradan dolayı had cezâsı uygulanan müslüman tevbe etse bile, şâhitliği kabul olunmaz (bk. en-Nur, 24/4). Ancak tevbesi sebebiyle fâsıklıktan kurtulmuş olur. Şâfiîlere göre ise tevbe edince, hem fâsıklıktan kurtulur, hem de bundan sonra şâhitliği kabul edilir.
Kâfir iken, iftiradan dolayı kendisine had cezâsı uygulanan müslüman olursa, şâhitliği kabul olunur. Çünkü müslüman olmakla kendisine şâhitlik hakkı yeniden doğar (el-Kurtubî, el-Cami' fi Ahkâmi'l-Kur'ân, Beyrut 1965-1966, XII, 190-195; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul 1936, IV, 3478-3483; Mevdûdî, Tefhimul Kur'ân, İstanbul 1986, III, 431 vd. Seyyid Kutup, Fî Zilâli'l Kur'ân, İstanbul t.y., X, 381 vd.). (12)
İslami Okul Okulların En Önemlisi