Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 13. Sayfa - Galibiyet Zafer

El-Azîz/Her Şeye Gâlip; Esmâü'l-Hüsnâ'dan Bir Diğeri 


 Azîz: İzzet sahibi, yüce, büyük, her şeye gâlip olan, mağlûp edilmesi imkânsız olan kimse demektir. Allah Teâlâ'nın esmâ-i hüsnâsından, doksan dokuz güzel isminden biridir. Allah'ın emir ve irâdesine karşı koyacak yoktur. O, her şeye gâlip gelir. O'nu mağlûp edecek hiç bir kuvvet yoktur. Allah'ın bu ismi Kur'an-ı Kerîm'de bazen "Doğrusu Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için şiddetli azap vardır. Allah Azîzdir/güçlüdür, intikam sahibidir." (3/Âl-i İmrân, 4) âyetinde olduğu gibi, azap ve intikam yerinde gelmiştir. Fakat birçok yerde "Hakîm" (hikmet sahibi) ismiyle beraber zikredilmiştir (2/Bakara, 209, 220, 228, 240, 260). Bunun mânâsı; Allah azîzdir, gücü her şeye yeter, her şeye gâlip gelir, fakat hikmeti ile kötülerin cezâsını tehir eder demektir.

Azîz; aynı zamanda, kıymetli, değerli, seçkin, izzet sahibi, muhterem, kuvvetli, üstün, yüce, şeref sahibi, bulunmaz derecede az ve nâdir olan; her şeye gücü yeten, hiç bir zaman yenilmeyen anlamlarına gelir. Aziz, Arapça "azze" kökünden gelmekte olup, "ızz" masdarından bir sıfattır, "eıze" ve "eızzâ" şeklinde gelen kalıpları da vardır.

Istılahta ise; "Aziz" Yüce Allah'ın isimlerinden birisidir. O'nun mutlak hâkimiyet ve üstünlüğünü ifâde eder. O hiç bir şekil ve sûrette asla yenilgiye uğramayan, herşeye gücü yetendir. O, haksızlık yapılamayacak kadar güçlüdür. O en üstündür, en yücedir, şeref ve izzet sahibidir.

İzzet; tam olarak zilletin, yani aşağılık, düşüklük ve âcizliğin zıddıdır. Aziz ve izzet ile bunların zıddı olan zelil ve zillet kelimeleri halk arasında da kullanılmakta ve genellikle aynı lugat anlamını korumaktadır. Bir hitap sözcüğü olarak kullandığımız "aziz" kelimesi, hitap ettiğimiz topluluğa veya kişiye bir şeref ve üstünlük atfetmekte ve bir iltifat ifâde etmektedir. Aynı zamanda bir saygı ve bağlılık sözcüğüdür.

Yüce Allah'ın isimlerinden olan "el-Azîz" ismi, Kur'ân-ı Kerîm'de doksan bir yerde geçmektedir. Fakat hiçbir yerde tek başına zikredilmemiş; daima Esmâü’l-Hüsnâ'dan diğer bir isimle beraber vârid olmuştur. Bunların başında el-Hakîm gelmektedir ki, toplam kırk yedi yerde beraber geçmektedir. Bunu on beş yer ile el-Alîm, daha sonra sırasıyla el-Kavî, er-Rahîm, Zu’ntikam, el-Hamîd, el-Ğaffâr, el-Cebbâr, el-Ğafûr, el-Vehhâb, el-Kerîm ve el-Muktedir isimleri tâkip eder. Aziz isminin geçtiği doksan bir âyetin ellisi Mekkî, kırk biri ise Medenî'dir. Burada dikkati çeken önemli bir husus da, Yüce Allah'ın azamet ve kudretini ifâde eden bu Aziz sıfatının daha ziyâde Cemâl sıfatlarıyla beraber zikredilmesidir. Bu doksan bir âyetin on üçünde Zu’ntikam, el-Kavî ve el-Cebbâr isimleriyle yani Celâl sıfatlarıyla beraber geçmektedir. Geriye kalan yetmiş sekiz âyette ise Cemâl sıfatlarıyla beraber geçmektedir. O çok merhametli ve çok affedicidir. Zirâ O azîzdir, izzet sahibidir, kullarına çok acıyandır.

Aziz isminin geçtiği ayetlerden birkaç tanesi şunlardır: 2/Bakara, 129, 209, 220, 228, 240 ve 260; 3/Âl-i İmrân 6, 18, 62 ve 126; 11/Hûd, 66; 26/Şuarâ, 9 ve 68; 34/Sebe', 6; 38/Sâd, 9 ve 22; 35/Fâtır; 2; 40/Mü’min, 2; 44/Duhân, 49. (6)