Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kimler Haccetmelidir - 20. Sayfa

Kimler Haccetmelidir

 

Fıkıh kitaplarımızda genellikle hacla ilgili menasikler anlatılırken, öncelikle hac edebilmenin bir takım şartları sıralanır. Elbette bu doğru ve verilmesi gereken bir bilgidir. Bu görevi yerine getirmek için, öncelikle şartları iyice bilmek gerekir. Ancak niçin hac edilmelidir? Hac üzerimizden atmamız gereken bir yük mü? Yoksa bir an evvel günlük işlerimizin arasından çıkarıp, iyice dünyaya dalmamız için bir araç mı? Ticaret hanelerimizde güven telkininden dolayı, daha fazla müşteri, daha fazla kar sağlanması için haccı denilmesinin zarureti mi? Niçin hac edilmeli sorusunu, bizler birbirimize sormamalıyız. Herkes ve hepimiz kendimize sormalıyız? Çünkü cevabı yine bizde veya bendedir. Ben, ben demekten çıktıysam, hac artık bana farz oldu diyebilmeliyim.

Çünkü hac büyük olay, büyük bir sahne, o sahnede yalnız sen varsın. Tek başına ve başroldesin. Sen seyirci kısmında uzakta seyreden biri değil her şeyin senin dışında cereyan ettiğini düşünemezsin.

Çünkü İhramı giyen, evrensel kıbleye varan sensin,

Tıpkı güneşin etrafında dönen gezegenler gibi,

Kabe’nin etrafında dönen sensin,

Safa ve Merve’de Hacer’in gayretini gören ve yaşayan sensin,

Kabe’nin yanında İsmail’in çığlığını ve Hz. Muhammed Mustafa’nın duasını işiten sensin.

Allah’ın, peygamberine insanları hacca çağır[1] nidasına lebeyk diyen yine sensin..

Adem’in annemiz Havva’yla buluşmasını, rahmet bulvarında, Arafat meydanında onları gören sensin,

Meş’ari’l-Haramda, Allah’a söz vererek cephede savaşmak için silahlanıp, şeytan ve ordularına karşı mermi hazırlayan sensin.

Mina ’da sevgiyi yakalamak ve sevgililerle bulunmak,

Peygamberin evrensel davetini ilan ettiği, Medine’den davete icabet etmek, biat etmek için Akabe’de bulunanlarla tokalaşan, onlarla beraber biatini yenileyen yine sensin.


 

[1] Hacc, 22/27