Hac - 25. Sayfa - Hacc
4- Vakit:
Arafat’ta vakfe ve ziyâret tavafı için belirli vakitlere yetişmedikçe hac farz olmaz. Şu âyetler haccın vakitli bir ibâdet olduğunu gösterir:
“Sana yeni doğan ayları (hilâlleri) sorarlar. De ki: ‘O, insanların faydası ve özellikle hac için vakit ölçüleridir.” (Bakara: 2/189)
“Hac ayları, bilinen aylardır.” (Bakara: 2/197).
Hanefî ve Hanbelîlere göre hac ayları: Şevvâl, Zilkade ve Zilhicce’nin ilk on günüdür. Bu, Abâdile adıyla anılan İbn Mes’ûd, İbn Abbâs, İbn Ömer ve İbn Zübeyr’den nakledilendir. “En büyük hac (hacc-ı ekber) günü, kurban bayramı günleridir”[1] hadisi delil olarak gösterilir.
Bu sürenin dışındaki vakitler, farz hac için ihrama girmeyi ve haccın rükünlerini îfâya elverişli değildir. Ancak hac niyetiyle ihrama, bu aylardan önce girilse, ihram geçerli ve yapılacak hac sahih olur. Delili: “Hac ve umreyi Allah için tamamlayın” (Bakara: 2/196) âyetidir. Bu durumda hac ayları girmedikçe hac fiillerinden bir şey yapmak câiz olmaz. Hanefîlere göre ihram bir şart olup, bunun öne alınması, abdestin namaz vaktinden önce alınması gibidir. Çünkü ihram, hac yapacak kişinin kendisine bazı şeyleri yasaklaması ve bazı şeyleri de gerekli kılmasıdır. Yine bu, ihramı, mikattan önce başlatmak gibi olur. Bununla birlikte hac aylarından önce ihrama girmek mekruhtur. İbn Abbâs’ın naklettiği; “Hac için, ancak hac aylarında ihrama girilmesi sünnetlerdendir”[2] hadisi delildir. Bir kimse bayram sabahı şafak sökmezden önce, bir an, ihramlı olarak Arafat’ta dursa hacca yetişmiş olur. Geride ziyâret tavafı ve sa’y gibi ibâdetler kalır. [3]
İslami Okul Okulların En Önemlisi