Müslüman için İhram Ne Anlama Gelir - Hacc - 42. Sayfa
Müslüman için İhram Ne Anlama Gelir?
Cahiliyedeki çeşitli Arap kavimlerinin, bir takım gelenek ve görenekleri vardı. Bunlardan biri de, kendisine sığınanı koruyup kollamaktı. Bu koruma için de, bir sınır veya nereye kadar o kişinin veya o kabilenin koruması altında olduğunu açıklarlardı. Buna göre de diğer kabileler tavır alırlardı.
İslam geldikten sonra, tüm bu korumaları kaldırarak, kişiyi yalnız ve yalnız Allah’ın korumasına koydu. Kabe bölgesini haram bölge ilan etti. Haram bölgeye girebilmek için de ihram vizesini getirdi. O bölgelere girince ve belli sınırlarından yani mikat yerlerinden itibaren ve belli ölçülere riayet etmeleri emredildi.
Müslüman ihrama girdikten sonra, ziynet ve refahlık alametleri sayılacak tüm dünyevi şeyler, ona haram kılınır. Hiçbir kokuyu süremez, elbise giyemez, tıraş olamaz, dikişli hiçbir şeyle örtünemez, ziynet olarak yüzük vs. takamaz, cinsi yaklaşımlarda bulunamaz.
Tüm bu yasakların hikmeti, haccın çok ulvi bir ibadet olması ve bu ibadetteki esas amacın, Allah’a yakınlaşmada gösterilmesi gereken azami insan takatinin ve nefsine karşı mücadele azminin ortaya konulmasıdır. Allah için kişinin nelerden soyutlanabileceğinin bir kanıtıdır.
İki parça dikişsiz bezden oluşan, biri omuza diğeri ise bele takılan, tek renk beyaz, modelsiz, renksiz, şekilsiz sembolsüz, modasız, tasarımsız, tüm gösteriş ve fiyakadan uzak bir elbise, hiçbir defilede boy gösterme cesareti olmayan sadece beyaz kefene benzer..
Her şeyden önce o bir kefendir. Herkesin giydiği ve sırası gelince de giyeceği dikişsiz elbise, günahkarlara pek sevimsiz gelen, beyaz kefen demek, ölmeden önce onu giymektir, kefeni sevmektir, kabullenmektir, ölüme hazırlıklı olduğunu göstermedir. Allah’ın takdirine ram olmaktır.
İhram bir remzdir, tek bir kişinin toplum olduğu, tek bir müminin ümmet olduğu şuuruna varmadır, enaniyetin bittiği, kişinin dünyasının son bulduğu, ahiret hayatının başlangıcı olduğunu ortaya koymadır. İhram bir kıyamettir, ölmeden önce ölümü görebilmedir, ölümün insanlar için ne ifade ettiğinin anlaşılmasıdır.
Sen orada sadece maddi bir gözle bakmaya çalışma,
Sen oraya Rahman’a doğru yücelmeye gittin.
Nefsinin istediği yere doğru alçalma,
Hep güzellikleri görmeye çalış,
Güzellikleri koklamaya çalış,
Mina ’da Arafat’ta, Müzdelife’de;
Mekke’de, Medine’de,
Bazı hacıların densiz hareketlerini görme,
Şu millet böyle kirli, şunlar namaz kılarken yerinde durmuyor,
Şu kavim ne kadar siyah ve kötü görünümlü diye kalbinden geçirme,
Bunları torunlarına, yeğenlerine, evlatlarına, yarınlarına, hatıra diye saklama,
Senin bunların yerine anlatacağın yarınlarına bırakabileceğin güzellikleri gör,
Ne olur, görmeye çalış, biraz çaba, biraz gayret,
Nefsine şeytana karşı siperde kazandıklarını heba etme,
Oraya giderken şu veya bu millete ait gittin,
Oradan dönüşün, ümmet birliğine kaydını yaptır da gel.
Orada milliyet yoktur, ümmet vardır, orada bayrak İslam bayrağıdır,
Orada şuur Kur’an’ın verdiği şuurdur,
Orada muteber olanın, kişinin üstünlük taslaması değildir,
Gönül alçaklığıdır,
Görünenleri görmek marifet değil,
Esas marifet, herkesin görmediğini görmektir.
Basına yayına aldanma, kalbini vesveselerden arındırarak gitmelisin,
Mekke’nin müslümanı yüce olduğu gibi şeytanları da şerli olur.
Siperde kazanılan şeyleri boşa çıkarmak için, her yerden daha fazla mesai harcarlar, İnsi şeytanları devreye koyarak, müslümanın yaptığı her güzel şeyi çirkin,
şeytanın hile ve desiselerini güzel göstermeye çalışırlar.
Kurbanın kesilmesi ile ilgili hayvan katliamı diye çığırtkanlık yaparlar onlar, İbrahim’i ruhtan, İsmail’i teslimiyetten, Hacer’i gayret ve sa’ydan mahrumdur onlar,
Kur’an onlar için; sağırdırlar hakkı duymazlar, kördürler hakkı görmezler, dilsizdirler hakkı söyleyemezler.
Birtakım bahanelerle haccı iptal ettirmek isterler,
Hakka isyana davet edilmekte,
Gidenleri engelleyemediklerine de, çeşitli vesveseler vererek göndermemek,
Orada kin ve düşmanlığa, tefrikaya, kardeşlik ruhuna uymayan şeytani fiillere davet edilmektedir.
Hacc, bir takım fiillerle donatılmış sembol ve işaretlerdir. İnsanların Allah’a tam teslimiyet ifade eden bu vecibeler Allah resulü tarafından insanlara tebliğ edilmiştir. Mümin vecd ve teslimiyetle tavaf, vakfe sa’y, tıraş gibi menasikleri, arka planındaki mana ve işaretlerden ziyade, sırf Allah emretmiştir diye yerine getirir.[1]
Hac, fiiliyatı pratize etmek için, İslam’ın bir çok esaslarını teşmil eder.
Hac bir okuldur, bununla müslüman en yüksek makamlara yücelir,
Neleri mi öğrenir?
Daimi olan bir ibadet hayatını,
Müslümanlara karşı şefkatli olmayı,
Kini, düşmanlığı, şiddeti rahmete dönüştümeyi,
Allah için gerçek ubudiyyet derslerini
Karşılık beklemeden Allah yolunda infak etmeyi,
Allah için kimleri aziz ve kimleri de Allah için hakir göreceğini,
Allah için dost edinmeyi ve sevmeyi, Allah’a düşman olana, Allah için düşman olmayı,
Hac insan nefsinde bir çok meşairin yeşermesine sebeptir.
Müslümanlara karşı atıfiyet, dertlerine ortak olma, Allah’ı Resulünü ve müminlerin dostluğunu
Sadece Allah’a ihlasla yönelmenin,
Dünyanın faniliğine aldanmadan, Ahirete hazır olma şuuru,
Allah ile yeni bir sayfanın açılmasıdır. [2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi