Hac - 46. Sayfa - Hacc
Niçin Telbiye?
Allah, sana ey kulum bana gel evime gel Kabe’me gel dedi. Sen de davetine lebeyk diyerek kendi evinden, insanların evine; fani hayattan gerçek hayata; kendinden ve kendi nefsinden, hicrete, direnişe, Allah’a tevekküle zikir ve cihada; esaretten hakiki özgürlüğe, günah ve nisyanlardan, riya ve aldatıcı makamlardan, kavmiyetçilikten, milliyetçilikten soy, sop davalarından; doğruluğa ve insan olmaya, adam gibi adam olmaya, lebeyk dedin. Lebeyke la şerike leke lebeyk dedin. Buyur dedin ortağı ve benzeri olmayan birine buyur Ya Rabb emrindeyim dedin!..
İbrahim gibi, tevhid önderine itiaat için lebeyk dedin,
İsmail gibi, teslim olmak için lebbeyk dedin,
Hacer gibi, gayret ha gayret ve tevekkül için lebeyk dedin,
Muhammed Mustafa gibi güneşi sağ elime ayı da, sol elime verseler bile, küffara asla teslim olmayacağına dair söz vermek için Lebeyk Allamume lebeyk dedin.
Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer sahabiler gibi, gökteki yıldızlar olmak için lebbeyk dedin.
Veda Haccında sayıları yüzbinleri bulmuş müminlerle, Medine-i Münevvere’den hareket eden Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) beraberinde, bütün zevcelerini, sevgili annelerimizi ve biricik kızı Hz. Fatıma’yı da götürdü.
Her bir insanlık aleminin birer yıldızı olan, Sahabe-i Kiram ile birlikte bir nur ırmağı gibi ilerleyen ve yol boyu sürekli katılanlar oluyordu, bu nur ırmağı büyüdükçe büyüyüyordu. Onların getirdiği telbiye ile o müthiş teslimiyet dua ve niyaz nağmeleri ile dağ taş inliyordu. Mekke ufukları yeni bir fetih için nurlanıyordu.
Bu nurdan kafile, konakladığı yerden tekrar hareket ettiği zaman, sanki gözün görebildiği her yer insan seli gibiydi. Sanki yolda bir insan denizi, dalgalana dalgalana gidiyordu.[1]
Telbiye haccının cisminde ve kanında yaşayan hücrelere karışan, imani elektriklenmeyi öylesine sağlıyor ki, haccı telbiye çektiğinde, tellerde gerçekleşen elektrik akımı gibi bütün vücudunda bunu hisseder. Lebbeyk dediğinde, kanıyla, canıyla ve ruhuyla birlikte, büyük bir özlem ve duygu içinde tevhid bayraktarlığını yapmış Peygamberler atası, Allah’ın dostu, sevgili kulu İbrahim ve oğlu İsmail’e kavuşmak için lebeyk diyor.
Sen de yerinde durma! Bugün hareketsizlik günü değil, sakin ve vakarlı ama olağan üstü bir hareketlilik içinde olmalısın. Sanki ondört asır öncesinden, Peygamberin eda ettiği veda haccında ve o güzide sahabesiyle birlikte hac yapıyorsun. O Peygamber iklimini teneffüs etmeye, ruhlarıyla buluşmaya çalış, bunda bulacağın hazzı; maddede ve dünyevi nimetlerinin hiçbirinde bulamazsın. Telbiyen içten, gönülden, ta kalbinin derinliğinden gelsin ki, senin telbiyenle; dağlar, taşlar, ovalar, vadiler ve ağaçlar her şey selam dursun, saygı göstersin telbiyene telbiye ile katılsın.
“Lebeyk Allahumme lebeyk, lebeyke la şerike leke lebeyk, inne’l-Hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk, la şerike lek”
“Buyur Allah’ım buyur! Senin eşin ve ortağın yoktur. Bütün hamd ve nimet senin için ve tüm mülkler senindir. Senin ortağın yoktur.” [2]
İslami Okul Okulların En Önemlisi