Niçin Tıraş Olmalı - Hacc - 88. Sayfa
Niçin Tıraş Olmalı?
Hacca niyet eden kişinin tıraş olması, Allah’ın emirlerine itaat etmedeki ciddiyeti, bu işi nasıl önemsediğini ve Rabb’in buyur nidasına pür dikkat kesildiğine dair bir nişanedir, tıraş bir meşairdir. Kesilen saç miktarı kadar, günahların silineceğinin bilincidir. Tıraşla ihramdan çıkılarak, dünya nimetlerine tekrar dönmeye, mahşer provasından, Hz. Adem misali gibi yer yüzüne inişi simgeler. Tıraş gerçek şeytanlarla mücadele için, gerçek savaş meydanlarına dönmektir. Tıraşta gayret vardır, zorluğa karşı sabır vardır, düşmana karşı koyma cesareti ve ona galebe gelebilecek feraseti ve tevekkülü elde etme vardır.
Bir düşünelim! Ölen bir insanın yeniden bu dünyaya gelmesi mümkün olsaydı, acaba bu dünyaya bakış açısı ne olurdu? Aynı kalması yani gittiği zaman gibi mi olurdu? Bu dünyadan ayrılmadan önceki dünya ve içindekilerle kurduğu sevgi bağlarına, isyana, inkara, rezil ve rüsva bir yaşantıya yine geri mi dönerdi? Kur’an-a karşı pervasız bir tavır, Hz. Muhammed Mustafa’nın sünnetine ise ilgisiz ve alakasız kalır mıydı? Kabir hayatından mahşere doğru uzanan ve o uzun yolculuktan tekrar dünyaya geri döndüğünde, şimdi bizim yaptıklarımız gibi her şeyi dünyası mı olurdu?
Haccın tüm menasiklerini yerine getirerek tıraş olmuş, gerçek bir mümin ve muvahid, tüm bu sorulara cevabı elbette ki hayır olur. Asla gidip bıraktığı hal üzere devam etmem der ve hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak ve olmamalıdır cevabını verir.
Haccı olan kardeşim senin tıraş olup ihramdan çıkışın, tıpkı ölümden sonra dünyaya tekrar gelmen gibidir. Artık hayatımıza bir çeki düzen vermeliyiz, Kur’an bize yakın durmalı, onunla yürümeli, onunla konuşmalı ve onunla hasbihal etmeliyiz. Kur’an-ı elimizin yetişemeyeceği raflardan, süslü örtülerden kalbimize, dilimize ve yaşantımıza indirgemeliyiz.
Alemlere rahmet olarak gönderilen, Nebiyi’l-Muhteremin sünnetini, O’nun gül sohbetini, her gün sahabesiyle aynı rahmet sofrasından faydalandığı gibi hadis sofrasına iştirak ederek, hadisi şerifleriyle irtibat halinde olmalıyız. Örneğin; “Haccın vazifelerini benden alın” Kur’an-ı Kerimin ifadesiyle “Bana tabi olun ki, hidayete eresiniz” diyen Peygambere tabi olmak, Allah’a tabi olmaya eş değerdir. Çünkü Allah Resülüne tabi olma hususnda şöyle buyurmaktadır: “O size neyi veriyorsa onu alın ve o sizi neden nehy ediyorsa da ondan kaçının” (Haşr: 59/7) diye emredilmektedir. [1]
İslami Okul Okulların En Önemlisi