Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kavimlerin Helâki - Helak - 43. Sayfa

Kavimlerin Helâki

 

“Bunlar, sana doğru haber (kıssa) olarak aktardığımız (geçmişteki) nesillerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hâlâ izleri var, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerle bir edilmiş, kalıntısı silinmiş)tir. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilâhları, onlara hiçbir şey sağlayamadı, 'helâk ve kayıplarını' artırmaktan başka bir işe yaramadı.” (11/Hûd, 100-101)

İnsanoğlunu yaratan, onu rûhen ve bedenen şekillendiren, belirli bir ömür süresince yaşatan ve sonra da öldürerek kendi katına alacak olan Allah'tır. Allah insanı yaratmıştır ve "O, yarattığını bilmez mi?” (67/Mülk, 14) âyetine göre, insanı bilen, tanıyan ve ihtiyaçlarını karşılayıp onu eğitecek olan O'dur. Dolayısıyla insanın hayattaki tek amacı, Allah'ı tanımak, O'na yakınlaşmak ve O'na kulluk etmek olmalıdır. Aynı nedenle insan, Allah'ın insanlara elçileri aracılığıyla ulaştırdığı saf mesajını, vahyini kendisine tek yol gösterici edinmelidir.

Allah'ın son kitabı ve bozulmamış tek vahyi ise Kuran'dır. Bundan dolayı bizler, Kur’an’ı kendimize en büyük rehber, en büyük yol gösterici edinmek ve Kur’an’ın tüm hükümlerine titizlik göstermekle yükümlüyüz. Dünyadaki ve âhiretteki kurtuluşun tek yolu budur. Bu durumda Allah'ın Kuran'da bizlere neler bildirdiğini, son derece titiz ve dikkatli bir biçimde incelemek ve bunlar üzerinde düşünmek gerekir. Nitekim Allah, Kur’an’ın gönderiliş amacının insanları düşünmeye yöneltmek olduğunu bildirir: “İşte bu (Kur’an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten O'nun yalnızca bir tek İlâh olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir bildirip duyurma (bir belâğ)dır.” (14/İbrâhim, 52)             

Kur’ân’ın oldukça büyük bir bölümünü oluşturan geçmiş kavimlerin haberleri de kuşkusuz üzerinde düşünülmesi gereken konulardan biridir. Bu kavimlerin büyük bölümü, kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, hatta onlara düşmanlık göstermiş kavimlerdir. Bu taşkınlıklarından dolayı da Allah'ın azâbıyla karşılaşmışlar ve yeryüzünden silinmişlerdir.

Allah Kuran'da, bu helâk olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir. Örneğin Allah'a isyan eden bir grup yahûdi'ye verilen bir cezâ anlatıldıktan sonra, "Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir cezâ’, takvâ sahipleri için de bir öğüt kıldık ” (2/Bakara, 66) denmektedir.

Kuran, "Allah'a hamdolsun, O size âyetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız" (27/Neml, 93) hükmü ile Allah'ın âyetlerinin dış dünyada görüleceğini vaat etmektedir ve bunları bilip tanımak da insanı imana götüren başlıca yoldur. Kuran'da anlatılan helâk olaylarının hemen hepsi ise, çağımızda yapılan arşiv araştırmaları ve arkeolojik bulgular sâyesinde "görülecek" ve "bilinip tanınacak" hale gelmiştir.