Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtelif - 28. Sayfa - Kisas

Kur’ân-ı Kerim’de Cinâyet Suçu

 

Kur’ân-ı Kerim’de adam öldürmenin haram olduğunu bildiren birçok âyet vardır (2/Bakara, 178-179; 4/Nisâ, 92-93; 5/Mâide, 32, 45; 17/İsrâ, 33). “Sefkü’d-dimâ’ (kan dökmek) deyimi Kur’an’da 2 âyette yer alır. Öldürmek anlamına gelen “katl” kelimesi türevleriyle birlikte 170 yerde, “kısas” kelimesi de 4 yerde geçer.

Kur’an’ın haber verdiğine göre, ilk kan döken kimse, Hz. Âdem’in oğlu Kabil’dir. Onun kardeşi Hâbil’i öldürmesi, bir cana kıymanın ötesinde, tüm insanlığa tecâvüz anlamına gelir (5/Mâide, 27-31). Kur’an, bir insanı haksız yere öldürenin, bütün insanlığı öldürmüş gibi suçlu sayılacağını söyler (5/Mâide, 32). Kur’an, katil için kısas cezasını emreder 2/Bakara, 178-179). Kur’an, adam öldürme fiilini işleyenlerin uhrevî cezalarını da açıklar. Kim, kasden bir mü’mini öldürürse, cezası ebedî cehennemdir, Allah’ın gazabı ve lâneti de onadır (4/Nisâ, 93). 

“(Ey İsrâiloğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.” (2/Bakara, 84)

  “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Hüre hür, köleye köle, kadına kadın öldürülür. Ancak kim kardeşi tarafından affedilirse kısas düşer. Bundan sonra ma’rûfa/iyiye uymak, öldürülenin velîsine (gereken diyeti) güzel bir şekilde ve tam olarak ödemek gelir. O halde söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Kim bundan sonra saldırmaya kalkışırsa, muhakkak onun için elem verici bir azap vardır. Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki, prensiplere uyar da kendinizi (kötülüklerden) korursunuz.” (2/Bakara, 178-179)

“Ey iman edenler! ...Kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, size  karşı çok merhametlidir. Kim düşmanlık ve haksızlıkla bunu yaparsa, (bilsin ki) onu ateşe sokacağız; bu ise Allah'a çok kolaydır.” (4/Nisâ, 29-30)

 

“Yanlışlıkla olması dışında bir mü’minin bir mü’mini öldürmeğe hakkı olmaz. Yanlışlıkla bir mü’mini öldüren kimsenin, mü’min bir köle âzâd etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Eğer ölünün ailesi, o diyeti bağışlamış olursa (bu takdirde diyet vermez). Eğer ölen mü’min olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise, mü’min bir köle âzâd etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mü’min köleyi âzâd etmek gerekir. Bunları bulamayan kimsenin, Allah tarafından tevbesinin kabulü için iki ay peşi peşine oruç tutması lâzımdır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir. Kim bir mü’mini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, ona lânet etmiş ve onun için büyük bir azap  hazırlamıştır.” (4/Nisâ, 92-93)

“Bu nedenle, İsrâiloğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksızca) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur…” (5/Mâide, 32)    

“Tevrat’ta onlara şöyle yazdık: ‘Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (Her yaralama misli ile cezalandırılır). Kim bunu (kısası) bağışlarsa, kendisi için o keffâret olur. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zâlimlerdir.” (5/Mâide, 45)   

 “De ki: ‘Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi şirk/ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizin de onların da rızkını Biz veririz. Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve haksız yere Allah’ın yasakladığı cana kıymayın!  İşte şu size anlatılanları Allah vasiyet etti. Umulur ki düşünüp anlarsınız.” (6/En’âm, 151) 

“Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da, sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek, gerçekten büyük bir suçtur.” (17/İsrâ, 31)

“Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velîsine (mirasçısına, hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu velî de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, yardıma mazhar olmuştur.” (17/İsrâ, 33) 

“Onlar (o mü’minler) ki, Allah ile beraber başka bir ilâha yalvarmazlar. Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zinâ etmezler. Bunları yapan, günahı(nın cezasını) bulur. Kıyâmet günü azâbı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır. Ancak tevbe edip iyi davranışta bulunanlar başka...” (25/Furkan, 68-70)

“Diri diri toprağa gömülen kızlara, ‘suçunuz neydi, hangi günah sebebiyle öldürüldünüz?’ diye sorulduğunda... her kişi (hayır ve şerden) neler yapıp getirdiğini anlar.” (81/Tekvîr, 8-9, 14)