Ribat ve Murâbıt - Kital Savas - 27. Sayfa
Ribat ve Murâbıt
Ribat:
Bu kelimenin kökü ‘rabeta’ fiilidir. Bu kökten türeyen ‘râbıta’, ‘ribât’, ‘murâbıt’, ‘irtibât’, ‘rabt’ gibi kelimeler farklı anlamlarda kullanılmaktadır. ‘Râbıta’; bağ, bağlantı, bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak gibi mânâlara gelir. Râbıtanın türediği fiil sözlükte, bir şeyi bağlamak, birinin kalbine sabır vererek kuvvetlendirmek, kalbi cesur olmak, korku anında cesaretli olmak demektir. Ribat kelimesinin türediği ra-be-ta ve türevleri Kur’an’da beş yerde geçmektedir (3/Âl-i İmrân, 200; 8/Enfâl, 11, 60, 18/Kehf, 14; 28/Kasas, 10).
‘Ribat’ bir işe sarılıp devam etmek, düşmana karşı savaş atları (veya malzemeleri) hazırlamak ve sınırı düşmana korumak için beklemek demektir. “Onlara karşı gücünüzün yettiği kuvvet ve ribat atları (cihad malzemeleri) hazırlayın….” (8/Enfâl, 60). Buradaki ‘ribat’, hem savaş için hazırlıklı olmayı, hem de savaş için gerekli malzemeyi hazırlamayı ifâde etmektedir. Eğer mü’minler, düşmanlarına karşı hazırlıksız olurlarsa, düşmanların saldıracakları gediklerde, sınır boylarında nöbet tutmazlarsa, yani her an saldırı olacakmış gibi hazırlıklı olmazlarsa; düşmanları onları gâfil avlarlar ve onlara zarar verebilirler.
‘Ribat’ aynı zamanda ibâdete sarılmak, ibâdete devam etmek, gönlü ve duyguları en samimi bir şekilde ibâdet şuuruna bağlamak demektir. Mü’min her an ibâdete hazırdır, ibâdetinde süreklidir. O böyle yapmakla, imanın düşmanlarına karşı kendini korumuş olur, imanını koruma altına almış olur. İslâm ülkesinin sınır boylarında müslümanların vatanlarını, ırzlarını ve dinlerini korumak için düşmanlara karşı hazırlıklı olan İslâm askeri gibi, her müslüman da, imanın yeri olan kalbinin kapısında imanı tehlikeye düşüren tehlikelere karşı ‘ribat’ yapar, nöbet tutar, hazır olur, ibâdetine sürekli dikkat eder.
Türkçe’de bağ anlamında kullanılan ‘irtibat’ aslında saldırgan düşmana karşı hazır olmak demektir. Bu kelime elbette bir şeyle bağ ve bağlantı kurmak anlamına da gelmektedir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi