Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Savaş Esirleri Konusunda Kur - Kital Savas - 37. Sayfa

Savaş Esirleri Konusunda Kur’an’ın Direktifi:

 

“(Savaşta) Kâfirlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. Durum şu ki, Allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek ister. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz.” (47/Muhammmed, 4).

Kur’an’ın bu âyeti, iki şıktan birinin seçilmesi gerektiğini göstermektedir. Müslümanların kumandanı veya yöneticisi, iki yoldan birini tercih eder: Ya esirlerden fidye alır, ya da onları tutsak düşmüş müslümanlarla değiştirir. Eğer fidye ödemeye güçleri yoksa ve değiştirme de söz konusu değilse, o zaman esirler serbest bırakılır. Günümüzde de tutsakları değiştirme işlemi yapılmaktadır. Böyle bir değiş tokuşun devam ettirilmesi gereklidir. Çünkü hem müslüman esirler, hem de düşman esirler bu yolla kurtarılmış olmaktadır. Hürriyet dini olan İslâm, bağlılarının olduğu kadar, kendisine ters düşen kimselerin de hürriyetlerini düşünür. Onların hürriyetine de saygı gösterir. Eğer özgürlüğü savunan kimse, kendisi bizzat özgürse, böyle biri hiçbir zaman bölgecilik, ırçılık ve dincilik gibi bir ayrıma girişmez. O bilir ki, hürriyet, her insanın en doğal hakkıdır.

Yukarıdaki (47/Muhammed, 4) âyet, bize bir üçüncü tez daha sunmamaktadır. Eğer böyle bir üçüncü tez söz konusu olsaydı, bu, elbette bazı esirlerin köle olarak kullanılması şeklinde olacaktı. Evet, biz, farklı fıkhî metinlerde, her ne kadar köleliği kesinlikle yasaklayan ifadeler bulamıyorsak da, yukarıda verdiğimiz âyetin, bunu işaret yoluyla ve köleliğin tüm kaynaklarını kurutarak yasakladığını görmekteyiz. Çünkü bu âyet, bu iki seçenekten başka yola müsaade etmemiş, “ya iyilikle (karşılıksız hürriyetlerini verin), yahut fidye alarak” demiş, fakat “veya köle yapın” dememiş; esirlere davranışı sınırlandırmıştır. Kölelik meselesi, tercih şıklarından biri olma niteliğini tamamen kaybetmiş olmakta ve diğer kölelik kaynaklarını kesin bir şekilde yasaklayan din, köleliğin bu son kaynağını da kurutmaktadır.