Ehl-İ Kitabın İslâm’a Ters Tutum ve Davranışları - İslami Bilgiler - Kitaplara Iman - 25. Sayfa
Ehl-i Kitabın İslâm’a Ters Tutum ve Davranışları:
Ehl-i kitap, dinlerinde aşırı giderler. Ehl-i kitap, dinlerinde Allah’ın koyduğu ölçüleri genellikle koruyamamışlar, aşırılığa kaçmışlardır. “Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin, taşkınlık yapmayın ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin...” (4/Nisâ, 171) Teslisi kabul etmeleri, Hz. İsa, Rûhu’l-Kudüs ve Hz. Meryem’e ülûhiyet vermeleri hep bu aşırılıklarındandır. “De ki: ‘Ey ehl-i kitap, dininizde haksız yere aşırılığa dalmayın ve önceden sapmış, birçoklarını da saptırmış, düz yoldan şaşmış bir milletin keyiflerine uymayın.” (5/Mâide, 77) Ehl-i kitabın aşırılıkları, yahûdilikte neredeyse âhireti yok sayan bir dünyevîleşme ve altına tapma şeklinde ortaya çıkarken, hıristiyanlıkta, dünyadan el etek çekme, fıtrattan olan evlilik gibi helâlları kendilerine haram sayan ruhbanlık şeklinde beliriyordu; her ikisi de aşırılık ve taşkınlıktı. “...Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu Biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızâsını kazanmak için yaptılar; ama buna da gereği gibi uymadılar...” (57/Hadîd, 27)
Ehl-i kitabın ölçüsüz istekleri vardır. Ehl-i kitap, daha peygamberleri döneminden başlamak üzere, çok çirkin ve ölçüsüz isteklerde bulunan tiplerdir. Kendilerine put isteyecek (7/A’râf, 138), Allah’ı açıktan görmedikçe inanmayız (2/Bakara, 55; 4/Nisâ, 153) diyecek kadar aşırı isteklerde bulunurlar. Gerek yahûdiler ve gerekse hıristiyanlar insan fıtratına uygun mûtedil bir ilâhî ölçüyü benimseyip orta bir yol tutturamamışlardır. İşte onlarda bulunmayan ifrat ve tefritten uzak, dengeli, adâletli, mûtedil ve orta yol, hükmü kıyâmete kadar sürecek olan Hz. Muhammed (s.a.s.) ve O’nun vasat ümmeti gerçekleştirmiştir (2/Bakara, 103; 22/Hacc, 78).
Ehl-i kitap kâfirleri, bir hayır indirilmesini istemez (2/Bakara, 105; 5/Mâide, 64; 6/En’am, 91; 11/Hûd, 110). Ehl-i kitap, yeni gelecek Peygamber’i tasdik edeceklerine dair Allah'a verdikleri sözü tutmamışlar ve gizlemişlerdir (5/Mâide, 15; 3/Âl-i İmrân, 81-82; 5/Mâide, 14-15; 7/A’râf, 157; 3/Âl-i İmrân, 70-71; 5/Mâide, 14; 2/Bakara, 159, 174).
Ehl-i kitap, kendi kitaplarını tatbik etmemiş, tahrif etmişlerdir. Ehl-i kitap, işlerine geldiği zaman kitaplarına uymuşlar, basit çıkarlarına ters düşünce kitaplarını kendilerine uydurmuş, onu tahrif etmişler, ya da bir kenara atıp tatbik etmemişlerdir (5/Mâide, 47, 68). “Eğer onlar Tevrat’ı ve İncil’i ve kendilerine indirileni (Kur’an’ı) gereğince uygulasalardı, muhakkak ki hem üstlerinden hem ayaklarının altlarından (nimetler) yiyeceklerdi...” (5/Mâide, 66) Bu âyetten, ehl-i kitabın önceleri hem kendilerine indirilen Tevrat ve İncil’i tatbikle görevli olduklarını, hem de Kur’an indirildikten itibaren kendilerine indirilen Kur’an’ı tatbik etmekle görevli olduklarını anlıyoruz. Bu âyette “kendilerine indirilen” ifadesiyle ehl-i kitaba da indirildiği ve Kur’an’la mükellef oldukları anlaşılmaktadır (5/Mâide, 8). Yani ehl-i kitabın müslüman olmaları istenmektedir. Kitap ehli, İslâm devrinde aralarında Allah’ın kitabıyla hüküm verilmesine râzı olmamışlardır (3/Âl- İmrân, 23). Yani iman edip müslüman olurlarsa aralarında Kur’an’la; iman etmezlerse İslâm idaresinde bir zimmî olarak kendi kitaplarıyla aralarında hüküm verilecektir. Kitap ehli, aynı zamanda Kitapta olmayan şeye “kitaptandır” demişlerdir (3/Âl-i İmrân, 78). Onlar âyet uydururlar, Allah'a yalan isnad ederler (2/Bakara, 75, 79). Kitabın kelimelerini yerlerinden değiştirir (5/Mâide, 13) ve kitaplarını tahrif ederler (4Nisâ, 46). Haramı helâl; helâlı haram yapmışlardır (9/Tevbe, 29; 6/En’âm, 140; 3/Âl-i İmrân, 93-94). Ehl-i kitap, İslâm’ın kıblesine tâbi olmazlar (2/Bakara, 142-145). Hahamlar ve râhiplerden çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve halkı Allah’ın yolundan çevirirler (9/Tevbe, 34). Hahamlar ve râhipler, insanları münkerden men etmemişler, ehl-i kitap zulüm ve günahta yardımlaşmışlardır (5/Mâide, 62-63; 2/Bakara, 84-85). Emr-i bi’l-ma’rûf ve nehy-i ani’l-münker yapmazlardı (5/Mâide, 79). Fâizle uğraşırlar, haram ve haksız yere insanların mallarını yerler, yalan dinlerler (4/Nisâ, 160-161). Yeryüzünde devamlı savaş ve fesat çıkarmaya çalışırlar (5/Mâide, 64; 2/Bakara, 251).
Ehl-i Kitabın Müslümanlara Karşı Davranış ve Tavırları: ‘Ümmîlere karşı sorumluluğumuz yoktur’ derler. Ehl-i kitap, daha önce kendilerine kitap verilmemiş olan ilk devir Arap müslümanlarına “ümmîlere karşı sorumluluğumuz yoktur” diyerek emânetlerini yerine getirmez, müslümanlara borçlarını ödemek istemezlerdi. (3/Âl-i İmrân, 75) Yani onlar, bu zihniyetleriyle Arapların malını kendilerine mubah görüyorlardı. Ehl-i kitap, İslâm dini ile alay eder, müslümanlara ezâ verirler. (5/Mâide, 57-58; 3/Âl-i İmrân, 111, 186). Müslümanlara hâinlik ederler. (3/Âl-i İmrân, 120; 5/Mâide, 13).
İslami Okul Okulların En Önemlisi