Muhtelif - 39. Sayfa - Kitaplara Iman
Tevrât’ın Tahrifi
Bugün elimizde bulunan Tevrat’ın tahrif edildiğine dair deliller pek çoktur. Hz. Mûsâ’nın levhalar şeklinde aldığı ve yahûdilere dikte ettirdiği Tevrat, bugün elimizde bulunan Tevrat’ın aynısı değildir.
Tevrat, Hz. Mûsâ’ya indiği halde, bugün elimizde bulunan Tevrat, Hz. Mûsâ’nın mezarından bahsetmekte, hatta Hz. Mûsa’nın mezarının kaybolduğundan söz etmektedir. Tevrat’ın bu konudaki ifadeleri aynen şöyledir: “Ve Rabbin sözüne göre, Rabbin kulu Mûsâ orada, Moab diyarında öldü. Ve Moab diyarında Beyt-peor karşısındaki derede onu gömdü. Fakat bugüne kadar kimse onun kabrini bilmez. Ve Mûsâ öldüğü zaman yüz yirmi yaşında idi; gözü zayıflamadı ve kuvveti eksilmedi. Ve İsrâiloğulları Moab ovasında otuz gün Mûsâ’ya ağladılar. Ve Mûsâ için yas ağlama günleri tamam oldu.” (Kitab-ı Mukaddes, Tesniye 34/5-8)
Bu ifadelerin sonradan Tevrat’a ilâve edildiği açıktır. Halbuki Tevrat’tanmış gibi nakledilmektedir. Tevrat’a bu tür ilâvelerin sonradan sokuşturulduğuna dair bir mâlumat bulunmadığına göre, başka ilâve ya da çıkarmaların bulunmadığından nasıl emin olabiliriz? Bugün elimizde bulunan Tevrat’ın ifade üslûbundan da tahrif edilmiş olduğunu anlıyoruz. Meselâ Tevrat’ın birçok yerinde “Rab, Mûsâ’ya şöyle şöyle yapmasını söyledi” denilmektedir. Belli ki vakaları nakleden üçüncü bir şahıs vardır. Bu nakilleri kimin yaptığı da Tevrat’ta zikredilmemektedir.
Yine Tevrat’ta Allah’ın Âdem’i yaratmaktan dolayı pişmanlık duyduğu anlatılmaktadır (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin 6/6-7). Oysa pişmanlık, gelecekte ne vuku bulacağını bilmeyen ya da hevâsına hâkim olamayıp sonradan tasvip etmeyeceği şeyleri yapan hakkında sözkonusu olabilir. Bugün elimizde bulunan Tevrat, Allah’ı bir insan şeklinde nitelemektedir. Meselâ mevcut Tevrat’a göre güya Allah Teâlâ Hz. Mûsâ’ya bir ev yapmasını emretmiş ve Allah’ın kendisi de o evde onlarla beraber oturacakmış. Hz. Mûsâ Allah’ın emrettiği şekilde o evi inşâ etttirmiş, Allah da gelip İsrâiloğullarıyla birlikte o evde oturmuş (Kitab-ı Mukaddes, Çıkış 25 ve devamı). Allah’ı bir insan şeklinde niteleme Tevrat’ın birçok yerinde vardır. Meselâ Âdem kıssasında şöyle denilmektedir: “Ve günün serinliğinde bahçede gezmekte olan Allah’ın sesini işittiler ve adamla karısı Rab Allah’ın yüzünden bahçenin ağaçları arasına gizlendiler. Ve Rab Allah adama seslenip ona dedi: Neredesin? Ve o dedi: Senin sesini bahçede işittim ve korktum, çünkü ben çıplaktım ve gizlendim. Ve dedi: Çıplak olduğunu sana kim bildirdi? Ondan yeme diye sana emrettiğim ağaçtan yedin mi?” (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin 2/8-11). Burada anlatılanlara göre Allah, Âdem’in yaptıklarından haberdar değildir. Günün serinliğinde bahçede gezinirken(!) olaydan haberdar olmuştur!
Mevcut Tevrat’a göre Hz. Yakup Allah’la güreşmiş ve uzun müddet süren bu güreş sonucunda Allah’ı yenmiştir (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin 32/221-32). Tevrat’ın peygamberlere bakışı da sağlıklı bir bakış değildir. Elimizdeki Tevrat’a göre Hz. Lût iki kızıyla zinâ etmiştir (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin 19/30-38). Yahûdilerin kutsal saydıkları diğer kitaplarda da peygamberler hakkında bu tür iftirâlar vardır. “İkinci Samuel” isimli kitaplarında Hz. Dâvud’un, bir komutanın karısına âşık olduğu ve bu komutanı savaşa göndererek ölümüne sebep olduğu, öldürülmesinden sonra da karısıyla evlendiği anlatılmaktadır (Kitab-ı Mukaddes, II. Samuel, 11/2-27).
Tevrat’tan yapmış olduğumuz bu nakiller, bugün elimizde bulunan Tevrat’ın ilâve ve tahriflerle dolu olduğunu açıkça göstermektedir.
“Vay haline o kimselerin ki, Kitabı elleriyle yazıp az bir paraya satmak için, ‘bu Allah katındandır’ derler. Ellerinin yazdığından ötürü vay haline onların! Kazandıklarından ötürü vay hallerine onların!” (2/Bakara, 79)
Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Kur’an’ın kendinden önceki kitapları doğrulaması, bugün elimizde mevcut olan Tevrat ve İncil’i doğrulaması anlamına gelemez. Kaldı ki, bu halleriyle onları doğrulaması bile, onların bugün de geçerli oldukları ve onlarla amel edenlerin kurtuluşa erecekleri demek değildir. Çünkü geçmiş kitaplar, dönemlerini doldurmuş ve Kur’an’la yürürlükten kaldırılmışlardır. (5)
İslami Okul Okulların En Önemlisi