Muhtelif - 42. Sayfa - Kitaplara Iman
1) Tahrif Yoluyla:
Tahrif, "geri dönmek, yolu değiştirmek, yoldan çıkmak, bozmak, eğilmek, ayağı kaymak" anlamlarına gelir. Kur'an'da hepsi de yahudileşenler için kullanılır: "Allah'ın kelâmını kökünden bozup değiştiriyorlar." (2/Bakara, 75) "Kelimeleri konuldukları mânâdan çıkarıyorlar." (4/Nisâ, 46; 5/Mâide, 13, 41)
Tahrifin bu çeşidini yahûdiler sık sık yapıyorlardı. Kur'an'dan öğrendiğimize göre, Rasulullah'a gelip "bizi dinle" diyorlar, hemen arkasından da "dinlemez olasıca" gibi hakaret ifadesini ekliyebiliyorlardı (4/Nisâ, 46). "Bizi gözet, kolla" manasına gelen "râınâ" ifadesini, dillerini ayın harfinde kırarak çobanımız anlamında "raînâ"ya çeviriyorlardı (2/Bakara, 104). "Hıtta" yani, "Ya Rabbi bizi affet" demeleri gerekirken, "buğday" anlamına gelen "hınta" dedik-leri de bu örnekler arasındadır (Buhâri, Tefsir 4; Müslim, Tefsir 54/1). Peygamberimiz dönemin-de Medine yahudileri de bu tahrifi gündelik hayatlarında bile yapıyorlardı. Hz. Âişe'nin şahid olduğu bir olaydan öğreniyoruz ki, onlar Rasülullah'a verdikleri selâmda dahi tahrifat yaparak "es-selâmu aleyküm" yerine "es-sâmu aleyküm" (kahrol) kelimesini geveliyorlardı (Buhâri, Edeb 35; Müslim, Selâm 8, 10-12).
Bazı müslüman âlimlerin kelimeleri ve harfleri değiştirerek yaptıkları tahrife ilginç bir örnek verelim: "De ki, ben de yalnızca sizin gibi bir insanım" (18/Kehf, 110) âyetindeki "innemâ" daki "mâ"ya olumsuz anlam vererek, âyeti "De ki, ben sizler gibi (sıradan) bir insan değilim" gibi tam tersi bir manaya tahrif etmişlerdir (Mevdudi, Tefhim I/239). İlginç olan da şudur ki, Kur'an'ın anlamında bu açık tahrifi yapanlar, Hz. Peygamber'i yüceltme adına bu cinayeti işliyorlardı.
İslami Okul Okulların En Önemlisi